Boğaziçi Üniversitesi kampüsleri kültür ve tabiat mirasıdır. Dönüştürülmesine göz yummayın

Boğaziçi Üniversitesi kampüsleri kültür ve tabiat mirasıdır. Dönüştürülmesine göz yummayın

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 1.500.


Boğaziçi Üniversitesi kampüsleri Türkiye'nin önemli kültür ve tabiat miraslarından biridir. Kampüslerimiz bizden habersiz değersiz alanlara dönüştürülüyor. Kendi öğrencisinden personeline, bileşenlerini hiçe saymadan karar alma sürecine dahil eden, kampüs ve üniversite değerlerine sahip çıkan şeffaf bir üniversite yönetimi istiyoruz.

Karantina dönüşü Boğaziçi Üniversitesi kampüslerini, yıllardır koruduğu değerlerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya bulduk: ağaçların kesilip beton döküldüğüne, mezunlar içeri alınmazken düğünlerin yapıldığına şahit olduk. Öğrencisinden personeline, Boğaziçi Üniversitesi bileşenleri olarak hepimiz bu durumun önünün alınamayacağından endişeliyiz. Üniversite yönetimine sesimizi ulaştırmak ve üniversite bileşenlerinin yok sayılmadığı, kampüslerin doğasının ve kültürünün tahrip edilmediği, şeffaf ve açık bir iletişim talebimizi iletmek, sorularımıza yanıt alabilmek için desteğinize ihtiyacımız var.

Boğaziçi Üniversitesi yönetiminden cevap bekliyoruz, okulda kimsenin olmadığı pandemi döneminde;

  • Zarar ettiği gerekçesiyle personeline 4 ay maaş ödenmeyen Kennedy sosyal tesisine yeni bir mutfak inşa etmek için bir bütçe yaratılmış; bu mutfak için alt bahçedeki meyve ağaçları, yeşillikler ve canlılar yok edilmiş ve üstlerine beton dökülmüştür. Yeni bir mutfağa ve doğa katliamına gerçekten gerek var mıydı?
  • Mezunlar okula hiçbir şekilde alınmıyor ve öğrenciler akşam 4’ten sonra kampüslerden çıkarılıyorken, 11 Temmuz’da ve Türkiye’de düğünlerin henüz yasal olmadığı 14 Haziran’da güney kampüste düğün yapılmıştır. Öğrencilerin bile okulda bulunmasına izin verilmeyen saatlerde kampüslerde bulunma ayrıcalığı neden parasıyla düğün yapanlara verilmiştir?
  • Okulda çok fazla ağacın budama adı altında kesildiğini düşünüyoruz. Yaş ağaçların da kesilme gerekçesi nedir?

Kesilen ağaçlar ve dökülen betonlarla yuvasız kalan/yok edilen kuşları; karıncaların, kaplumbağaların, kirpilerin, boğazın incisi erguvanların, kampüs canlılarının başına gelenleri görüp üzülüyoruz. Kampüsümüzün biz okul öğrencilerinin, mezunlarının, personellerinin ve tüm bileşenlerin elinden de kayıp gideceğinden korkuyoruz. Boğaziçi Üniversitesi kampüslerinde doğanın talan edilmesini ve üniversite bileşenlerinin değil, parayla düğün yapanların rahatça gezebilmesini, kabul edilemez buluyoruz.

#boğaziçiüniversitesihepimizin ise, Boğaziçi Üniversitesi yönetiminin öğrencisinden personeline bütün bileşenlerini dikkate alması lazım. Boğaziçi Üniversitesi kampüsleriyle bu ülkenin korunması gereken kültür ve tabiat miraslarından biridir.

Her gün yeni bir doğa, kültür, tarih katliamı haberiyle karşılaşıyoruz. İstanbul'da kalan nadir yeşil, tarihi alanlardan biri olan kampüslerimizin para verilerek düğünlerin yapıldığı, personellerin öğrencilerin haklarının ihlal edilip yok sayıldığı, ağaçların kesilip betonlaştırıldığı değersiz alanlar olmasına bir an önce birlikte dur diyelim.