AUZEF uzaktan eğitim öğrencileri örgün okumuyor ama aynı diplomayı hakediyor.

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 100.


Bugün İstanbul Üniversitesinde Auzef'li olmanın pişmanlığını bir kez daha yaşadım. Evet, tuhaf sınav sistemi, yanlış sorular, çıkan soruların değerlendirilememesi, soruların saklanması, basılı kitap meteryalleri verilmemesi gibi pek çok olumsuz durum mevcut. Ama bugün buna bir yenisi daha eklendi.

Bugün yabancı uyruklu ,Türkiye'de yüksek lisans yapmak için bir başka ünv. öğrencisi bir arkadaşımla Beyazıt tarafına gittik. Gitmişken de ilk önce arkadaşım İstanbul'da iyi bir kütüphaneye ihtiyaç duyduğunu , buna uygun bir yer olup olmadığını sormuştu. Aklıma da tabi bende İstanbul Üniversitesi öğrencisi olduğum için oraya gitmeyi önerdim. Hazır Beyazıt'a gelmişken. Merkez kütüphane diye geçiyor. Neyse girdik. Girerken İstanbul Üniversitesi kimlik kartımı okuttum geçtim. Arkadaş da yabancı ama ünv. öğrencisi Türkiye'de dedim . Görevli arkadaşlar yardımcı oluruz dediler. Kimliğine bakıp geçişe müsaade ettiler. 

        Kütüphane demeye bin şahit bir yer. Evet alan çok büyük, öğrenciler sıklım tıkış çalışıyorlar. İçerisi çok sıcak ve havasız bir ortam. Maalesef raflardaki çalışma kitapları inanın sanki çöpe atılmış kitap tarzında duruyor. Keşke fotoğrafları çekseydim. Hayatımda gördüğüm en rezil kütüphaneydi , yurtdışında gelişmiş bir ülkede uzun seneler yaşadım. İnanın benim oturduğum mahallenin kütüphanesi, bizim İstanbul Üniversitesine 1000 basardı. Acıdım ordaki öğrencilere....

Neyse asıl problem sonrasında çıktı , oradan ayrıldık , gelmişken İstanbul Üniversitesinin ana kampüsüne gidelim dedim. Okuyoruz, sınavlarına giriyoruz, canlı derslerimiz var , Ana bina kampüs nasıl diye merak ettim.  Beyazıt meydanındaki ana kapısı kapalı, yan kapıya gittik, görevli kapalı dedi bize ama önümüzden iki bayan girmişti açık kapıdan. Dedim ben öğrencisiyim bu üniversitenin. Öğenci iseniz, kusura bakmayın  ilerideki kapıdan gireceksiniz. Ama bu bayanlar girdi geçti , dediğimde. Onlar memur dedi güvenlik görevlisi. Memur da olsa, öğrenci de olsa hepimiz aynı bahçeye çıkmıyor muyuz ? dedim. Neyse dedim diğer kapıdan girelim. Hava güzel. Stress yapma...

Öğrenciler, merdivenleri çıkıp , kapıdan görevliye kimlik göstererek geçip gidiyorlardı. Ben ve arkadaşım sıraya girdik. Sıra bize geldiğinde ben öğrenciyim dedim. kimlik sordu , kimliği çıkarttık neyse. Baktı . Aaaa, siz AUZEF'lisiniz.! Giremezsiniz!! dedi. - Dedim ben İstanbul Üniversitesinin öğrencisiyim , buraya harç ödüyorum, dönemlik 730 lira ayrıca Sınavlarına giriyorum. Arkadaşım da yabancı bir ülkeden geldi başka şehirde üniversite öğrencisi. Okuduğum okulu ben merak ettim. Diplomasını alacağım kampüsünü görmek istedim sadece dedim. Görevli rektörün emri var. Kesinlikle giremezsiniz dedi. Rektörle görüştürün beni dedim. Şaşırdı. Koca rektör , öyle pat diye görüşülür mü? dedi. Dilekçe yazın, randevu isteyin. İsterseniz başka yerlere şikayet edin dedi. Ne yazısı bu AUZEF ile ilgili diye sordum. Gösterin yazıyı. Yok o yazı 3 sene yayınlandı dedi. Peki AUZEF'li öğrenci kötü olan ne yapmış olabilir dedim. Öğrenciler ile birlikte Kampüs lokantasında yemek yemiş, dedi.  İnanın şu mazerete bakın resmen insanla dalga geçer gibi bir mazeretten diplomasını taşıyacağım ünversite  beni yani bizleri kampüse almıyor.O zaman bir görevli ile kampüsü gezmeme müsaade edin, amacım yemekhanenize girmek falan değil dedim. Kabul etmedi görevliler.

Bu olayı BİMER EDE BİLDİRECEĞİM ,  ama artık bir dur denilmesi gerekiyor.Kamuya açık olan bir yeri üstelik kendi öğrencisine ayrım yaparak içeri almayan ya da kullandırtmayan bir sistem ve yönetim anlayışı dururken, sizi yani bizlerin mezun olduktan sonrasında Özel ya da diğer kurumların saygı göstermesini kabullenmesini nasıl bekleriz? Ki kendi üniversitemiz bunu kabullenmiyorken.Ayrıca AUZEF fakültesi içerisinde ki sistem tamamen kurulduğu dönem itibariyle hiçbir şekilde oturtulmamış ve her geçen yıl öğrencileri madur ederek kobay olarak kullanıp sistemlerinde denemeler yapmaktadırlar.Uzaktan eğitim adı altında ki eğitim alan lisans tamamlama programları olarak Açık ve Uzaktan Eğitim çatısı altında bir lisans diploması istemiyoruz ,sebebi uzaktan öğretim öğrencileri olarak haftanın belirli günleri bilgisayar başına ders saatinde olarak derse giriş sağlayıp katılımımız zorunlu tutuluyor buna zorunlu tutuluyorsak Açık öğretim bünyesinde eğitim alan öğrencilerle aynı diplomayı almamız ne kadar doğrudur? ikincisi ders meteryalleri olarak bilgisayar ortamında sistemimize yüklenmiş bölüm kitapları ve canlı ders kayıtlarını hiçbir şekilde indirme alternatifimiz olmadığı gibi ,somut olarak çalışabileceğimiz herhangi bir ders kitabı verilmemektedir, burada ki soru işareti Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi öğrencileri dönemlik 270 lira ödediği halde kitapları ve ders meteryalleri sağlanmaktadır ki biz Uzaktan eğitim fakültesi öğrencileriyiz ,canlı ders sistemi yetersiz gelmektedir , uzaktan eğitim fakültesi öğrencileri olarak örgün öğretim öğrencilerinin hakettiği hakların tamamı bizlere verilmesede üniversite sınavında puanlarımız hemen hemen aynı eşit ağırlıktadır ve lisans diplomamızda AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ değil , EĞİTİMİNİ ALDIĞIMIZ BÖLÜMÜN BAĞLIBULUNDUĞU FAKÜLTE' nin ismi yeralmalıdır .

Rektörümüz başka bir dünya ülkesinde görev yapıyor olsaydı ,çoktan istifa etmiş ya da ettirilmişti. Bu konuda desteklerinizi ve fikirlerinizi bekliyorum 

Yazan: Ali Akça
Cihat Yavuz



Bugün egemen imzanı bekliyor!

egemen ERKÖSE bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «egemen.erkose@hotmail.com : AUZEF uzaktan eğitim öğrencileri örgün okumuyor ama aynı diplomayı hakediyor.». egemen ve imza atan diğer 98 kişiye katıl.