Petition Closed
Petitioning T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı

Bornova "AĞAÇLI YOL" da AVM İstemiyoruz! #DirenAğaçlıYol

Şu anda 8 ay öncesine kadar imar planlarında “sosyal donatı alanı”/ “yeşil alan” olarak kayıtlı, 400 dekarı aşkın büyüklükte ki yeşil bölge, Cumhuriyet’in en önemli hizmet ve yatırım kurumları olan Türkiye Cumhuriyeti Karayolları ve Devlet Su İşleri Bölge Müdürlükleri ile Zeytincilik Araştırma İstasyonu tarafından 60 yılda yetiştirilmiş ağaçları ve bitki örtüsüyle İzmir’in akciğerlerinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır.

Ancak bu yeşil alanın dörtte birini oluşturan Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü tesislerinin yer aldığı yaklaşık 100 dönümlük kısmı Özellleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından AVM ve rezidanslar otel yapılarak betonlaştırılmak üzere satılmak üzeredir. Eğer İzmir bu araziye sahip çıkıp satışı durdurumazsa ardından DSİ ve Zeytincilik İstasyonu arazilerinin de aynı amaçlarla satılarak betonlaştırılacaktır.


Ağaçlı Yolda ne yapılacağına İzmir halkı karar versin…

Özelleştirme İdaresi ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile yaptığı işbirliği sonucu Ağaçlıyol’da bulunan Karayolları arazilerinin 10 kata kadar ticari kullanım için imara açılmış ve severler için eşsiz bir arsa konumuna gelmiştir.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Bornova Belediyesi’nin reddetmesine karşın, bakanlık onayı ile yürürlüğe giren bu imar planlarına yine iki belediye yürütmeyi durdurma istemi ile dava açmalarına rağmen bu araziler 18 Temmuz 2013 tarihinde satışa çıkarılmıştır. Açılan davalar henüz sonuçlanmadığından, İzmir halkı olarak, satışın durdurulmasını ve bu alanın İzmir halkının talepleri ve ihtiyaçları doğrultusunda yeniden şekillendirilmesini istiyoruz… Resmi gazetede yayınlanan satış ilanına göre son teklif verme tarihi 19 Eylül’dür tüm bu sebeplerden dolayı bu alanının satışından vazgeçilmelidir…

AKP hükümeti özelleştirmede zirve!

AKP’nin özelleştirme saldırısı neo-liberal karşıdevrim programının temel taşlarından biridir. Tartışmasız bir şekilde AKP hükümeti neoliberal karşıdevrim programının en sadık ve başarılı uygulayıcılarından biridir. Şu an ülkedeki tek mutlak güç, seçilmiş otorite olan AKP nin özelleştirme politikaları çevre ve doğaya zarar vermenin dışında en büyük etkisi çalışanlar üzerinde görülmektedir. Türkiye’de 27 yıldır süren (1985) özelleştirmelerin yüzde 85’i son 10 yılda (2003–2013) AKP hükümeti tarafından gerçekleştirilmiştir. 1985–2002 döneminde 7,7 milyar dolarlık özelleştirmeye karşılık AKP hükümeti ilk 10 yılında (1 ocak 2003 – 31 aralık 2012) 49 milyar dolarlık özelleştirme yapmıştır. Bu özelleştirmeler sonucu on binlerce kişi işsiz kalmıştır. Sadece 2012 yılında gerçekleştirilen özelleştirme tutarı 14 milyar dolar olarak açıklanmıştır. Bu bir yıllık rakam AKP hükümeti öncesi 17 yıllık toplam özelleştirme tutarının yaklaşık iki katıdır. Diğer bir ifadeyle AKP hükümeti kendinden önceki hükümetlerin 17 yılda yaptığı özelleştirmenin yaklaşık iki katını sadece bir yıl [2012] içinde yapmıştır.

Şimdiye dek özelleştirilen kuruluşlarda çalışanların ez az yarıya yakını işini kaybetmiştir. Özelleştirilen bu işyerlerinde sendikalaşma oranı yüzde 90’lardan yüzde 36’lara gerilemiş ve ücretler de düşmüştür. 2000’li yıllarda gerçekleşen özelleştirmeler sonucu her yüz sendikalı işçiden 79’u işinden olmuş, 2009 itibariyle bu sayı 30 bin sendikalı işçiyi aşmıştır.


Son 10 yılda dış borcu üç kat artan ve ABD’den sonra Dünyada en büyük cari açığa sahip ülke olan Türkiye tam bir sermaye cenneti durumundadır. Bunu kabul edilemez ve sürdürülemez bir politika olarak görüyoruz. Yunanistan örneği Türkiye’nin gideceği olası noktayı göstermektedir.

Saygılarımla


ERDAL AKSÜNGER / CHP İzmir Milletvekili

Letter to
T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı
Bornova "AĞAÇLI YOL" da AVM İstemiyoruz!
Şu anda 8 ay öncesine kadar imar planlarında “sosyal donatı alanı”/ “yeşil alan” olarak kayıtlı, 400 dekarı aşkın büyüklükte ki yeşil bölge, Cumhuriyet’in en önemli hizmet ve yatırım kurumları olan Türkiye Cumhuriyeti Karayolları (TCK) ve Devlet Su İşleri (DSİ) Bölge Müdürlükleri ile Zeytincilik Araştırma İstasyonu tarafından 60 yılda yetiştirilmiş ağaçları ve bitki örtüsüyle İzmir’in akciğerlerinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır.
Ancak bu yeşil alanın dörtte birini oluşturan Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü tesislerinin yer aldığı yaklaşık 100 dönümlük kısmı Özellleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) tarafından AVM ve rezidanslar otel yapılarak betonlaştırılmak üzere satılmak üzeredir. Eğer İzmir bu araziye sahip çıkıp satışı durdurumazsa ardından DSİ ve Zeytincilik İstasyonu arazilerinin de aynı amaçlarla satılarak betonlaştırılacaktır.
Ağaçlı Yolda ne yapılacağına İzmir halkı karar versin…

Özelleştirme İdaresi ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile yaptığı işbirliği sonucu Ağaçlıyol’da bulunan Karayolları arazilerinin 10 kata kadar ticari kullanım için imara açılmış ve severler için eşsiz bir arsa konumuna gelmiştir. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Bornova Belediyesi’nin reddetmesine karşın, bakanlık onayı ile yürürlüğe giren bu imar planlarına yine iki belediye yürütmeyi durdurma istemi ile dava açmalarına rağmen bu araziler 18 Temmuz 2013 tarihinde satışa çıkarılmıştır. Açılan davalar henüz sonuçlanmadığından, İzmir halkı olarak, satışın durdurulmasını ve bu alanın İzmir halkının talepleri ve ihtiyaçları doğrultusunda yeniden şekillendirilmesini istiyoruz… Resmi gazetede yayınlanan satış ilanına göre son teklif verme tarihi 19 Eylül’dür tüm bu sebeplerden dolayı bu alanının satışından vazgeçilmelidir…

AKP hükümeti özelleştirmede zirve!

AKP’nin özelleştirme saldırısı neo-liberal karşıdevrim programının temel taşlarından biridir. Tartışmasız bir şekilde AKP hükümeti neoliberal karşıdevrim programının en sadık ve başarılı uygulayıcılarından biridir. Şu an ülkedeki tek mutlak güç, seçilmiş otorite olan AKP nin özelleştirme politikaları çevre ve doğaya zarar vermenin dışında en büyük etkisi çalışanlar üzerinde görülmektedir. Türkiye’de 27 yıldır süren (1985) özelleştirmelerin yüzde 85’i son 10 yılda (2003–2013) AKP hükümeti tarafından gerçekleştirilmiştir. 1985–2002 döneminde 7,7 milyar dolarlık özelleştirmeye karşılık AKP hükümeti ilk 10 yılında (1 ocak 2003 – 31 aralık 2012) 49 milyar dolarlık özelleştirme yapmıştır. Bu özelleştirmeler sonucu on binlerce kişi işsiz kalmıştır. Sadece 2012 yılında gerçekleştirilen özelleştirme tutarı 14 milyar dolar olarak açıklanmıştır. Bu bir yıllık rakam AKP hükümeti öncesi 17 yıllık toplam özelleştirme tutarının yaklaşık iki katıdır. Diğer bir ifadeyle AKP hükümeti kendinden önceki hükümetlerin 17 yılda yaptığı özelleştirmenin yaklaşık iki katını sadece bir yıl [2012] içinde yapmıştır.

Şimdiye dek özelleştirilen kuruluşlarda çalışanların ez az yarıya yakını işini kaybetmiştir. Özelleştirilen bu işyerlerinde sendikalaşma oranı yüzde 90’lardan yüzde 36’lara gerilemiş ve ücretler de düşmüştür. 2000’li yıllarda gerçekleşen özelleştirmeler sonucu her yüz sendikalı işçiden 79’u işinden olmuş, 2009 itibariyle bu sayı 30 bin sendikalı işçiyi aşmıştır.
Son 10 yılda dış borcu üç kat artan ve ABD’den sonra Dünyada en büyük cari açığa sahip ülke olan Türkiye tam bir sermaye cenneti durumundadır. Bunu kabul edilemez ve sürdürülemez bir politika olarak görüyoruz. Yunanistan örneği Türkiye’nin gideceği olası noktayı göstermektedir.