ETS Tur Rehberinin Rezaletine Dur De!

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 100.


İlgili Video: https://www.youtube.com/watch?v=aC_amSiAD2c

'Arkadaşlarım, hocalarım, ailem, dostlarım kısaca burada bu yazıyı gören herkes..

Lütfen 5 dakikanızı ayırıp okuyun:

Sizden Etstur rehberi Zaim Koşar tarafından maruz bırakıldığımız haksızlık için yardım talep ediyorum arkadaşlar!

-----

Geçtiğimiz hafta dört kişi Etstur ile Orta Avrupa turuna katıldık. Turun ilk günleri gayet güzeldi, herkes mutluydu. Ama daha sonra tur rehberi Zaim Koşar, bize karşı değişmeye ve soğuk davranmaya başladı. Biz bu durumu aldığımız ekstra tur sayısının az olmasına ve genelde turdan bağımsız planlar yapmamıza bağladık; biraz moralimizi bozsa da fazla üstünde durmadık.

Daha önce katılanlar belki biliyordur, bu gibi turlarda şoförler için bahşiş toplanıyor. Bu geleneğin etik olup olmadığı ayrıca tartışılır, ancak konumuz bu değil.

Turda yanlış hatırlamıyorsam 34 katılımcı vardı.. Katılımcılardan bir kadın, bu işi üstlenmiş ve tüm katılımcıların adının yer aldığı bir liste yapmış. Bu listede otobüsteki her katılımcının; çift, öğrenci, çocuk, yaşlı herkesin isimleri; teker teker yazıyor.

Herkesten toplanan bu bahşiş için belirledikleri rakam: 15 euro.

Şu noktayı kaçırmamakta fayda var; az sonra devamını okuyacağınız bu yazıda “bahşiş” kavramıyla ilgili bir derdimiz yok. Sorun, kişilerin imkanları dahilinde gönüllerinden gelerek verilmesi gereken bu bahşişin pasif agresif bir tavırla herkesten toplanmaya çalışılması.

Bahşiş toplama misyonunu üstelenen katılımcı, turun bitmesine iki gün kala dört kişilik arkadaş grubumuzdan Caner’e 15 euro’luk bahşiş konusundan bahsetti. Caner kibarca katılmak istemediğimizi ve belirlenen bahşiş miktarını fazla bulduğunu belirttiği halde katılımcı, Caner'e “Ne var canım 60 TL, İstanbul'da bir taksi parası” dedi. Bu empati yoksunu ve elitist tavır bile başlı başına sosyolojik analizi yapılması gereken bir konudur arkadaşlar.

Çünkü Türkiye’de her insan sürekli taksiye biniyor değil mi? Öğrenci, yaşlı, herkes. Metrobüsleri falan kaldırsalar mı artık, gerek yok çünkü hepimiz çok zenginiz (!)

Fakir edebiyatı olarak algılamayın, mevzu 60 TL vermek değil. Ama turda bütçe planında ekstra 15 euro’ya yer olmayan kişiler olabilir, bahşiş toplayan katılımcı kendinde bu kişilere kötü hissettirme hakkını nasıl görebiliyor?

“Ne var canım 60TL taksi parası'' saçmalığı ve maruz kaldığımız bu anlamsız tavır keyfimizi kaçırdı. Öğlen verdiğimiz molada hızlıca yemeğimi yedim ve turda Etstur markasını temsil eden tek kişi olan rehber Zaim Bey'e “Müsaitseniz konuşabilir miyiz?” dedim. Bahçe tarafına geçip gayet seviyeli bir şekilde konuştuk.

Kendisine bahşiş konusunda katılımcının bu söyleminin ve tavrının yanlış olduğunu ilettim. Bunun yanı sıra kendisinin bize rahatsızlık veren genel tutumlarından ve memnuniyetsizliklerimizden de bahsettim.

Kendisiyle ilgili en önemli rahatsızlıklarımızdan biri arkadaşımız Caner’e karşı takındığı tavırdı. Cesky Krumlov turunda diğer birkaç katılımcının içinde Caner’e ''Siz misiniz son gelen?!'' diye çıkıştı ve ellerini sağa sola açarak rahatsız edici jestlerle sırtını döndü ve gitti. Üstelik son gelen Caner değildi. Bir başka molada da Caner otobüsün ne zaman kalkacağını sorunca herkese ayrı ayrı saat vermediğini söyleyerek gereksizce çıkıştı.

Bunun üzerine Caner kendisiyle konuştu ve Zaim Bey sinirli olduğunu kabul etti. Kendisi gergin olabilir, ama biz tatil yapıyoruz ve gerginlikten uzaklaşmak için oradayız. Kimsenin gerginliğinin faturasını ödemek zorunda değiliz. Ayrıca tur rehberi her katılımcıya eşit davranmak zorunda, diğer çoğu katılımcıya göre yaşça küçük olmamız, rehbere bu muameleyi yapma hakkını vermez.

Kimse kimseyi azarlayamaz arkadaşlar, karşısındaki çocuk bile olsa tur rehberi böyle bir tutum sergileyemez. Orta Avrupa’ya fırça yemek için mi gittik? Gerçekten trajikomik bir durum.

Yaptığım konuşmada bahşiş toplayan kadının tavırlarının yanlış olduğunu da söyledim. Neden 15 euro gibi yüksek bir miktar belirlendiğini ve buna kimin karar verdiğini sordum. Ağzını açmaz bir şekilde ''Ben hiçbir şey bilmiyorum, arkadaşlar topluyor işte'' dedi ve bahşiş toplayan katılımcı adına benden özür diledi. Daha önceleri tur kağıtlarında bu bahşişin yazdığını ama insanlar üzerinde baskı oluşturmaması için kaldırıldığını söyledi. Uzatmamam gerektiğini, bu parada şoförlerin hakkı olduğunu söyledi ve ekledi: ''Bakın şoförler tur için çok önemli, onları hoş tutmalıyım. Ya şehre girerken yanlış yola sapsalar? Ya yanlış bir şey yapsalar? O zaman turunuz zehir olmayacak mı?'' dedi. O kadar şaşırdım ki bu sözlerine, ne diyeceğimi bilemedim.“Peki” dedim.

Konuşmamızın tamamı yaklaşık 10 dakika bile sürmedi. Ve aşağıdaki videoda beni, ''Sizin yüzünüzden dün öğlen yemeği yiyemedim'' diye herkesin içinde azarladığını göreceksiniz.

Bahşiş konusunun bu kadar yozlaşması kabul edilemez arkadaşlar, bir elin verdiğini diğer el bilmez. Bilecekse bile böyle bahşiş mi toplanır? Bahşiş toplayan katılımcının tavrı her ne olursa olsun rehber Zaim Bey yapıcı bir çözüm üretebilir ve bu tatsızlıkların yaşanmasını önleyebilirdi.

Bu katıldığımız ilk tur değil, geçen sene başka bir tur şirketi ile Büyük İtalya turu gerçekleştirdik. Rehberimiz, bahşiş konusunu daha turun ilk gününde tüm katılımcılara iletti. Hiçbir tatsızlık yaşanmaksızın hepimiz toplanan bahşişe katkıda bulunduk. Konuyla ilgili hiçbir sorun yaşanmadı.Konu bahşiş vermek istememek olsaydı o turla ilgili de bu uzunlukta bir yazı yazmış olurduk arkadaşlar.

Her neyse, devam ediyorum:

Caner bahşiş toplayan katılımcıya para vermek istemediğimizi belirtmesine rağmen, kendisi Ecem'e de gelip tekrar bahşiş konusunu açtı. Ecem'de “Haberimiz var, teşekkürler.” diye cevap verip konuyu kapattı. Katılmak istemediğimizi anlaması için alnımıza “KATILMIYORUZ” yazmamız gerekiyordu sanırım.

Şunu özellikle vurgulamak istiyorum; turda verilen hizmette ve programın uygulanmasında hiçbir sorun yok arkadaşlar.

Bizi bu kadar huzursuz eden mevzunun asıl çıkış noktası bahşiş toplayan katılımcının takındığı gereksiz tavır ve bunun büyük bir soruna dönüşmesini engelleyecek yegane kişi olan tur rehberinin adaletsiz tutumuyla konuyu daha da talihsiz bir hale getirmesi.

Biz Etstur markasına güvenerek tur aldık, diğer katılımcıların nasıl insanlar olduklarıyla ilgilenmiyoruz. Rehber, ayrıştırıcı bir tutum yerine sağduyulu ve yapıcı bir yaklaşım gösterseydi bu olumsuz durumun yaşanmasına engel olabilirdi.

En mide bulandırıcı kısımlara gelmek üzereyim.

Turun son günü Sofya’ya doğru yola çıktık. Turda tanışıp çok sevdiğimiz bir öğrenci arkadaşımız morali bozuk şekilde yanımıza geldi. Bahşiş toplayan katılımcının kendisine bahşiş listesini uzatıp bizi kastederek imalı bir tavırla “Bu listeyi bahşiş vermeyen diğer dört arkadaşına da gösterme görevini sana veriyorum”dediğini söyledi. Kağıdı görmemizi isterken niyeti iyiyse niye direkt bize göstermedi? Kibar ve güvenilir bir profil sergileyen bu katılımcının pasif agresif tutumu bizi çok şaşırttı ve sinirlendirdi.

Kimsenin kimseyi “Bu kağıdı arkadaşlarına göster” diyerek arada bırakmaya ve demoralize etmeye hakkı yoktur. Bahşiş toplayan katılımcının kağıdı görmemizi isterken niyeti iyi olsaydı gelip bize gösterirdi, araya birilerini sokup imalı bir şekilde huzur bozmazdı.

Ancak yine altını çiziyorum, katılımcıların davranışları veya kişiliklerinin hiçbir önemi yok, turlarda düzeni sağlamak ve anlaşmazlıkları çözüme ulaştırmak rehberin görevidir arkadaşlar.

Konuyla ilgili konuşmak için mola yerinde tekrar Zaim Bey’in yanına gittim. Bu sefer diğer katılımcılardan birkaç kişinin de duyabileceği bir konumda konuşuyorduk ve Zaim Bey’in önceki gün yaptığımız birebir konuşmadaki yumuşak ve anlayışlı tavırlarından eser yoktu. Kendisine artık bahşiş toplayan kişinin tutumunun bizi rahatsız ettiğini ve kişisel algılamaya başladığımızı söyledim. Müdahale edip orta yolu bulmasını rica ettim.

“Daha önce tura katılmadığınız için bilmiyorsunuz siz ama bu gibi turlarda böyle bahşişler toplanır, neden bu kadar uzattığınızı anlamıyorum, veriyorsanız verin vermiyorsanız bu kadar uzatacak ne var” şeklinde cevaplar verdi.

10 günlük tur süresince Zaim Bey'in yetersizliğinden bahsedenler de oldu, her şeyden mutlu olanlar da vardı. Bizim de tura dair memnun olduğumuz zamanlar oldu. Biz mevcut memnuniyetsizliklerimizi Zaim Bey’e gayet seviyeli bir şekilde iletmekten başka hiçbir şey yapmadık. Bu ayrıştırıcı tutuma karşı kendisine karşı güvenimizin sıfır olduğunu belirttim. Bahşiş toplama şekillerinin aidat toplamaktan hiçbir farkı olmadığını söyledim. Bir süre münakaşaya devam ettik.

Sürekli kendisinin bahşiş konusuyla ilgisi olmadığını söylüyordu, asıl derdimizi kesinlikle anlamaya çalışmıyordu. Diğer birkaç katılımcıdan da destek gördüğünü fark edince yaklaşımı ve üslubu daha da sertleşti.

Mola sonrası otobüse bindiğimizde bahşiş toplayan katılımcıdan, arkadaşımıza “bu kağıdı onlara gösterme görevini sana veriyorum” diyerek görmemizi istediği kağıdı rica ettim. Eşi yüzüme baktı, “Kağıt mağıt yok, attım” dedi. Bahşiş toplayan katılımcı o sırada devreye girip kızgın bir şekilde “Alın bu kağıt, bu da para” diye bağırarak kağıdı ve topladıkları parayı elime tutuşturdu. Parayı o sırada solumda bulunan katılımcılardan birine verip kağıdı alıp yerime oturdum.

Zaim Bey’in mikrofonu eline almasıyla birlikte tansiyon iyice yükselmeye başladı. Bahşiş konusuyla ilgili maruz kaldığımız yanlış tavrı kendisine iki kere birebir konuşarak anlatmama ve ilkinde hak verdiğini söylemesine rağmen ayrıştırıcı söylemlerde bulundu ve bizi ötekileştirmeye başladı.Bu konunun çok sevdiğimiz tur şoförlerinin duyacağı şekilde konuşulmak zorunda olması bizi daha da çok rahatsız etti.

Konunun bahşiş veya 15 euro olmadığını herkesin duyabileceği şekilde defalarca belirtmeme rağmen bahşiş toplayan katılımcı “Bir teşekkür etmeyi bile bilmiyorsunuz” dedi. Sözlerine “Bir daha bizim yaşımızdaki insanlarla tura katılmayın” diyerek devam etti. Sanki konu yaşla ilgiliymiş gibi.

Hem bu düşünce yapısına, hem de bir katılımcının bize bu ayıbı etmesine çanak tutan tur rehberine gerçekten yazık arkadaşlar.

Zaim Bey, ''Bakın şoförlerimiz her hizmeti yapıyorlar, çaysa çay, suysa su neden bunu yapıyorsunuz?'' gibi rasyonellikten uzak cümleler kurmaya ve bize dair “para vermek istemeyenler” algısı yaratmaya devam etti.

Ve en trajik kısım:

Zaim Bey, elinde mikrofon hem benimle münakaşaya girdiği hem de otobüsteki herkese hitap ettiği bu konuşmasının sonunda diğer katılımcılara döndü ve ''Memnun olanları görebilir miyim?'' dedi. 10-15 kişi alkış tuttu, ama nasıl alkış. Ardından bana dönerek ''Gördünüz mü Harun Bey, uzatacak ne var anlamıyorum'' dedi. Kimi kime alkışlatıyorsunuz? Şaka gibi.

O alkışı istemek ve bizi hedef haline getirmek, bana ve diğer arkadaşlarıma karşı yapılmış kabul edilemez bir saygısızlıktır. Tur rehberi yalnızca kendisini pohpohlayan kişilere değil, memnuniyetsizliklerini uygun bir şekilde dile getiren katılımcılara karşı da adaletli davranmak ve orta yolu bularak huzuru sağlamak zorundadır.

Ve bu video da o alkışlama anından itibaren çekildi. Kararı size bırakıyorum. Burada herkesin içinde azarlanıyoruz. Bir tur rehberi, katılımcılar arasında utanmadan böyle ayrıştırıcı bir tavır takınabiliyor. Adeta bizleri ve turdan memnun olan kişileri taraflaştırıyor.

Bu arada videonun sonunda Caner, Zaim Bey’in azarlayan tutumundan ve sinirli olduğunu kabul etmesinden bahsettikten sonra Zaim Bey, “Biraz gergin konuşmuş olabilirim, omuzlarımda 34 yılın birikimi var efendim” gibi anlamsız bir ajitasyon yapmayı da ihmal etmedi. 34 yıllık birikim “adalet” anlayışını biraz olsun güçlendirebilseydi de bu kadar huzurumuz bozulmasaydı keşke.

Uğradığımız tüm bu haksızlıklar karşısında sizden bu olayı daha çok insana duyurmamıza yardımcı olmanızı rica ediyorum.

Bu yazıyı okuyan potansiyel Etstur müşterilerine de bir tur rehberinin bu kadar ayrıştırıcı bir tutum içinde olabildiğini, takındığı popülist tavrı, yarattığı yanlış algıyı ve ötekileştirme yeteneğini göz önünde bulundurmalarını tavsiye ediyorum.

Eğer Zaim Bey rehberliğinde bir tura katılırsanız kendisine gayet seviyeli bir şekilde ilettiğiniz sorunla ilgili çözüm üretmeyi bir kenara bırakın, “alkışlatma”ya kadar varan yıkıcı bir tavır sergileyebilir, haberiniz olsun.

Zaten yazının tamamını okuduysanız anlamışsınızdır ama yine de sonlandırırken bir kez daha altını çiziyorum; konu kesinlikle bahşiş vermeyi reddetmek değil. Konu maruz kaldığımız çirkin tavırlar ve psikolojik olarak uğradımız zarardır.

Konuya dair ilgili mercilerle de iletişime geçmiş bulunmaktayız.

Dikkate alıp okuduğunuz için teşekkürler.



Bugün Harun imzanı bekliyor!

Harun Şahnacı bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «ETS Tur Rehberinin Rezaletine Dur De!». Harun ve imza atan diğer 61 kişiye katıl.