BOZÜYÜK MURATDERE KÖYÜNDE BAKIR MADENİNE HAYIR!!!!!!!!!

0 have signed. Let’s get to 200!


 Biz insanoğlu yüzyıllardır doğayı tehdit eden tek canlı olma özelliğine sahibiz.Bunun getirdiği felaketleri nitekim yaşanan doğa olayları ile de görmekteyiz.Bizim memleketimiz halen doğal güzelliklerini koruma özelliğine sahip olan,tüm canlılara havası ve suyu ile yaşam imkanı sunan eşsiz güzelliklere sahip bir yaşam alanı.Kaldı ki biz değil bir ağacın 72.973 ağacın kesilmesine asla göz yummayız.insanlarımızın sağlığını tehdit edecek olan bu bakır madenine de sonuna kadar karşıyız.
 Türkiye 2004 yılında değiştirilerek korumacı maddelerden arındırılan Maden Yasası’nın ardından başlayan vahşi madencilikle adeta köstebek yuvasına döndü. Ormanlar, sular, tarım alanları, hayvancılık ve tarihi mirasın yanında yaşam alanları vahşi madenciliğin tehdidi altında.Biliminsanlarının uyarıları, kamuoyunun tepkisine rağmen vahşi madencilik hız kesmiyor. Yetkililerin denetlemekte ve önlem almakta yetersiz kaldığı vahşi madenciliğin sonucu ortaya çıkan tahribatsa artık mızrağın çuvala sığmadığını gösteriyor.

 Kamu vicdanını derinden yaralayan bu tablo karşısında konuyla ilgili bir rapor hazırlayan İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Abd. Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. M. Doğan Kantarcı, taş ocağı işletmeleriyle ilgili bugüne kadar tartışma konusu olan pek çok noktaya açıklık getiriyor.

 Açık taş ocağı ve maden ocağı işletmeciliğinin birçok yerde kaçınılmaz bir yöntem olarak kullanıldığını belirten Kantarcı, “Açık Taş Ocağı İşletmesinin Çevreye Etkileri ve Sürdürülebilirliği” başlıklı raporunda, “açık taş ocağı veya maden ocağı işletmelerinin yakın ve uzak çevrelerine etkilerini bir arazi kesiti üzerinde incelemek, belirlemek ve değerlendirmek konuyu kavramak için daha uygundur. Dağlık ve tepelik arazideki ormanlar odun hammaddesi üretimi yanında su da üretirler. Ormana düşen yağış gözenekli orman toprağından sızarak anakaya çatlak sistemine, oradan da kaynaklara, derelere ve yeraltı suyuna ulaşır. Yer altı suyu; içme suyu, kullanma suyu ve ovadaki tarım alanlarının sulanması, bitkisel üretimin arttırılması, halkın beslenmesi için kullanılmaktadır. Bu ilişki ‘üstün kamu yararı’ kapsamında kavranır ve değerlendirilir. Çünkü üretilen su tarım için, dolayısı ile halkın beslenmesi ve varlığının devamlılığı için gereklidir. Açık ocak işletmelerinin su üretimine ve doğal su sızma/akma yollarının bozulması üzerine etkileri ile ele almak ve değerlendirmek gerekmektedir.Taş ocaklarında toz daima vardır. Patlatmada, gevşetilmiş kayanın makine ile kazılması, kaldırılması, yığılması aşamalarında, kırma/eleme işlemlerinde, işlenmiş materyalin yığılmasında, kamyonlara yüklenmesinde ve nakliyatta toz çıkar. Tozu önlemek veya bastırmak için sözü edilen torba filtreler ve ıslatma yöntemleri ya hiç kullanılmaz veya pek bir işe yaramazlar. Özellikle kurak mıntıkalarda kireçtaşı ocaklarında materyali ıslatmak için su yetersizdir.Islatma suyu da hızla buharlaşır. Toz yerleşim alanlarında konu ile ilgisi olmayan insanların sağlığını olumsuz etkiler. Bitki yapraklarını kaplayarak solunumu ve fotosentezi engeller. Çiçeklenme döneminde döllenmeyi önler ve meyve oluşumunu azaltır. 

 Ayrıca bakınız şu da çok ilginç.Balıkesir'in Balya ilçesindeki kapalı maden alanında inceleme yapan Türk Tabipleri Birliği (TTB) Halk Sağlığı Kolu, değerlendirmelerini açıkladı:"Gümüş, kurşun, çinko çıkarılan ve 65 yıldır kapalı bulunan maden sahasında, çevresel zararlar sürüyor. Madenin atıklarının yer altı sularına karışması ihtimali var; Manyas gölü tehlikede. Atıklar nedeniyle tarım ve hayvancılık zarar görüyor, ağır metaller çevreyi kirletiyor. Bölgede, çevresel kirlilikten kaynaklanan hastalıklar ve ölümler var."Düşünün tam 65 yıldır kapalı ve zararları halen devam ediyor.

 Şimdi tüm yetkilileri duyarlı olmaya davet ediyoruz.Bu projenin bir an önce durdurulmasını talep ediyoruz.Saygılarımızla 

                                          Dilay Köteş                  Bozüyük Doğayı ve Hayvanları Koruma Derneği Başkanı (BOZHAYKO)

    @@Hem bireysel hem dernek adına hem de tüm canlılar ve doğa adına başvurumdur.@@                    

 



Today: DİLAY is counting on you

DİLAY NEFES ECEM needs your help with “bimer@basbakanlik.gov.tr, bilgiedinme@basbakanlik.gov.tr: Doğayı kurtarmak”. Join DİLAY and 123 supporters today.