#ŞuleİdilDere davasında adil yargılama istiyoruz.

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 15.000.


#ŞuleİdilDere ilk duruşmasında İBB ve İSTAÇ AŞ'nin İş Sağlığı Güvenliği Yasa ve yönetmeliklerinin zorunlu kıldığı can güvenliği tedbirlerini almadığı için can aldığı ortaya çıktı.

20 ay sonra 20 Aralık 2017'de #ŞuleİdilDere davasının ilk duruşması Kartal-Anadolu 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
İSTAÇ A.Ş. Deniz Hizmetleri Müdürü/İşveren Vekili, İSTAÇ A.Ş. Deniz Hizmetleri Müdürlüğü/Asya Yakası Kıyı Temizlik Şefi Şefi, İSTAÇ A.Ş. İş Güvenliği Uzmanı, İBB Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı’nda Şef/Kontrol Amiri, İBB Saha Sorumlusu, İBB Saha Sorumlusu/Harita Mühendisi ve İSTAÇ A.Ş. personeli olan şoförün yargılandığı davada iddianamede adı geçen tüm sanıklar duruşmada yer aldı.

Duruşmada avukatlarımızın “Atılı suçun sanık Mümin KILIÇ açısından OLASI KAST İLE ÖLDÜRME, diğer sanıklar açısından ise KASTEN ÖLDÜRMENİN İHMALİ DAVRANIŞLA İŞLENMESİ suçunu oluşturması ihtimaline binaen görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi” talebimiz, incelenerek bir sonraki celsede değerlendirilmesine karar verildi.

“Sanıkların eylemlerinin 5237 Sayılı TCK.nun 21/2.maddesi yollaması ile aynı kanunun 81/1. ve 83. maddesindeki suçları oluşturduğu gözetilerek tüm sanıkların tutuklanmalarına karar verilmesi” talebimiz ise reddedildi. Duruşma 7 Şubat 2018 tarihine ertelendi.

Sanıkların bugün yapılan duruşmada vermiş oldukları ifadeler göstermiştir ki:

İdil’in canına mal olan Kurbağalıdere çalışmasında insan yaşamını koruyacak hiçbir önlem alınmamıştır.
Bırakın önlem alınmasını, yasal yükümlülükler yok sayılmış, önlem almak akla dahi getirilmemiştir.

Kurbağalıdere ıslah çalışması için İstanbul gibi metropol bir kentte Kadıköy gibi merkez bir ilçede bir şantiye kurulmuştur.
Sanıklar, bu şantiyenin kimin emri ve izni ile kim tarafından kurulduğu sorusunun yanıtını verememiştir.

İBB yasanın arkasına saklanıp, İstanbul Valiliği kararı ile işin sorumlusu olan yetkililerin yargılanmasına izin vermediği için, duruşma salonunda iş sahipsiz kalmıştır.

Eğer İBB yaptığı işe sahip çıkamıyor, işi ortada bırakıyorsa bu kentte yaşayan hiçkimse güvende değildir.

İBB ve İSTAÇ A.Ş. personeli sanıkların ifadesinden anlaşılmıştır ki, hiçbir risk analizi yapılmadan, alınması gereken çok basit temel önlemler alınmadan sadece kamyon, kepçe vb. araçlar temin edilip işe başlanmıştır.

İş yapılırken çevreye verebilecekleri zararları dert edinmediklerinden tüm organizasyonu, kaç ton çamur çıkartıldı, kaç kamyon girdi çıktı üzerine yapmışlardır.

Hafriyat kamyonlarını anlık izleme sisteminin İBB’de olmasına, bu sistemle kamyonları kontrol etmelerine karşın yaya yolunun manevra sahası olarak kullanılmasına göz yumulmuştur.

Duruşmada sanık ifadelerinde, işin kontrolünün sadece kamyon saymaya indirgendiği itiraf edilmiştir. Ancak iki şey hiç ihmal edilmemiştir:

1. Kurbağalıdere ıslah çalışmasında kaç kamyonun yük aldığı kaç ton çamur çıkartıldığı, kamyonların kaç sefer yaptığını saptayacak görevliler işin başına getirilmiştir.
2. Kamyon şoförlerine kaç sefer yapmaları gerektiği, kamyonların izlendiği mesaj atılarak bildirilmiştir.

Kamyon şoförü, geri geri giderken kendisine yol gösterecek bir nezaretçi olması gerektiğini bildiğini belirttiği halde, “her zaman nezaretçi olmadan çalışıyorduk” diye, nezaretçi almadan geri geri gitmeye devam etmiştir. Üstelik kamyonun sağından solundan yayaların geldiğini görüp durmasına, başka yayaların olabileceğini bildiği halde, aldırmadan çalışmaya devam ettiğini itiraf etmiştir.

İBB Deniz Hizmetleri Müdürlüğü kamyon saymak için görevli koymayı akıl etmiş ancak güvenliği hiç dert edinmemiş, yayalar için hergangi bir güvenlik tedbiri almaya gerek görmemiştir.
Duruşmada yine İSTAÇ A. Ş. yetkilileri “saha sorumlularını İBB atadı, biz merkez şantiyede önlem aldık saha bizim işimiz değil, biz sadece araç ve işçi temin etmekle görevliyiz” diyerek kıllarını dahi kıpırdatmadıkları ortaya çıkıştır.

İBB yetkilileri, yargı önüne çıkma aşamasında yasayı kalkan olarak kullanmakta gösterdikleri becerinin çok azını bile işin güvenliğini almak için göstermemiş oldukları ortaya çıkmıştır,
Sonuçta, İBB ve iştiraki İSTAÇ A.Ş., yasal yükümlüklerini yerine getirmedikleri için ölüme kadar gidecek ağır sonuçların doğabileceğini bilmelerine, bilmekle yükümlü olmalarına karşın, sonuçları umursamadıkları için gencecik bir kız yaşamını yitirdi.
Kurbağalıdere ıslah çalışmasının sahibinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi’dir (İBB). Belediyenin sahibi olduğu dere ıslah çalışması yapılırken, insan yaşamı ve çevre güvenliği için gerekli hiçbir önlem alınmadığından Şule idil Dere yaya yolunda hafriyat kamyonunun altında kalarak yaşamını yitirdi.

Bugünkü duruşmada sanıkların ifadeleri ne yazık ki bu gerçeği acı bir şekilde teyit etmiştir.

Biz bu sürecin sonunda hiçkimsenin yaptığı yanına kâr kalmasın, yaşadığımız şehir katilimiz olmasın diye mücadele etmeye devam edeceğiz.

Şule İdil Dere için adalet aramaya devam ediyoruz.

ŞULE İDİL DERE AİLESİ



Bugün ilkay imzanı bekliyor!

ilkay yıldız bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «Asli sorumlular yargıdan kaçırıldı. Suç ilk duruşmada kabul edildi. İBB ve İSTAÇ AŞ suçu ben işlemedim dedi. Adalet arıyoruz. İmzanla destek ol.». ilkay ve imza atan diğer 12.361 kişiye katıl.