Petitioning T. C. İçişleri Bakanlığı Sayın Bakan Sebahattin Öztürk

Hakan Yaman'a saldıranlar hakkında etkin, bağımsız ve tarafsız soruşturma yapılsın ve sorumlular adalet önüne çıkarılsın!

Hakan Yaman'a Ne Oldu:

37 yaşındaki iki çocuk babası olan ve minibüs şoförlüğü yapan Hakan Yaman, 3 Haziran akşamı mesaisini bitirmiş, İstanbul’un Sarıgazi semtinde bulunan evine dönüyordu. Arabasını evinden birkaç sokak öteye park ettikten sonra eve yürümeye başladı. O sırada Demokrasi Caddesi yakınlarında eylemler devam ediyordu. Bundan sonra olanları Hakan Yaman Uluslararası Af Örgütü’ne şöyle anlattı:

“Birkaç yüz metre ötede çevik kuvvet polisini gördüm. İlk başta tazyikli su sıktılar. Sonra karnıma bir biber gazı kapsülü geldi ama yere düşmedim. Yaklaşık beş polis gelip bana vurmaya başladı. Bir tanesi gözüme bir şey sokup gözümü çıkardı. O sırada yerde hareket etmeden yatıyordum. Bir tanesinin ‘Bu gitti, işini tamamen bitirelim’ dediğini duydum. Beni 10-20 metre kadar sürükleyerek ateşe attılar. Sonra gittiler. Ateşten sürüklenerek çıktım. Daha sonra hastaneye kaldırıldım."

Adli tıp raporuna göre Hakan Yaman polis saldırısından dolayı başından ve yüzünden ciddi şekilde yaralandı. Burnu, elmacık kemiği ve çenesi kırıldı. Kafatasından çenesine kadar bir kırık ve ateşe atıldığı için sırtında ikinci derece yanık vardı. Bir gözünü tamamen kaybetti ve diğer gözünde yüzde 80 görme kaybı oluştu. Saldırı sırasında Hakan bilincini kaybetti ve bir görgü tanığı saldırıyı cep telefonu ile kaydetti. Bu videoda iki çevik kuvvet polisi TOMA’nın yakınında, dört polis de bir kişiyi ateşe sürüklerken görülüyor.

Hakan'nın hayatı saldırıdan sonra tümüyle değişti. Hakan artık hiçbir zaman mesleğini gerçekleştirmek için minibüs kullanamayacak. Hakan'ın eşi Nihal, "Çocuklarımız durumdan çok kötü bir şekilde etkilendi" dedi. İlk haftalarda en küçük kızlarının çok sarsıldığını ve babasıyla konuşmadığını söyledi, "Şimdi ise yanından ayrılmıyor. Devamlı babasına sarılıyor ve onu öpüyor" diye ekledi.

Hakan Yaman saldırılardan sonra arka arkaya hayati tehlikesi yüksek olan beş ameliyat geçirdi. Kaybettiği sol gözünün yerine protez göz takıldı. Tedavi süreci ve ameliyatları devam ediyor. İnanılmaz bir yaşam mücadelesi veren Hakan, "Allah beni karıma ve iki kızıma bağışladı" dedi.

Hakan Yaman cinayete teşebbüsten dava açtı ancak soruşturma hala tamamlanmadı.

Talebimiz etkin, bağımsız ve tarafsız soruşturma güvencesi ve sorumluların biran evvel adalet önüne çıkarılması!

Hakan Yaman'ın başına gelenler münferit bir polis şiddeti vakası değil. Türkiye Tabipler Odası'nın açıklamalarına göre 10 Temmuz tarihi itibariyle Gezi Olayları sırasında 8000'den fazla kişinin yaralandığı raporlandı. Kuvvetli deliller en az üç kişinin ölümünün polis şiddetinden kaynaklandığını gösteriyor.

Hakan Yaman'ın 3 Haziran 2013’te sokakta polisler tarafından maruz bırakıldığı ve video kamera kayıtlarında da görülen işkence ve kötü muamelenin sorumlularının hala tespit edilmemiş olması bugüne kadar etkili, tarafsız ve bağımsız soruşturma yürütülmediği kaygısını yaratıyor.

Hakan Yaman'a acımasızca saldıran polis memurlarının bulunması ve adalet önüne çıkarılması için İçişleri Bakanlığı'na taleplerimizi iletiyoruz. Emniyet müdürlüklerinin soruşturmayı yürüten savcıların bilgi taleplerine koşulsuz yanıt vermelerini, bilgi paylaşımında bulunmalarını ve tam işbirliği içerisinde sorumluluklarını yerine getirmelerinin sağlanmasını ve güvence altına alınmasını talep ediyoruz.

Hakan Yaman'ı küresel hareket destekliyor!

Uluslararası Af Örgütü'nün en büyük küresel kampanyası olan "Haklar için Yaz" kampanyası kapsamında her Aralık ayında dünyanın dört bir yanından binlerce kişi insan hakları ihlal edilen bireylere kendileriyle dayanışma göstermek için mektuplar yazıyor ve hak mücadelelerine destek vermek için yetkililere yönelik dilekçeler imzalıyor. Bu yıl da gerçekleştirilen kampanyanın 12 vakasından biri kolluk kuvvetleri tarafından dövülen ve ateşe atılarak ölüme terk edilen Hakan Yaman. Küresel hareketin dört bir yanından Hakan Yaman için destek mektupları yazılıyor ve taleplerimiz Adalet Bakanlığı’na iletiliyor. Hakan için bu bugüne kadar 10000'den fazla destek mektubu geldi. Kanada, Polonya, Fransa, Japonya, İrlanda, Tayvan, Çek Cumhuriyeti, İsviçre, İskoçya, Belçika, Avusturya, İzlanda, Romanya, Bulgaristan, Almanya, Lüksemburg, İngiltere, Hollanda, Danimarka, Yuanistan ve Bermuda gibi onlarca ülkeden her yaştan insan katıldı. Mektuplar yazarak, resimler çizerek ve dayanışma mesajlarını ileterek Hakan Yaman'ın adalet mücadelesine destek oluyorlar.

Siz de Hakan Yaman’ın hak mücadelesine imza kampanyamıza katılarak destek verin, polis şiddetine sessiz kalmayın!

www.hakanyamananeoldu.org

#HakanYamanaNeOldu

#HakanYaman

 

 

 

Letter to
T. C. İçişleri Bakanlığı Sayın Bakan Sebahattin Öztürk
Hakan Yaman'ın 3 Haziran 2013’te sokakta polisler tarafından maruz bırakıldığı ve video kamera kayıtlarında da görülen işkence ve kötü muamelenin sorumlularının hala tespit edilmemiş olması bugüne kadar etkili, tarafsız ve bağımsız soruşturma yürütülmediği kaygısını yaratıyor.

Hakan Yaman'a acımasızca saldıran polis memurlarının bulunması ve adalet önüne çıkarılması için emniyet müdürlüklerinin soruşturmayı yürüten savcıların bilgi taleplerine koşulsuz yanıt vermelerini, bilgi paylaşımında bulunmalarını ve tam işbirliği içerisinde sorumluluklarını yerine getirmelerini sağlamanızı ve güvence altına almanızı talep ediyorum.

Saygılarımla,