Kampanya Kapatıldı

Kadınların da, insan olduğunu hatırlayın. Biz bir koyun sürüsü değiliz. İnsanız, kadınız.

Bu kampanya 10 destekçiye ulaştı



Ben şuna inanıyorum,  bu kitap bir çok şeyin önüne geçemedi belki ama.. Hemcinslerim ve ben de dahil, bir şeylerin farkına vardık! Belki biraz bağırdık, okul ortamında ifade edemedik kendimizi... Biliyorum. Belki yaptı bazıları, onları canı gönülden tebrik ediyorum, çünkü ben yapamıyorum hâlâ. 

Bu kitap su gibi... Ben yazsam da, o gene silinecek. Üstüne bir şeyler eklenecek, unutulacak, alışılacak.. Ta ki tekrar böyle zor bir zamanda böyle bir kitap çıkana dek. Ki, onu da okuyan az olup, yargılayan gene çok olacak.

Çünkü kimse, kadın olmanın ne denli zor olduğunu anlayamayacak. Anlamak istemeyecek bile. Çünkü bir klasik laf, yapışmış ağızlarına : "Eskiden kadın hakları falan mı varmış!",  "Yediğin önünde yemediğin arkanda, daha ne istiyorsun?"

Diyemiyorsun ki..

" korkmadan konuşmak istiyorum.
Evli bir kadın değil, hakkını savunan bir kadın olmak istiyorum.
Zihnimde çok soru var, beni ayıplamadan cevap verecek birini istiyorum.
Neden kadınlar böyle eziliyor, oturup tartışmak istiyorum.
Bir kez olsun, gözlerime bakan bir erkekle sırf insan olduğum için münakaşa etmek istiyorum.
Bağırınca, ağlayınca ayıplamanmadan yardıma ihtiyacım olup olmadığını soran bir toplum istiyorum.
Issız sokaklarda korkmadan geçmek istiyorum.
Çok şey mi istiyorum?
Aslında ben... Her erkeğin sahip olduğu şeyleri istiyorum. O kadar. "

 

 

HABER:

2011 yılında, 'de, 37 yaşındaki Fevziye Cengiz adlı bir kadın, bir rutin bir mukavemet ettiği ve hakaret ettiği iddiasıyla karakola götürülerek 2 sivil polis memuru tarafından üniformalı bir polis memurunun önünde dövüldü. Olaydan sonra kayıtları basına yansıdı. Polisler hakkında "basit yaralama" suçunu  

işledikleri iddiasıyla 6 aydan 1.5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılırken, Fevziye Cengiz hakkında polisleri yaraladığı ve hakaret ettiği gerekçesiyle 2.5 yıldan 6.5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

 

 

 

Ben artık diyecek söz bulamıyorum; tonlarca yazı okuyorum. Anlamaya çabalıyorum,anlayım ki anlatayım diyorum. Bakıyorum, "Ben hangi haklara sahibim?" , "Kadın hakları" ..vesaire. Okuyorum ,okuyorum.. belki en iyi yaptığım şey. Fakat okuduklarım aklımda şekillenmiyor ki. Yazılanlara bakıyorum, bir de her geçen gün artan haberlere. Olmuyor. Uyuşmuyor yazılar. 

Ne desem; boş. Biliyorum, ben tek başıma hiç bir şey yapamam zaten. Fakat hala yazıyorsam, gördüğüm destek yüzünden. Teşekkür ederim. Ve,hala umudum var, çığlığımız duyulacak.

Sadece bu çetin bir fırtına, ve dalgalar çekilip yüzeye çıkınca bizim hak ettiğimiz bir dünya olsun istiyorum. Eşit bir ülke. O günü görmek istiyorum yalnızca. Tüm kadınların bir arada olup , yıllardır hor görülen "kadın" kalıbını savunduklarını görmek istiyorum. O kadar.

 

 

 Şuraya sizden köşesi yapsam, diye düşündüm. Bugün gördüğüm ve beni derinden etkileyen bir takım  yorumu ekliyim dedim. Nasıl olur?

*

"Kelimelerimizin geldiği zihnimizi susturuyorlar. Sesimizi kesiyorlar. Ümitlerimizi, umutlarımızı, haykırışlarımızı, hıçkırıklarımızı, çığlıklarımızı, kinimizi, hırsımızı bir çuvala koyup dipsiz bir uçurumun en ücra köşelerinden birine fırlatıyorlar. Zihin susmuyor, toplum durmuyor. Gerçekten kelimelerin kifayetleri de belli bir yerden sonra kalmıyor ancak hâlâ söylemek istediklerim var. Daha bitmedi. TECAVÜZE UĞRAMAK, KADININ SUÇU DEĞİLDİR. UTANMASI GEREKEN O İTLERİN KENDİLERİDİR. HAPİS YATMASI GEREKEN O ŞEREFİZLERDİR. ACI ÇEKMESİ GEREKEN O MAHLUKATLARDIR. KADINLAR DEĞİL. ÇÜNKÜ ONLAR O GÜN ZATEN KIRILABİLECEKLERİ KADAR KIRILMIŞLAR, YORULMUŞLAR, BİTMİŞLERDİR. O kadar kin doluyum ki, sayfalar dolusu daha bağırabilirim bu yorum kutucuğuna. Ancak bu kadarı sanırım bugünlük yeter. Teşekkürler, bana kinimi hatırlattığın için. " 

 

*

"Çünkü ben bir kız çocuğuyum... Çünkü ben savunmasızım. Bedenimi koruyamam. Ruhum,kalbim,aklım...onlar bir hiç ben sadece etten bir vücudum hırpalanmaya hazır... Kapalıyım,açığım ne fark eder o zihniyeti taşıyan mahluklar olduktan sonra. O beden benim kime ne değil mi?..."

 

*

 

"Memleketimizin kadın ve erkeklerini, biri diğerini sürükleyen ve taşıyan değil, el ele ve aynı tempoda yürüyen iki mahluk olarak göreceğimiz günün uzak olmamasını dilerim.' /Sabahattin Ali."

 

*

 

Diyecek pek bir şey kalmadı,ha?

 



Bugün Beste imzanı bekliyor!

Beste Karacalı bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «Deligibi234@outlook.com.tr : Kadınların da, insan olduğunu hatırlayın. Biz bir koyun sürüsü değiliz. İnsanız, kadınız.». Beste ve imza atan diğer 9 kişiye katıl.