İnsan Hakları Savunucusu Ömer Faruk GERGERLİOĞLU SUSTURULAMAZ!

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 10.000.


İnsan Hakları mücadelesi, yani insanın insan olmaktan kaynaklı hakları mücadelesi, insanoğlunun varoluşu kadar eski bir mücadeledir.

Tüm dünyada verilen mücadelelerle elde edilen insan hakları, yaşadığımız topraklarda hep vitrin için, Avrupa Birliği'nin kapılarını aşındırmak için kullanılmış, kişi ya da gruplar kendileri için isterken başkalarına layık görmemiş, insan hakları mücadelesi verenler bizzat devlet eliyle terörize edilmiştir.

İnsan hakları savunucuları devletin zor gücüyle karşılaşmış, baskı şiddet ve tutuklama ile cezalandırılmıştır. Bu ülkede resmi devlet anlayışının ve dilinin dışındaki her şey ve bu anlayışın dışında kalan tüm toplumsal kesimler insan hakları mücadelesi vermek zorunda kalmıştır.

Bu ülkede insan hakları mücadelesi devlet ve devlet aygıtları tarafından bastırılırken, bunun karşısında susmayan ve talepleri için direnen ve mücadele eden büyük bir gelenek var edilmiştir.
Bu mücadele geleneği, emeği sömürülen işçi, emekçi, Kürt, Alevi, gayrimüslim, inancını özgürce yaşamak isteyenler, hayvan hakları ve doğa savunucuları, kadın vb kesimler tarafından rehber alınmış; 90'larda 17 bin faali meçhul ve köy boşaltmalara tüm baskılara ve insanlık dışı uygulamalara rağmen bastırılamamıştır.

Cumartesi Anneleri her şeye rağmen çocuklarının kemiklerini aramaya devam etmiş, kadın örgütleri kadına yönelik şiddeti her platformda haykırmış, KHK ile işinden edilen yüz binlerce kamu emekçisi topluma hedef gösterildikleri halde haklarını aramaya devam etmişlerdir.

Ülkenin insan hakları savunucularına uyguladığı anti demokratik uygulamalar hak arayıcılarını daha çok bilemiş ve asla boyun eğdirememiştir.
Bu boyun eğmeyenlerden biri de, belki TBMM'nin en çalışkan ve en toplumcu vekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, kanunlar kullanılarak susturulmaya çalışılmaktadır.

Gergerlioğlu son yıllarda devlet eliyle yapılan tüm hak ihlallerini, Meclis kürsüsü dahil, bulunduğu her zeminde haykırmış ve haykırdıkları ile de siyasi iktidarı köşeye sıkıştırmıştır. Cezaevlerindeki işkenceleri, siyah transporterlarla adam kaçırmayı, çıplak aramayı, devlet tarafından kaybedilenleri ve OHAL/KHK eliyle sivil ölüme mahkum edilenleri toplum gündemine taşımış ve siyasi iktidarın gerçekliğini halka en çıplak biçimde göstermiştir.

Siyasi iktidar dün Şebnem Korur Fincancı, Eren Keskin gibi insan hakları savunucularını hedef tahtasına oturturken bugün de "Üstünlerin hukukunu" kullanarak Gergerlioğlu şahsında tüm hak savunucularına göz dağı vermek istemektedir.

Bizler biliyoruz ki bu topraklarda tüm faşizan uygulamalara karşı susturulamayan, boyun eğmeyen, mücadele eden direnenler hep varolacaktır.

Gergerlioğlu bu ülkede yaşanan haksızlıkları hukuksuzlukları, adaletsizliği, eşitsizliği gözler önünü sermektedir. Siyasi iktidar tam da bunları, hem ülke hem de dünya kamuoyundan gizlemek için Gergerlioğlu'nun Meclis dokunulmazlığına el koymak istemektedir ve cezaevine atarak siyasi rehine haline getirmek istemektedir.

Biz aşağıda imzası bulunanlar, Gergerlioğlunun insan hakları savunucusu olduğunu ve bu amaçla siyasi iktidar tarafından cezalandırılmak istendiğini biliyoruz. Hep birlikte Ömer Faruk Gergerlioğlunun yanındayız ve "Gergerlioğlu hak mücadelesinde yalnız değildir" diyoruz.