BİZLERE SORMAYANA FİKRİMİZİ SÖYLEMEK İSTİYORUZ

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 1.000.


Bilindiği üzere Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ve Devlet Konservatuarı binalarının depreme dayanıklı olmadığı yönündeki raporlara istinaden, üniversitemizin Tınaztepe kampüsünde rektörlük için yapılmış ofis binasına taşınması konusu gündeme gelmiş ancak binanın sanat eğitimi açısından yetersiz olması nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin de desteği alınarak geçici olacak bazı projeler üzerinde durulmuştur. 12 Temmuz tarihinde her iki binanın da öğretim görevlileri ile bölümleri temsil eden öğrencileri toplantıya katılmış ancak Konservatuvar yönetimi  bu süreçte bizler için uğraş veren Güzel Sanatlar Fakültesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi'nden uzakta durma politikası izlemiştir. Güzel Sanatlar Fakültesinden bağımsız olarak hareket etmek, ne kendi hür fikirlerini söyleyecek öğrencilerimize, ne velilere, ne de Konservatuvar’ımızın diğer tüm hocalarına danışılmadan alınmış bir karardır. Bu davranışı kendi başlarına alarak tavır sergileyen Konservatuvar yönetimini, karar verirken, konuyu daha hassas düşünmeye davet ediyoruz.

Tınaztepe’ye gitmeyi reddeden Güzel Sanatlar Fakültesi’nin yeni binayı  ivedilikle garanti altına aldığı ve önceliğin onlara yapılacak yeni binaya verileceği hem aşikardır hem de mantıklı olandır. Konservatuvar hocalarının eğitimden çok, kendi araçları ile ulaşım sağlayacak olmalarının rahatlığı içerisine girerek, özellikle öğrencilerin güvenliklerini düşündüklerini söyleyip, ulaşım ve ders saatlerini, evden kaçta çıkıp kaçta döneceklerini hiç akla getirmedikleri, kendileri için hazır konfora sahip merkezi havalandırmalı geniş metrekarelerde, önceliklerini öğrenciden alıp kendilerine verdikleri, sundukları gerekçelerden anlaşılmaktadır.

Gözden uzak olanın gönülden de uzak kalacağının farkına varmayan Konservatuvar yönetiminin bundan sonraki süreci yeterince sağlıklı olarak takip edemeyeceği, son iki ayda yaşanan sessiz tavırlardan bile rahatlıkla tahmin edilmektedir.

Tüm bu değerlendirmelere ek olarak aynı zamanda belirtmeliyiz ki, taşınma konusu ilk gündeme geldiğinde Rektörlüğümüze bir öneri sunulmuştur. Bu öneride Güzel Sanatlar Fakültesi ve Konservatuvar binalarının Tınaztepe'ye taşınması yerine, Alsancak'ta, hali hazırda rektörlük olarak kullanılan binaya taşınması önerilmiş ancak bu öneriden sonra kızışan durumun soğuması için rektörlük taşınma işimi askıya almıştır.  Bu süreçte, Alsancak'taki rektörlük binasının yapılan çalışmalarla kültür mirası haline getirilmesi ve şartlı bağış olan binanın yalnızca eğitim amaçlı kullanılabilir olması burayı rektörlük binası dışında başka hiçbir amaçla kullanılamaz hale getirmiş ve böylelikle sunulan önerinin geçersiz hale getirilmesi amaçlanmıştır. Rektörlük için yapılmış olan Tınaztepe'deki binaya rektörlüğün asla geçmeyeceği Nisan ayında alınan kültür mirası kararıyla da artık tescillenmiştir. Hal böyleyken Konservatuvar’ın, Güzel Sanatlar Fakültesi’nden ayrılarak Tınaztepe’de artık rektörlük için kullanılamayacak olan bu binaya geçmesi ve sonrasında da Narlıdere'de yeni bir bina talep etmesi, ülkenin şu anki durumunda müsriflik olarak kabul edilecek ve var olanla yetinilmesi istenecektir. Şu anki üniversite yönetimi ile fikir birliği içerisinde olduğuna inanan Konservatuvar yönetiminin, her an değişebilecek olan üst makamlarına güvenerek yukarıda sözü geçen korkularımızı ön görmemesini kötü bir talihsizlik olarak değerlendiriyor ve konunun çok daha dikkatli düşünülmesi gerektiğine inanıyoruz.

Kısacası kocaman İzmir Büyükşehir Belediyesi ve rektörlük elele vermişken ve heyecanla "haydi" demişken, "yok, biz orda daha iyiyiz" demenin tarihe geçecek bir karar olacağının farkına varılmasını dileyerek yönetimimizi tüm bu tehlikelerin vebalini yüklenmemesi için ve tarihe isimlerinin geçmemesi için ısrarla uyarmak istiyoruz.

Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğrencileri ve aileleri.