Kampanya Kapatıldı
Kampanyanın muhatabı: cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan ve 4 diğer muhatap daha

Ülkemizde ebelik hizmetlerinin sağlık kurumlarında erişilebilir, gerekli ebelik izlem ve takiplerin uygulanabilir olması konusunda düzenlemelerin yapılmasını istiyoruz.

4.184
destekçi

Yüksek kalitede ebelik bakımı hayat kurtarır, sağlıklı aileler daha verimli topluma katkı sağlar.

Bu nedenle ebelik hizmetlerinin kadın ve çocuk sağlığında toplum tarafından erişilebilir olması gerekir.  

Bu amaçla;

  1. Anne ölümlerinin önlenmesinde risklerin erken tanımlanması, sezaryen doğumların azaltılması, normal doğum konusunda kadınların güçlendirilmesi, topluma sağlıklı ailelerin kazandırılması için doğum öncesi, doğum ve doğum sonrası sağlık hizmetlerinde etkin ebelik uygulamalarının toplum için erişilebilir olması,
  2. Bebek ve çocuk ölümlülüğünün bölgeler, kır-kent arasındaki farkların azaltılmasında ebelik hizmetlerinin uygulanması,
  3. Çocuk sağlığının yükseltilmesi için aile bağlanmasının kazandırılması, etkin emzirmenin izlem ve takibi,
  4. Yüksek derecede hastalık ve ölüm riski taşımakta olan adölesan gebeliklerin önlenmesi ve mevcut adölesan gebelerin takibi,  
  5. Öncelikle istenmeyen ve riskli gebeliklerin önlenmesinde etkin aile planlaması hizmetleri, tarama programları ile kadın sağlığı ve toplum sağlığı hizmetlerinde eğitim ve danışmanlığın verilmesinde ebelerin aktif görev almasını istiyoruz.

Mevcut Durum:

Ülkemizde 53.427 Ebe aktif olarak görev başındadır. Kurumlara göre hastanelerde %49 oranında (23 920) , aile hekimliği sisteminde %25 oranında (12.146) ve diğer kurumlarda %26 (12.628) oranında ebeler dağılım göstermektedir. http://www.saglik.gov.tr/TR/belge/1-32644/turkiyede-saglik-egitimi-ve-saglik-insangucu-durum-rapo-.html

AB Ülkeleri ile DSÖ Avrupa Bölgesi Ülkelerinde 100.000 kişiye düşen ebe sayısına göre;

AB ortalaması 33

DSÖ Avrupa ortalaması 44'tür.

Türkiye ortalaması 69'dur.

Oysaki AB ve DSÖ ortalamasında veya çok altında olan ancak ebelik uygulamalarının etkin olduğu ve ebelerin kendi alanlarında istihdam edildiği ülkelerde örneğin:

Bu Ülkelerde Sezaryen doğum oranları DSÖ önerdiği %15'in altında ve bir çok sağlık göstergesi istendik orandadır. 

Buna göre sağlık sonuçları ile ebelerin sayısının karşılaştırılması yetersizdir.  “Tam zamanlı, eşdeğer (full-time equivalent)” çalışma esasına göre mevcut ebelerin sayısı hesaplandığında, veriler ebelere erişim konusunda daha iyi bir fikir verebilir.

http://www.internationalmidwives.org/events/idotm/international-day-of-the-midwife-2015/

Bizim Ülkemizde Ebeler ne yazık ki kendi alanlarında etkin ebelik hizmetleri sunmak üzere çalışamamaktadır.  

TNSA,2013 verilerine göre Ülkemizde;

  • Yaşamlarının ilk iki ayında üç yaş altı çocukların sadece yüzde 58’i anne sütü ile beslenmiştir.
  • Bölgeler ve kır-kent yerleşim yerleri arasında bebek ve çocuk ölümlülüğünde belirgin farklılıklar bulunmaktadır. Ayrıca yine annelerin eğitim düzeyinin bebek ve çocuk ölümlülüğü ile ilişkisi bulunduğu görülmektedir.
  • Yaşı çok genç olan annelerden doğan çocuklar daha yüksek derecede hastalık ve ölüm riski taşımaktadırlar. Adölesan annelerin yetişkin annelere göre olumsuz gebelik sonuçlarına veya annelikle ilişkili ölümlülüğe maruz kalmaları daha olasıdır.
  •  Ülkemizde adölesan dönemde olan kadınların neredeyse yüzde 5’i çocuk doğurmaya başlamıştır: Bu yaştaki kadınların yüzde 3’ünün bir canlı doğumu olmuştur; yüzde 1’i ise araştırma tarihinde ilk çocuğuna gebedir. Adölesan dönemde çocuk sahibi olmaya başlayan kadınların yüzdesi bölgesel farklılıklar göstermektedir, Batı’da yüzde 3 olan bu oran Güney, Orta ve Doğu’da yüzde 6 veya daha fazladır.
  • TNSA-2013 sonuçları, araştırmadan önceki son beş yıl için (kabaca Aralık 2008 ile Kasım 2013 arasındaki dönem) beş yaş altı ölümlülüğün 1,000 canlı doğumda 15 olduğunu göstermektedir. Bu, Türkiye’de her canlı doğan 66 çocuktan 1’inin beşinci yaş gününe ulaşmadan öleceği anlamına gelmektedir. Bebek ölüm hızı 1,000 canlı doğumda 13, neonatal ölüm hızı ise 1,000 canlı doğumda 7’dir. Bu hızlar, erken çocukluk döneminde meydana gelen ölümlerin yüzde 87’sinin yaşamın ilk yılında, yaşamın ilk yılında meydana gelen ölümlerin ise yüzde 47’sinin yaşamın ilk ayında meydana geldiğini göstermektedir.
  • Kadınların yüzde 97’si araştırma tarihinden önceki son beş yıl içinde gerçekleşen en son doğumlarında en az bir kez sağlık personelinden (doktor veya hemşire/ebe) doğum öncesi bakım almış olup bu kadınların neredeyse tamamına yakını (yüzde 95) doğum öncesi bakımı doktordan almıştır. Doğum öncesi bakımda, yerleşim yerine ve bölgelere göre de farklılıklar bulunmaktadır. Kırsal alanlarda doğum öncesi bakım almayan kadınların yüzdesi ülke ortalamasının iki katından fazla, kentsel alanlarda yaşayan kadınların yüzdesinin üç katından fazladır.
  • Son beş yılda meydana gelen tüm doğumların yüzde 48’i sezaryen ile yapılmıştır. Sezaryen doğumlar, TNSA-2008’e (yüzde 37) göre büyük ölçüde yükselmiştir. Sezaryen ile doğum yapma olasılığı annenin yaşıyla birlikte artarken çocuğun doğum sırasıyla azalmaktadır. Buna ek olarak ilk doğumların yüzde 52’si sezaryen ile yapılmıştır. Kentlerde yaşayan kadınlar (yüzde 52) arasında kırsal bölgelere (yüzde 36) göre sezaryen daha yaygındır. Sezaryen ile yapılan doğumlar, Doğu bölgesi (yüzde 32) hariç tüm bölgelerde yüzde 50 ve üzeridir. Sezaryen ile doğum hızı, eğitim ve refah düzeyiyle birlikte artmaktadır. En yüksek eğitim ve refah düzeyinde yüzde 66 veya üzeri olan sezaryen oranı, en düşük eğitim ve refah düzeyinde sezaryenle gerçekleşen doğumların iki katından daha fazladır.
  • TNSA-2013 sonuçları bebeklerin yüzde 58’inin yaşamın ilk iki ayında sadece anne sütü ile beslendiğini göstermektedir. Bu yüzde çocuğun yaşıyla birlikte hızla azalmakta, 4-5 aylık bebeklerde yüzde 10’a kadar gerilemektedir. Aynı zamanda 2 aylıktan küçük çocukların yüzde 10’unun anne sütü ile beraber su, içinde su olan sıvılar ve meyve suyu aldıklarını göstermektedir (predominantly breastfed). Özet olarak, emzirme Türkiye’de yaygın olmasına rağmen, çocuklarda sadece anne sütü ile beslenme TNSA-2008’de yüzde 42 iken, TNSA 2013’te yüzde 30’a düşmüştür; dolayısıyla sadece anne sütüyle beslenme önerildiği gibi yaygın olarak uygulanmamaktadır.
  • http://www.hips.hacettepe.edu.tr/TNSA_2013_ana_rapor.pdf

  “Daha iyi yarınlar için; Ebemi geri istiyorum” İmza Kampanyası

Ebeler ne iş yapar?

Yüzyıllardır ebeler mesleki bilgileri doğrultusunda kadınlar, gebeler, anneler ve aileleri ile çalışır. Ebeler gebelik öncesi, gebelik, doğum ve doğum sonrası lohusa bakımında eşsiz meslek profesyonelidir. Görev yetki ve sorumlulukları yasalar ile belirlenmiştir.

Bir ebe normal seyreden bir gebelikte doğumu kendi sorumluluğunda yaptırabilir. Bunun için anneye yardımcı olur. Ebenin sorumluluğu riskleri erken tanımlamak ve bir Kadın Hastalıkları ve Doğum Doktoru ile iletişime geçmenizi sağlamaktır.

BİR EBE; 

Gebelikte:

Ebeler gebelik tanısı koyar ve size bir gebe izlem kartı hazırlar. Anne ve baba adayını bu doğrultuda bilgilendirir. Sağlıklı bir gebelik geçirmeniz için her zaman yanınızdadır. Gebeliğiniz normal seyrinde giderse tüm gebelik izlemlerinizi (ileri tetkikler hariç) bir ebe yapabilir. Örneğin; gebelikte annenin tartılması, tansiyonunun ölçülmesi ,bebeğin gelişimini ve kalp seslerini izleyebilir. Rutin kontrollerinizi yapar ve ileri tetkikler için sizi Kadın Doğum Uzmanına yönlendirir.

Hatta gebelik süresince yalancı doğum sancıları veya ağrı hissetmeniz durumunda size yardımcı olur. Bu bakım ve bilgilendirme ile sizin acil sağlık hizmetlerine gereksiz başvurularınızı önleyebilir.  Erken doğum eylemi başlamadan belirtileri tanımlayabilir, sizin ve bebeğiniz için en doğru kararı almanıza yardımcı olur. Sizin gebelik süresince doğuma hazırlanmanız için doğuma hazırlık kursları düzenleyerek sizi ve ailenizi doğuma hazırlar.

Tüm bu hizmetleri istediğiniz Kurum veya evde alma hakkınız vardır.

Doğumda:

Doğum eylemi başladığında her kadının bir ebeden bakım alma hakkı vardır. Bu sağlıklı ve normal bir doğumun gerçekleşmesi ve daha az tıbbi müdahaleye maruz kalmanız ve dilediğiniz doğumu gerçekleştirmeniz için gereklidir.  Ebeler doğumda anne adayına eşlik ederler. Doğum eyleminde bir ebe eşliğnde tüm süreç boyunca ağrı yönetimi, nefes egzersizleriniz, beslenmeniz,  doğum travmalarından korunmanız ve korkusuz bir doğum için her gebenin bir ebeden hizmet almak hakkıdır.

Son zamanlarda ülkemizde artan sezaryen oranlarınin %48 oranında olması ve bazı bölgelerimizde bu oranın dahada artmış olması  bu anlamda şaşıtıcı değildir.

 Doğum Sonu:

Bir doğum annenin, bir ailenin, bedensel ve ruhsal anlamda gelişmesine ve  değişmesine işaret eder. Bu zamanlarda ebeler annelerin yanındadır.  Annelik görevlerine uyumunda, bebek bakımında ve aile bütünlğünün sağlıklı sürdürülmesinde bir ebe tüm bilgilerini sizinle paylaşır. Aynı zamanda bir ebe dünyanın eşsiz besini olan anne sütünden bebeğinizin yararlanması için emzirmenin başlatılması ve sürdürülmesi için sizi düzenli aralıklarla gözlemler ve destekler. Bazı durumlarda lohusa depresyonundan anneleri korumak için gerekli gözlemleri  ve danışmanlığı yapar ve ilgili uzmanlık alanına sizi yönledirir.

Kısacası hayatınızın her döneminde profesyonel bir ebeden hizmet almak hakkınızdır.

Ancak son yıllarda ne yazıkki bu durum değişmiştir. Kadınlarımız ebelik uygulamalarına erişimde kısıtlılık yaşamaktadır yada bu hizmetleri farklı meslek gruplarından almaktadır. Evde ise bu hizmetleri talep etmek neredeyse imkansız hale gelmiştir.

Bu sebeple;

21-28 Nisan Ebeler haftası ve 5 Mayıs Dünya Ebeler gününde “Daha iyi yarınlar için; Ebemi geri istiyorum”   imza kampanyasına  destek vermenizi diliyoruz.

Nasıl ki sizin bir ebeye ihtiyacınız varsa, bir ebeninde sizin korumanıza ihityacı vardır.

Yaşadığınız bölgede ihtiyaç duyduğunuz  her anda  ulaşabileceğiniz bir ebenin olmasını istiyorsanız lütfen sizde Ebeler Derneği tarafından başlatılan imza kampanyasına destek veriniz.

Biliyoruzki;

Artan Sezaryen oranlarını düşürmek, Ülkemizde anne ölümlerini ve erken doğumları (prematüre) azaltmak için “Şimdi dünyanın ebelere, her zamankinden daha çok ihtiyacı var.”

Sağlıklı ve mutlu yarınlar için bu imza kampanyasında buluşmak dileğiyle…   

Saygılarımızla    

Türk Ebeler Derneği       http://www.turkebelerdernegi.com/

 

Bju kampanya şunlara teslim edildi:
  • cumhurbaşkanı
    recep tayyip erdoğan
  • Başbakan
    Ahmet Davutoğlu
  • Sağlık Bakanı
    Mehmet Müezzinoğlu
  • Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı
    Ayşenur İslam
  • Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyon Başkanı
    Necdet ÜNÜVAR


Ebeler Derneği bu kampanyayı bir imzayla başlattı, şimdi 4.184 destekçisi var. Görmek istediğin değişimi yaratmak için bugün sen de bir kampanya başlat.




Bugün Ebeler Derneği imzanı bekliyor!

Ebeler Derneği bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «cumhurbaşkanı, Başbakan, sağlık bakanı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı, Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyon Başkanı: Ülkemizde ebelik hizmetlerinin sağlık kurumlarında erişilebilir, gerekli ebelik izlem ve takiplerin uygulanabilir olması kon». Ebeler Derneği ve imza atan diğer 4.183 kişiye katıl.