AKARSULARIMIZ BETONLAŞTIRILMASIN. Yasal düzenleme yapılsın Bayburt Çoruh Nehri Islah Projesi durdurulsun.

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 200.


 

     İnsanoğlu var oluşundan bu yana su ile kopmaz bir bağı vardır.Medeniyete ışık tutan kentlerin, genellikle su kıyılarında oluştuğu bilinmektedir.Su içinde barındırdığı kente bir kimlik ve değer katmaktadır.

   Türkiye’de bir çok kentin merkezinden  veya sınırlarından akarsu ve ona bağlı kolları geçmektedir.Ülkemizde, kentlerin su ile olan ilişkilerinde birbirinden bağımsız oldukları ve su ile bütünleşemedikleri görülmüştür.Kentlerdeki akarsular genellikle şehircilik mantığından uzak olarak DSİ nin ıslah mantığı ile doğal yapısı bozularak etrafından bağımsız olarak betonlaştırılmaktadır.

   DSİ (Devlet Su İşleri), taşkın koruma için yaptığı ıslah çalışmalarında genellikle akarsu yatağını, çevresiyle değerlendirmeden , beton kanallar ve istinat duvarlarla çevirmektedir.Bu mantıkla DSİ’ nin kentlerde uyguladığı taşkın koruma projeleri, akarsu ile kentliyi birbirinden uzaklaşmakta, akan suda elini yıkamak isteyen, ayaklarını sokmak isteyen ona ulaşamamaktadır.

     Akarsuyun içinden geçtiği kenti,  cazibe merkezi haline getirmesi için akarsu ve çevresinin kent ve kentli ile bütünleşik bir şekilde tasarlanması gerekmektedir. Planlama, kentsel tasarım içerisine alınarak sadece su yatağında basit bir ıslah kesiti olarak değil , akarsu yüzeyi, kıyısı ve çevresi ile beraber planlanmalıdır.

     Yapılan araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, kentlerin içinden geçen akarsuyu kullanamamasinin sebepleri aşağıdaki maddelerde belirtilmektedir.

 İçinden akarsu geçen kentlerde planlama yapılırken geçmişte kentin su varlığının göz ardı edilmiş olması,

 Yapılan planların yasal mevzuata uygun olarak yapılıp uygulanamaması,

 Yasal mevzuattaki bazı kanunların birbiri ile çelişmesi,

 Uygulama projelerinde yerel yönetimler ile plan müelliflerinin kararlarında sağlam duramaması,

 Yasaların uygulanmasında değersel bilgi ile davranışsal bilgi arasında bir dengenin kurulamaması,

 Yasalardaki boşluklardan faydalanarak kıyı kenarlarının yapılaşması ve daha sonra buralarda kamulaştırma yapmanın getirdiği problemler,

 DSİ’ nin kentlerde uyguladığı taşkın koruma projelerinde önerdiği kesitlerin kent ile suyu birbirinden uzaklaştırması,

 DSİ’ nin eskiden beri süregelen standartlarının dışına çıkamamasından kaynaklı vizyon eksikliği.

 Kıyı Kanununda belirlenen kısıtların ve olanakların deniz, göl ve akarsular için aynı coğrafi koşullara, morfolojiye ve topografyaya sahipmiş gibi belirlenmesinden kaynaklı ortaya çıkan problemler,

 Kıyı Kanununda belirlenen akarsularda kıyı kenar çizgisinin kent merkezlerinden(imar planı olan alanlarda yapılaşma %50 ‘yi geçmişse) geçen akarsularda uygulanmaması, suyun geçtiği yerin sınır kabul edilmesi, özel mülkiyetin suyun kenarına kadar gelmesinden kaynaklı akarsu kıyısının başkaları tarafından kullanılamaması,

 Yasaların yıllara göre kronolojisine bakıldığın belirlenen yapı yaklaşma mesafeleri çok değişkenlik göstermektedir. Yeni yasa ve yeni çekme mesafesi geldiğinde önceden planlanmış yapılara dokunulamaması deniz kıyılarında olduğu gibi akarsu kıyılarının da yağmalanmasına sebep olmaktadır.

 Bireysel kaygıların olması,

 Yerel yönetimlerin seçim kaygılarının olması, bununla birlikte gelen rant spekülasyonlarının baskı yapması,

 Halkın bu konuda bilinçsiz olması

 Yerel yönetimlerin vizyon eksikliği

 Yerel yönetimlerin maddi imkânsızlıklarından kaynaklı farklı projeler üretememesi,

 Yapılan düzenlemelerde akarsu, çay ve derelerin taşkından korumak için taş duvarlarla kanala alınmasından kaynaklı insan ile suyun birbirinden uzaklaştırılması ile insanın görüş açısı içine girmeyen tasarımlar yapılmakta bu da suyun algılanmasını güçleştirmektedir.

    7269 sayılı “Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle, Yapılacak Yardımlara Dair Kanun”un 3. maddesine göre, “su baskınına uğrayabilecek yerlerde alınacak önleyici tedbirler Devlet Su İşlerinin bağlı bulunduğu bakanlıkça alınır” denilmektedir. DSİ su taşkınına uğrayabilecek yerlerde gerekli tedbirlerin alınması ile yükümlüdür ki bu amaçla birçok akarsu yatağında birtakım çalışmalar yapıldığı gözlenmektedir. Ancak bu çalışmalar yukarıda da belirtildiği gibi, akarsuların ıslahından çok, başka amaçlar için akarsu yatağının daraltılarak, akarsuyun hapsedilmesi veya dar bir kanala zorla sıkıştırılması şeklinde ortaya çıkmakta, akarsu yağmur suları ile beslendiği zaman, sel ve taşkınlarla birlikte isyan etmekte ve zorla sıkıştırıldığı yatağını tahrip ederek kendi tabii yapısını yeniden kurmak istemektedir.[Alptekin, 1990].

   DSİ taşkınları önlemek amacı ile çeşitli tedbirler almaktadır fakat  alınan bu tedbirlerin birçoğunun uzun vadede nehir ekolojisinin dengesini bozduğu gözlenmiştir.Islah, akarsuyu tabiatına uygun biçimde yönlendirmek ve bunu yaparken fiziksel, kimyasal ve biyolojik konumunu bozmamak, aksine iyileştirmek olmalıdır.  Ancak, gerçekte akarsu ıslahı onun tabiatını dizginleme amacına yönelik olduğu için, canlı bir varlık gibi olan akarsuyu başta ekolojik yapısı ve fiziksel yapısı olmak üzere birçok yönlerden bozduğu görülmüştür. Örneğin, ıslah çalışması olarak, yukarıda taşkın koruma şekillerinde de bahsedildiği gibi akarsuyun iki yanına 3-5 m beton veya duvar örerek akarsuyu kanala almak veya üzerini betonla kapatmak ve böylece alan kazanmak yerleşim bölgelerinde düşünülen ve uygulanan biçimdir. Bunun ekonomik maliyetinin düşük olduğu gerekçesiyle birçok yerel yönetim de bu uygulamayı tercih etmektedirler. DSİ’ nin kentlerde uyguladığı taşkın koruma projelerinde önerdiği kesitlerin kent ile suyu birbirinden uzaklaştırmaktadır.

   Islah, akarsuyu tabiatına uygun biçimde yönlendirmek ve bunu yaparken fiziksel, kimyasal ve biyolojik konumunu bozmamak, aksine iyileştirmek olmalıdır.Taşkınları önlemek amacı ile çeşitli tedbirler alınmaktadır. Fakat alınan bu tedbirlerin birçoğunun uzun vadede nehir ekolojisinin dengesini bozduğu gözlenmiştir

    DSİ bu önlemleri alırken akarsu ile kullanıcı ilişkisini birbirinden uzaklaştırmadan bir bütünlük içinde yapmalıdır. Küçük ama etkili tasarımlar ile kenti taşkın zararlarından korurken bir yandan da kente akarsuyun cazibesinden faydalanabilecek bir imaj kazandırılmalıdır.Yapılacak planlarda Akarsu kıyısı çevresi ve yüzeyi bütünleşik olarak düşünülerek tasarımlar yapılmalıdır. Tasarımlar, yapaylıktan uzak, akarsuyun ekolojisini de bozmayacak şekilde akarsuyun doğallığını korumalıdır .

   Avrupa ülkelerinde her kent kendi özelinde akarsuyunun özelliklerine bağlı olarak kurallar getirmekte ve tasarım rehberleri oluşturmaktadır.Avrupa’da yapılan tasarımlar, kıyıyı taşkından korurken aynı zamanda yapılan tasarım ile kullanıcıları su ile iç içe bir konuma getirmektedir.

   Ülkemizde de kent merkezlerinden geçen akarsuların artık standart uygulamalardan ziyade farklı vizyonlara sahip çağdaş tasarımlara ihtiyacı vardır.

  Tasarımlar her kente özel olmalıdır. Kent kültürü ve kimliği düşünülerek o kente has projeler üretilerek kente imaj kazandırılmalıdır. Su kıyıları kentlilerin su ile buluştukları alanlar olmalıdır.Bir akarsu alanı düzenlenirken su, yapı, ekoloji ve kıyı dokusu ile arasındaki geçişler düşünülerek geniş bir hat boyunca planlaması yapılmalıdır.

   Sonuç olarak , kentlerin akarsuları ile bütünleşmesindeki yasal engeller kaldırılmalıdır. Özellikle akarsu kıyısı kentlerde nehrin kent ile bütünleşme sürecinde  Dünya’daki ve Ülkemizdeki akarsular ile ilgili yasal mevzuat incelenmelidir.

     TÜRKİYEDE BÜTÜNCÜL BİR KIYI ALANI MEVZUATI YOKTUR.AKARSULAR ISLAH EDİLİRKEN DOĞAL YAPISI KORUNMASI İÇİN KENTSEL TASARIM İLE KENT VE AKARSUYU BİRLEŞTİRECEK  ŞEKİLDE  TASARIMA OLANAK SAĞLAYACAK  YASAL DÜZENLEMELER YAPILMALIDIR.

    Bayburt merkezde DSİ' nin Çoruh nehrini beton bir kanala alarak yaptiğı ıslah projesi , nehrin kimliğini ve doğal yapısını yok etmektedir. Gerekli yasal düzenleme yapılarak bu ve benzeri yapılacak yanlış uygulamaların  önüne geçilmelidir.

                                                             

                                                  

 

    

 

   



Bugün Mimar Asuman imzanı bekliyor!

Mimar Asuman UZ bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «Cumhurbaşkanlığı ( cumhurbaskanligi@tccb.gov.tr: AKARSULARIMIZ BETONLAŞTIRILMASIN. BAYBURT ÇORUH NEHRİNDE YAPILAN PROJE DURDURULSUN !». Mimar Asuman ve imza atan diğer 116 kişiye katıl.