Aydın'da Yeni Maden Ocakları İstemiyoruz

Reasons for signing

See why other supporters are signing, why this petition is important to them, and share your reason for signing (this will mean a lot to the starter of the petition).

Thanks for adding your voice.

Bilal Dal
Aug 25, 2020
Siyanürle Madencilik Yasaklanmalı
Kütahya’daki gümüş madeninde siyanürlü suyun depolandığı havuzun çökmesi, halk sağlığını ve doğayı tehdit ediyor.

Kütahya’daki gümüş madeninde siyanürlü suyun depolandığı havuzun çökmesi, halk sağlığını ve doğayı tehdit ediyor. Olayın nedenleri, boyutları ve alınan önlemler konusunda yetkililer tarafından yapılan açıklamalar yetersiz bulunuyor ve endişe uyandırıyor. Siyanürlü kazalar, halk sağlığı başta olmak üzere, akarsu havzaları ve yeraltı su kaynaklarının kirlenmesi gibi ciddi tehditler yaratır. Bu nedenle, siyanürle madencilik Avrupa Birliği’nde olduğu gibi Türkiye’de de yasaklanmalıdır.


Uzun yıllardır, doğa korumacıların en büyük kâbuslarından biri olan siyanürle madencilik, Avrupa Parlamentosu’nun 5 Mayıs 2010 tarihli gerekçeli kararıyla, Avrupa Birliği'nde 2011 yılının sonuna kadar tamamen yasaklanmıştır. Avrupa Parlamentosu’nun kararı, madencilik sanayinde kullanılan çok zehirli bir kimyasal olan siyanürün, AB Su Çerçeve Yönergesi Ek VIII altında ana kirletici olarak nitelenmesine, insan sağlığı, çevre ve dolayısıyla biyolojik çeşitlilik üzerinde felaket boyutunda geri dönülmez bir etkisinin olabileceğine dayandırılıyor.


Kütahya’da şehir merkezine 34 km. mesafede bulunan ETİ Gümüş A.Ş.’ye ait gümüş madeni tesisindeki atık barajının çökmesiyle havuzda bulunan siyanürlü suyun taşması, doğal afet değil, önlenebilir, insan kaynaklı bir çevre felaketidir. 7 Mayıs tarihinde meydana gelen olay, bölgedeki yer altı ve yüzey sularından tarım alanlarına kadar tüm yaşamı, çevre ve halk sağlığını tehdit etmektedir. Yetkililer tarafından yapılan açıklamalar toplumun endişelerini giderememiş, buna rağmen 10 Mayıs itibarıyla tesis yeniden faaliyete geçmiştir. Oysa herhangi bir sızıntı halinde bölgede yaşayan insanlar ve doğal yaşamın “ölümcül” risklerle karşı karşıyadır. Yağışlarla yüzeysel akışa geçecek ve sızıntılarla toprak altından ilerleyecek olan siyanür ve ağır metal içerikli sular, havza sınırları içinde içme sularına karışabilecek, önce en yakın çay ve nehirlere oradan da denize ulaşabilecektir. Bu durum, insanların ve diğer canlıların kitleler halinde hastalanmasına ya da ani ölümüne yol açabilir. Bu nedenle, siyanür madenciliğinin, AB yaklaşımıyla Türkiye de yasaklanması gerektiğini belirtiyor.


Ayrıntılı bilgi için: Tuğba Uğur, tugur@wwf.org. tr, 0212 528 20 30

Thanks for adding your voice.

KAZIM ÖZCAN
1 year ago
Doğanın tahrip edilmesini istemiyorum.

Thanks for adding your voice.

Aysel Kiral
1 year ago
Maden ocaklarını istemiýoruz .

Thanks for adding your voice.

Nermin Süğlün
1 year ago
Yetti artık

Thanks for adding your voice.

Kemal Doğan
1 year ago
Çünkü inanıyorum

Thanks for adding your voice.

ali yazan
1 year ago
Havamız toprağımız suyumuz kirleniyor.Zehirleniyoruz.

Thanks for adding your voice.

Şenol Yeşildağ
1 year ago
İmzalıyorum çünkü Aydın'ımızı jestlerle zehirliyor siniz. Bunlar istemezken yeni madenler istemiyoruz. Bu ülkeye bu kadar düşmanlık etmeyin.

Thanks for adding your voice.

Fatma Yilmaz
1 year ago
Maden ocakları istemiyoruz. Doğamızı kirlemezsiniz.

Thanks for adding your voice.

Yücel Gönülal
1 year ago
Aydın'ın zeytinini, incirini, kestanesini, turunçgillerini, sebzesini, meyvesini koruyalım yeter. Bunların getirisi ve çevreyle uyumluluğu daha olumlu. Maden ocakları açıp doğayı birkaç doyumsuza peşkeş çekmenin anlamı yok.

Thanks for adding your voice.

Kamil Kuşaksız
1 year ago
Karpuzlu'da yeni maden sahaları istemiyorum