'Kuramer' adlı sitede ayetlerin yalanlaması dolayısıyla bu sitenin kapatılması

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 500.


Diyanet tarafından yönetilen TDV'ye ait 29 Mayıs Üniversitesi/Kuran Araştırmalar Merkezi (KURAMER), Hz. Peygamber (sav)'in, âyetleri kendi aklı, düşüncesi ve planıyla ortaya koyduğu ifade ediliyor ve bu görüşler tenkit de edilmiyor.

BU SAYFANIN KAPATILMASI İÇİN ALLAH IN RIZASI İÇİN BİR İMZA BIRAKIN.

Bakınız. Bu Kuramerin marifetlerini lütfen dikkatlice okuyunuz.

Kuramerde ki akıl(!!) sahibi prof. ler ilahiyatçıların (ki ehli sunnet olan dinimizi dogru anlatan ve yaşayan ilahiyatçı hocalarımızı tenzih ederim) düşündükleri;

1-Hz. Muhammed sav’in, beşerden bir öğretmeninin olabileceği (s.199),

2-Hz. Muhammed’in, mesajı beşer yardımı sayesinde ortaya koyduğu iddialarının, beşer kelamı olduğu anlamına gelmeyeceği, sihirden söz edilen yerlerde kastedilenin, sihirbazın gizli bilgisinden üretilen beşeri bir şey olduğu (s.165),

3-Kur’an’daki kıssaları aşina olduğu birinden almış olabileceği (s.199),

 4-Kur’an kıssalarının Tevrat’la örtüşmesinden ötürü böyle ilişkilendirilebileceği (s.199),

5-O günkü duruma uyması için kıssaların Hz. Peygamber sav’e sezgi yoluyla da verilebileceği (s.201),

6-Hz. Peygamber sav’in, kıssa ile kıssadaki öğretiyi (ana fikri) karıştırmak suretiyle bunların tamamını vahyedilmiş zannettiği (s.200),

7-Kıssaların telepatik özelliği olan olağanüstü bir yöntemle Hz. Peygamber’e gelmiş olabileceği (s.200),

8-Dolaşımdaki bilgilerin Muhammed’e aktarılmış olabileceği (s.199)

9-Kur’an’ın, Hz. Peygamber sav’in büyük bir deha eseri olduğu (s. 198),

10-Hz. Peygamber sav’in, davasında başarı için putlara tapma eğiliminde olduğu (s.143),

11-Müşriklerden elde ettiği dünyevi menfaatler karşılığında onların ilahlarını bir bakıma tanıdığı, mutabakat sağlanamayınca o ayetlerin neshedilği, (s.139),

12- Lat ve Menat’ın semavi varlıklar olduğu ve bunun İslamiyet’e aykırı olmadığı (s.139),

13-Lat, Menat ve Uzza’yı Allah’tan daha düşük seviyede kutsal varlıklar olarak kabul ettiği (s.138),

14-Lat ve Menat'ın semavi varlıklar olduklarına itiraz edilemeyeceği, bunun İslam'ın tek tanrılı din anlayışına da aykırı olmadığı (s. 139),

15-Hz. Peygamber sav'in, görevinde başarılı olmak maksadıyla putlara tapma eğiliminde olduğunu; başlangıçta Hz. Peygamber sav'in bunun farkında olamayabileceği (s. 143),

16-Garânîk (şeytan ayetleri) ni Kur’an’ın bir parçası olarak bir kere okuduğu (s.136),

 17-Kelime i tevhid’i ifade eden Zariyat Suresi’nin 51/51 ayetinin Kur’an’a sonradan eklendiği (s.169),

18-Kur’an’ın genel olarak hadislerdeki tarihi malzemeden çıkartılan resmi doğrular gibi olduğu (s.169),

saçmalıklarına yer verilmekte ve bu bilgiler, mütercim veya yayıncı tarafından kesinlikle tenkit edilmemektedir. 

Görüldüğü gibi kitap, Kuran ı Kerim ve Hz. Peygamber Efendimiz (sav) hakkında şüpheler ileri sürerek, Kur’an ve Sünnet’i yıkmayı hedeflemektedir.

"Kur’an’ın, Hz. Peygamber sav’in büyük bir deha eseri olduğu" nu söylemek, ne demek acaba?.. Bu söz, Kur'an'ın, Allah'ın kitabı olmadığı, aksine, -güya- "Peygamber'in uydurduğu bir kitap olduğu!" anlamına  gelmez mi?..

Apaçık "gavurluk" denebilecek yukarıdaki iddialar, Peygamberlere ait sıdk, emanet, ismet, fetanet ve tebliğ sıfatlarına da taban tabana zıttır. Tarihde hiç bir peygamber bunları yapamaz. Hz. Peygamber sav'e isnad edilen bu saçmalıkların her biri, dinin temeline konan dinamitlerdir. 

Kuramer’in bastığı kitaptan örnek olarak verilen bu iddia ve şüpheler, Hz. Peygamber Efendimiz’in peygamberlik sıfatlarına ve Cebrail as’ın Allah’tan aldığı vahyi açık ve net bir şekilde ona ilettiği konusunda şüphe ve gölge düşürecek, İslam itikadına aykırı batıl iddialardır. 

Hadisi serifte geçtiği gibi ;

“Bir kötülük gördüğünüz zaman elinizle, gücünüz yetmezse dilinizle, ona da gücünüz yetmezse kalben buğz ediniz.” (Müslim, İman 78; Tirmizi, Fiten 11) bizde elimizden ne geliyorsa onu yapmak için savaşmalıyız.Allah ın dinini savunmak için bunu paylaşalım kardeşlerim inşa Allah.