Doğaya zararları bilinen havai fişek yasaklansın.

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 200.


"İnsanlık olarak ihtişamımızı kanıtlamak için gökyüzüne saldığımız fişeklerin içeriğinde ne var peki? Patlama olduktan sonra bu içerik nereye gidiyor? Doğayı kirletmek pahasına gösteriş meraklısı olan insanlığın kendini kanıtlamakta ki bu denli hırsı nerden geliyor?
Öncelikle kurşun ile başlayalım, pek çok fişeğin alev almasına yardımcı olan bu madde, fişek patladıktan sonra günlerce atmosferde kalıyor ve tozları insanlar ve hayvanlar tarafından solunuyor. Buna ek olarak bitkilerin de metabolizmasına giriyor ve oradan da tekrar bizim vücudumuza besin olarak ekleniyor. Bebek gelişimi üzerinde ölümcül risk taşıyan bu maddenin vücutta birikmesi aynı zamanda sinir tahribatlarına da sebep olmakta.

Baryum ise, yeşil renkli havai fişeklerin çoğuna rengini veren element. Bu elementin çok zehirli olduğundan bahsetmiş miydim? Kalp ritmi bozukluklarına ve sinir sistemi dejenerasyonlarına sebep olan baryum, insan sağlığına olduğu kadar hayvan sağlığına da çok zararlı. Gökyüzünden geri dönen fişek külleri, olduğu gibi coğrafyanın üzerine yağmakta. Artık göl mü var, gölde balık mı var orasını bilemeyiz; ama dünyaya geri döndüğü kesin.

Sonra Rubidyum ve Strontyum elementleri, mor ve kırmızının gökyüzündeki kimyasal dansı, biletinin bedelini vücudumuzdaki Kalsiyumla ödediğimiz bir gösteri. Bu iki element, Kalsiyumun bağlanması gereken yerlere bağlanarak, çocukların gelişimini ve yine sinirsel iletimi etkileyebiliyor.

Saydığım kimyasallar, havai fişeklerin içerisinde bulunan maddelerden sadece bir kaçı. Düşünsenize kimyasal doldurduğumuz tüpleri yakıp gökyüzüne fırlatıyoruz ve oradan tepemize toksinler, kanserojenler ve radyoaktif bileşikler yağıyor. Bunu her ülkede, her şehirde, her mevsimde ve 2 bin yıldır yapıyoruz. Sonrasında da altına geçip ağzımız açık bir şekilde izliyoruz.

Üstelik havai fişeklerin doğaya verdiği zararlar sadece bunlarla da bitmiyor. Hollanda’da 2011 yılında yapılmış bilimsel bir çalışmaya göre, havai fişek atılmaya başlanıldığında kuşlar aniden paniğe kapılarak yuvalarını terk ediyor, bazısı o hengamede ağaçlara, binalara ve taşıtlara çarparak ölürken, bazısı da bir daha dönmemek üzere yuvasından ayrılıyor. Pek çok yavru kuş panikleyen ebeveynleri tarafından yuvada bırakılarak ölüme terk diliyor.

2011 yılında Arkansas’taki yeni yıl kutlamaları 5 bin kuşun ölümüne sebep olmuştu ve bu durum içlerinde PETA’nın sitesinin bulunduğu pek çok yerde duyurulmuştu. Hollanda’da yapılmış çalışmaya göre kuşların tekrar sakinleşmeleri üç güne yakın bir süre alıyor. Yani bu saatlerde, şu an, dışarıda hâlâ korkudan bir yerlere sığınmış ve doğal davranışlarından uzaklaşmış, pek çok kuş bulunmakta. Bu durum sadece kuşları değil, havai fişek sesinin ulaştığı çapın içinde kalan bütün doğal hayatı ve şehir hayvanlarını etkilemekte. Dünyanın çeşitli yerlerindeki hayvan barınaklarından alınan bilgiye göre, yeni yıl ertesinde evinden kaçmış evcil hayvanlarda artış gözlenmekte. Hatta havai fişek atıldığı sırada panikleyip evlerin balkonlarından atlayan hayvanlara da rastlanılmakta. Strese giren hayvanların üreme kapasiteleri ve beslenme becerileri düştüğü için popülasyonlarında düşüş yaşanmakta.

Bütün bu etkileri göz önünde bulundurulduğunda, artık çok da masum olmadığı ortaya çıkan havai fişeklerin kullanımı diğer ülkelerde artık sınırlanılmaya başlanıldı. İçeriğindeki malzemeler biraz daha temiz yanan yanıcılarla değiştirildi. Doğal alanlara yakın yerlerde havai fişek atılması bazı bölgelerde yasaklandı. Ülkemizde ise hâlâ bununla ilgili düzenlemeler yeterli noktaya erişmedi. Umarım ki bu yazı hepimize yeni bir bakış açısı katmıştır. Yavaş yavaş da olsa, bir şeyler değişecekse, unutulmamalı ki bunu değiştirecek olan bizim küçük ve önemsiz görünen tercihlerimizdir.

gaiadergi.com dan alıntıdır.Linki alttadır.

https://gaiadergi.com/havai-fisek-cikti-mertlik-bozuldu/?utm_campaign=shareaholic&utm_medium=facebook&utm_source=socialnetwork