HALKOYLAMASI İPTALİ DİLEKÇESİ

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 5.000.


YÜKSEK SEÇİM KURULU BAŞKANLIĞI'NA

ŞİKAYETTE BULUNAN  :

T.C. KİMLİK NO                :

ADRES                               :

KONU                                   : Yüksek Seçim Kurulunuz tarafından 16/04/2017 tarihinde yapılan "Duyuru"nuza istinaden sandık kurullarınca geçerli kabul edilen "sandık kurulu mührü basılmayan zarf ve oy pusulaları" ile ilgili olarak 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun'un 131. maddesi gereğince şikayetimin sunulması ve neticeten 16/04/2017 tarihinde yapılan Anayasa Değişikliği Halkoylaması'nın iptali istemimin sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR               :

            16/04/2017 tarihinde "Anayasa Değişikliği Halkoylaması"nda HALK İRADESİNİN TECELLİSİ, HUKUK VE KANUNLAR ÇERÇEVESİNDE GERÇEKLEŞMEMİŞTİR.

MÜHÜRSÜZ "ZARF"

            298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun'un 98. maddesine göre; "Bütün zarflar sayıldıktan sonra, geçerli olup olmaması yönünden kontrol edilir. Sandık kurulunca üzerinde ilçe seçim kurulu ve sandık kurulu mührü bulunmayan, (…) zarflar geçersiz sayılır." hükmünü amirdir.

             Bu Kanun'a uygun olarak Yüksek Seçim Kurulunuzun yayınladığı "Anayasa Değişikliği Halkoylamasında Sandık Kurullarının Oluşumu, Görev ve Yetkilerini Gösterir 135/1 Sayılı Genelge"nin 41. maddesine göre; "Bütün zarflar sayıldıktan sonra, geçerli olup olmaması yönünden aşağıdaki şekilde kontrol edilir.(…) Üzerinde ilçe seçim kurulu ve sandık kurulu mührü bulunmayan, (…) zarflar geçersiz sayılır."

             Görüldüğü üzere T.B.M.M. tarafından kabul edilen ve Cumhurbaşkanı tarafından onaylanan 298 sayılı Kanun'un 2010 yılında değiştirilen 98. maddesi ve Yüksek Seçim Kurulunuz tarafından 14/02/2017 tarihinde kabul edilen 135/1 sayılı Genelge'nin 41. maddesine göre "Üzerinde sandık kurulu mührü bulunmayan ZARFLAR GEÇERSİZDİR."

  

MÜHÜRSÜZ "OY PUSULASI"

             Yine 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun'un 101. maddesine göre; "Aşağıda yazılı; (…) Arkasında sandık kurulu mührü bulunmayan, (…) birleşik oy pusulaları geçerli değildir."

             Bu Kanun'a uygun olarak Yüksek Seçim Kurulunuzun yayınladığı "Anayasa Değişikliği Halkoylamasında Sandık Kurullarının Oluşumu, Görev ve Yetkilerini Gösterir 135/1 Sayılı Genelge"nin 43. maddesine göre; "Arkasında sandık kurulu mührü bulunmayan (…) oy pusulaları geçerli değildir."

             Görüldüğü üzere T.B.M.M. tarafından kabul edilen ve Cumhurbaşkanı tarafından onaylanan 298 sayılı Kanun'un 2010 yılında değiştirilen 101. maddesi ve Yüksek Seçim Kurulunuz tarafından 14/02/2017 tarihinde kabul edilen 135/1 sayılı Genelge'nin 43. maddesine göre "Arkasında sandık kurulu mührü bulunmayan OY PUSULALARI GEÇERSİZDİR."

 

KANUNA VE YSK'NIN GENELGESİNE AYKIRI

KARAR ALINMIŞTIR.

             Kanun ve Genelge'nin bu emredici hükümlerine göre sandık kurulu mührü taşımayan zarf ve oy pusulalarının sandık kurullarınca geçersiz sayılması gerekirken YSK'nın Halkoylaması günü yaptığı "Bu türden zarf ve oy pusulalarını geçerli sayacağı" yönündeki "Duyuru" sonrasında ülkenin birçok yerindeki sandık kurulları KANUN VE GENELGEYE AYKIRI OLARAK geçersiz zarf ve oy pusulalarını geçerli kabul ederek saymış ve sandık sonuç tutanağına yazmıştır. Bir diğer kısım sandık kurulları ise Kanun'a uygun hareket ederek bu türden zarf ve oy pusulalarını geçersiz saymıştır.

             Bu uygulama, seçim sonucunu TARTIŞMALI HALE GETİRMİŞTİR.

             Zarf ve oy pusulalarının sandık kurullarınca mühürlenmesi, sahte oy kullanımının engellenmesi içindir. Ancak şu anki duruma göre; sahte olduğu veya dışarıdan getirilip getirilmediği bilinemeyen zarf ve oy pusulaları, geçerli sayılmıştır. Dolayısıyla sahte olup olmadığı belirli olmayan, dışarıdan getirilip getirilmediği belirli olmayan ve hatta sayısı dahi bilinemeyen bu türden zarf ve oy pusulalarının geçerli sayılması neticesinde HALK İRADESİNİN TECELLİ ETTİĞİ SÖYLENEMEZ.

             16/04/2017 tarihli Anayasa Değişikliği Halkoylaması'nın sonucunun "Evet" veya "Hayır" çıkması şu anda önemli değildir. Zira önemli olan, bu sonucun gerçekten HALK İRADESİNİN SONUCU OLUP OLMADIĞIDIR.

  

MÜHÜRSÜZ KULLANILAN ZARF VE OY PUSULASININ SAYISI

BİLİNMEMEKTEDİR.

             Sandık kurulu mührü olmayan zarf ve oy pusulalarının ne kadar olduğunun bilinemediği YSK Başkanı Sadi Güven tarafından doğrulanmıştır. YSK Başkanı, 17/04/2017 tarihli açıklamasında; "Biz, şu an itibariyle 1.000 midir, 5.000 midir, 10.000 midir, 20.000 midir, gerçekten bilmiyoruz." Bu durumda HALK İRADESİNİN TECELLİ ETMEDİĞİ, YSK BAŞKANI TARAFINDAN DA AÇIKÇA İKRAR VE KABUL EDİLMİŞTİR.

             YSK Başkanı Sadi Güven, 16/04/2017 tarihli basın açıklamasında; "Sandıklar açılmaya başlandıktan sonra, sonuçlar Kurulumuza ve siyasi partilere intikal etmeden önce, bazı sandık kurullarının oy pusulasını ve zarflarını sandık kurulu mührüyle mühürlemedikleri yönündeki yoğun şikayetler ve Parti temsilcisinin talebi üzerine Kurulumuz, sandık kurulu mührü taşımayan oy pusulası ve zarflarının dışarıdan getirildiği kanıtlanmadıkça geçerli sayılmasına karar verdi." demiştir.

              "Sandıkların açılmasından sonra" verilen bu kararın tartışma yarattığı çok açıktır, zira mühürsüz zarf ve oy pusulalarının kullanıldığı haberleri, seçim günü sabahından itibaren ülke gündemine oturmuştur. Sabah saat 06:00'dan itibaren bilinen bu gerçek ile ilgili olarak, vatandaşlarımızın oy kullanması devam ederken bir karar alınabilecek iken, vatandaşlarımızın oy kullanması bittikten sonra sandıkların açılması ile bu kararın alınması, Anayasa Değişikliği Halkoylaması sonucuna gölge düşürmüştür.

             Ayrıca bu kararın, bir siyasi parti temsilcisinin "talebi" üzerine alınması, başlıbaşına tartışmalıdır. Sandık kurulları ve seçim kurullarından yoğun şikayetler geldiği kabulünüzdedir. Bu konuda Kurulunuz olağanüstü toplantı yapmak suretiyle bir karar alabilirdi.

             YSK tarafından yapılan açıklamada ifade edilen; "Bu kararımız doğrultusunda il ve ilçe seçim kurulları sonuçları değerlendirmek zorundadır." şeklindeki beyan, tamamen kanunsuz emir niteliğinde olup suç teşkil etmektedir, bu ifadenin bir anlık dalgınlık sonucu çıktığını düşünmek doğru olandır, zira kimse, basın yoluyla kanunsuz emir verecek değildir.

  

SANDIK KURULU MÜHRÜ BASILMASI ŞARTI, 2010 YILINDA EKLENMİŞ OLUP

BUNDAN ÖNCE ALINMIŞ YSK KARARLARI DİKKATE ALINMAZ.

             YSK Başkanı tarafından 16-17/04/2017 tarihlerinde yapılan açıklamalarda ve YSK'nın resmi sitesinde yayınlanmaya başlanan önceki yıllara ait bazı YSK kararlarında "Bu türden kararlar, daha önce de alınmıştır." görüşü dile getirilmektedir. Ancak YSK'nın aldığı önceki dönemlerdeki kararların tümü, 2010 yılında 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun'unda yapılan değişiklikten öncedir. Önceki kanun metninde bu türden bir şekil şartı bulunmamaktadır. 2010 yılında yapılan değişiklik ile zarf ve oy pusulalarında sandık kurulu mührü basılması şartı getirilmiştir. Dolayısıyla YSK'nın resmi sitesinde yayınlanan 1984, 1994 ve 2004 senelerinde alınan kararlar, 2010 yılında 298 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikten sonra geçerliliğini yitirmiştir.

             2014 yerel seçimlerinde Bitlis ili, Güroymak ilçesindeki aynı usulsüzlük neticesinde seçimler tümüyle yenilenmiştir. 1 oyda yapılan usulsüzlük nedeniyle Güroymak Belediye seçimleri iptal edilmiş ve yenilenmesine karar verilmiştir. Örnek alınacak YSK kararının 1984 yılındaki değil, 2014 yılında yeni Kanun değişikliğine göre alınan bu karar olması gerektiği açıktır.

             Zarf ve oy pusulalarının filigranlı olmasının yanı sıra ayrıca sandık kurulu mührünü de taşıması 2010 yılında getirilen kanun maddesi gereğidir. Para sahteciliği/İçki sahteciliği/Sigara sahteciliği ülkemizin sorunlarından bazılarıdır ve vatandaşlarımızın ölmesine sebep olmaktadır. Oy sahteciliği de ülkemizin geleceğini belirsiz hale getirebilir. Zira halkın iradesinin tecelli etmesi, hem "Evet" oyu verenler hem de "Hayır" oyu verenler açısından zorunludur. Bu şekilde kanuna açıkça aykırı olduğu belli olan zarf ve oy pusulalarına istinaden seçim sonuçlarının kesinleştirilmesi, HALKIN VİCDANINDA VE HAFIZASINDA UNUTULMAZ YARALAR AÇACAKTIR. Ülkemizin geçtiği zorlu süreçte milletimizin isteyeceği en son şey, MİLLET İRADESİNİN GERÇEKTEN TECELLİ EDİP ETMEDİĞİNİN TARTIŞILMASIDIR. Uzun yıllar, ekonomik ve siyasi hayatımızı tahakküm altına alacak bu sonuç, ÜLKEMİZE YARAR SAĞLAMAKTAN UZAK KALABİLİR. Kimsenin bir diğerine üstün olmadığı, hukukun üstün olduğu ve herkesin kanunlar önünde eşit sayıldığı ülkemizin geleceğinin teminatı, yalnız ve sadece, GERÇEK MİLLET İRADESİNİN ORTAYA ÇIKMASIDIR.

  

ŞİKAYETTE BULUNMA HAKKI

             298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun'un 131. maddesine göre; "Her türlü seçimin devamı sırasında, Yüksek Seçim Kurulunun itiraz eylediği veya itiraz yolu ile verdiği kararlar dışında kalan işlemleri, tedbirleri ve sair muameleleriyle, bu kanunda başka bir mercie şikayet veya başvurma yolu gösterilmemiş ve fakat alt kurulların görevleri sınırlarını aşmış olan veya bu mahiyette bulunan, kanuna aykırı hareketlerden dolayı 110 uncu maddede gösterilenler tarafından, yazılı olarak, doğrudan doğruya, Yüksek Seçim Kuruluna şikayet olunabilir. Yazılı şikayetlerin 112 nci maddedeki şartları ihtiva etmesi lazımdır. Bu şikayetler üzerine, Yüksek Seçim Kurulunca derhal ve kesin olarak karar verilir."

             Kurulunuzun açıkladığı "Mührü olmayan zarf ve oy pusulalarının geçerli sayılacağı" şeklindeki "Duyuru"ya ilişkin Yüksek Seçim Kurulu kararı, halen YSK resmi sitesinde yayınlanmamıştır. Bu kararın metnini ve içeriğini, varolup olmadığını öğrenme şansımız olmamıştır. Bugün itibariyle bu şekilde "fiilen" bir uygulamanın varolduğunu öğrenmiş olduğumdan, 298 sayılı Kanun'un 131. maddesinde ise herhangi bir süre öngörülmediğinden, aynı Kanun'un 112. maddesindeki şartları ihtiva eden bu yazılı şikayet dilekçemi Kurulunuza sunduğum gün itibariyle herhangi bir süre ve hak kaybına yol açılmadığını Kurulunuzun tensiplerine sunarım.

             298 sayılı Kanun'un 110. maddesine göre; "Bu kanunda gösterilen kurulların veya kurul başkanlarının kesin olmayan kararlarına karşı seçme yeterliğine sahip YURTTAŞLAR, siyasi partiler veya bunların tüzüklerine göre kuruluş kademelerinin başkanları veya vekilleri, müşahitler, adaylar ve milletvekilleri itiraz edebilirler." hükmü uyarınca "seçme yeterliliğine sahip bir YURTTAŞ olarak Yüksek Seçim Kurulunuzun 16-17/04/2017 tarihinde YSK Başkanı tarafından basın ile paylaşılan ancak YSK karar tarihi, numarası ve içeriğini halen tebliğ etmediğim "Duyuru"suna ve bu duyuruya esas olduğu iddia edilen YSK kararına karşı şikayette bulunuyorum.

 

SONUÇ VE İSTEM                        : Yukarıda arz edilen sebepler ile resen tespit edilecek nedenlerle ve T.C. Anayasası'nın 67. maddesinde güvence altına alınan seçme hakkı ve 79. maddesinde yer alan seçimlerin doğruluk ve dürüstlük kuralları içerisinde yapılması hükümleri dikkate alınarak;

1)      "Sandık kurulu mührü basılmamış zarf ve oy pusulalarının geçerli kabul edildiği" hususundaki Yüksek Seçim Kurulu kararınızın İPTALİNE veya

2)      Kurulunuz tarafından bu şekilde bir karar alınmadığının TESPİTİ ile "Duyuru"nuzun aksine yine BASIN YOLUYLA AÇIKLAMA YAPILMASINA ve

3)      16/04/2017 tarihinde yapılan Anayasa Değişikliği Halkoylaması sonuçlarının HALK İRADESİNİN TECELLİSİ YÖNÜNDE BELİRSİZLİĞE YOL AÇTIĞININ KABULÜNE ve

4)      298 SAYILI KANUN'UN AMİR HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASINA ve SANDIK KURULU MÜHRÜ BULUNMAYAN ZARF VE OY PUSULALARININ TÜMÜNÜN İPTALİ GEREKECEĞİNE VE FAKAT BU ŞEKİLDEKİ ZARF VE OY PUSULALARININ NE KADAR OLDUĞUNUN BELİRSİZLİĞİNİN KABULÜ İLE 16/04/2017 TARİHİNDE YAPILAN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ HALKOYLAMASI'NIN İPTALİNE KARAR VERİLMESİNİ saygılarımla arz ve talep ederim.

 



Bugün Mustafa Altan imzanı bekliyor!

Mustafa Altan Kızıltan bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «HALKOYLAMASI İPTALİ DİLEKÇESİ». Mustafa Altan ve imza atan diğer 3.401 kişiye katıl.