Sağlıklı bir hayat için GDO'dan VAZGEÇ

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 200.


Merhaba ben Emre Ceylan Hürriyet Anadolu Lisesinde okuyorum .Ben ve benimle birlikte olan 4 kişi ile birlikte bir felsefe sosyal sorumluluk projesi aldık. Bu sosyal sorumluluk projemiz GDO nun zararlı olduğu,kullanılmaması gerektiği, kullanımının azaltılması gerektiğinden sizlere bahsetmek istiyoruz.Hedefimiz gerektiği kadar oy toplamak ve bu sosyal sorumluluk projemizi bir nebze de olsa insanlara kabul ettirmek.Oylarınız için şimdiden teşekkürler :)

  • GDO, yani Genetiği değiştirilmiş organizma, bir canlının genetik özelliklerinin insan eliyle laboratuar ortamında değiştirilmesiyle elde edilir. GDO, dünyamız ve canlılar üzerinde yapılan tehlikeli bir deneydir.
  • GDO'lar genellikle bir canlı türünün doğal hayatta sahip olmadığı bir özelliğin bir başka canlıdan gen aracılığıyla aktarılmasıyla elde edilir. Örneğin mısıra zehir salgılayan bir bakteriden gen transfer edilerek mısırın böcek öldüren zehir üretmesi sağlanır.
  • Dünya'da GDO'nun durumu

    GDO'lu tarımsal üretim daha fazla verim, daha çok gelir düşüncesi hedeflenerek benimsenmiştir. Bu üretimin %50’lik kısmı ABD’de oluşmaktadır. Örneğin 1998 yılında GDO’lu üretim sonucu gıda miktarı 6 katına çıkmıştır. Son dönemlerde Avrupa Birliği ülkeleri arasında, Yunanistan, Avusturya, Macaristan, Polonya, Fransa, Almanya gibi ülkeler kimyasal maddeli bu gıdaları oluşturmayı bırakmıştır. İspanya’da halk yürüyüşleri olmuş ve bunun sonucunda GDO’lu besinlerin üretiminde %35’lik bir azalma görülmüştür.

  • Evet,gen aktarımı sayesinde besinler daha cazip ve kaliteli hale getirilebilir ve daha çok ürün alınabilir. Ayrıca, bu organizmalar bazı hastalıklara karşı daha dirençli kılınarak, verim artışı yoluyla dünyada açlıkla mücadele edilebilir. Meyvelerin olgunlaşma süreci değiştirilebilir, besin öğeleri zenginleştirilebilir, depolama ve raf ömrü uzatılabilir, besinlerin tatları arttırılabilir. Hekimlik ile ilgili alanlarda da GDO’lardan yararlanılabilir. Örneğin bazı organizmalar; tripsin ve benzeri ürünleri (insulin gibi) yapmak ve ağızdan alınan aşılar, antikorlar ve endüstride kullanılan enzimler üretmek veya sanayide farklı amaçlı kullanıma yönelik ürünler elde etmek üzere yönlendirilebilir.
  • Fakat ;  Bu bahsedilen özelliklerin, insanlığa sağladığı yararlar açısından bir mucize olarak görülen gen aktarımlı ürünler kamuoyu tarafından oldukça sert tepkiler de almıştır. Özellikle sivil toplum kuruluşlarının bilgilendirmeleri ve halkı uyarma adına yürüttüğü çalışmalar sayesinde bir çok tepki alınmasını sağlamıştır. Bu sayede bazı ülkeler �”Tayland ve Yeni Zelanda gibi- bu ürünlerin ülkeye giriş çıkışlarına yasak getirmişlerdir.
  • GDO kendine ait olmayan, başka bir özelliğe ait ürün üretir. Bu ürün çeşitli hormonlar vb. olabilir. Bu yüzden onu tüketen veya o organizma ile etkileşimde olan canlıları ve çevreye olumsuz etkiler de yayabilir. Örneğin; GDO’lu bir patatesin farelerde zehir özelliği göstererek, onların bağışıklık sistemini bozduğu görülmüştür.
    Yine benzer şekilde, örneğin; fındık üzerinden alınan bir genin, başka bir ürüne aktarıldığında, o ürünün fındığa ait özellikleri üretmeye başlar. Ürünü tüketen kişinin fındığa karşı herhangi bir alerjisi var ise, tüketildiği anda o kişi için tehlike arz edecektir.
  • Dünyada yaşayan tüm canlılar belirli bir ekosistem içerisindedir ve tüm canlıların yaşamları zincirleme reaksiyonlarla birbirlerine bağlıdır. Bundan dolayı tarımda yaratılan tahribat veya yapılan bir değişiklik sadece bitkileri değil, onlarla etkileşim içerisinde olan; hayvanları, insanları, havayı, suyu kısaca tüm doğayı etkilemektedir.
  • GDO’lu ürünler nelerdir?
    Dünya üzerinde bir çok genetiği ile oynanmış ürün bulunmaktadır. Mısır, domates, patates, pirinç, soya, buğday, kabak, bal kabağı, ayçiçeği, yer fıstığı, bazı balık türleri. Bunların dışında çalışmaların devam ettiği ürünler: muz, ahududu, çilek, kiraz, ananas, biber, kavun, karpuz, kanola. Mısır ve soya, genleriyle oynanmış bitkiler arasında ilk sıralarda yer aldığı için bu bitkilerden üretilen yan ürünlerin kullanıldığı bütün ürünler GDO’lu olma riski taşıyor: Mısır ve soyadan üretilen yağ, un, nişasta, glikoz şurubu, sakkaroz, fruktoz içeren gıdalar günlük tüketim maddeleri arasında yer alıyor. Örneğin, bisküvi, kraker, pudingler, bitkisel yağlar, bebek mamaları, şekerlemeler, çikolata ve gofretler, hazır çorbalar, mısır ve soyayı yem olarak tüketen tavuk ve benzeri hayvanlardan elde edilen gıdalar ve pamuk GDO’lu olma riski taşıyanların başında geliyor.
  • Bizler artık doğallıktan yoksunuz ve yoksun olmaya da devam edeceğiz. İnsanlardaki tüketim çılgınlığı artmaya devam ettiği sürece, ihtiyaçları karşılama adına bu girişimler devam edecektir. Özellikle 20. Yüzyıldan itibaren yetişen nesil, hangi meyvenin hangi mevsimde yetiştiğinden haberi yok. Hangi sebzenin asıl mevsimi kıştır, bilmiyor. Hepimiz doğallıktan çıkıp yapaylığa doğru ilerliyoruz. Sağlıklı beslenme adına gelişimimiz hep eksi (-) yönde ilerliyor.
  • İşte bu yüzden GDO'ya hayır!!!