İSTİSMAR DEĞİL BU CİNAYET

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 500.


"Anne, 4. evre kolon kanseri. O, kemoterapideyken ya da kemoterapinin etkisiyle evde baygın yatarken, baba, öz kızına cinsel istismarda bulunuyor. 1.5 yıl boyunca devam ediyor. Çocuğun, arka kuyruk sokumunda basit tıbbi müdahaleyle giderilmeyecek derecede bir ekimoz olduğu tespit edilmiş durumda.

Sizin nasıl haberiniz oldu?Anne, adliyede bize ulaştı. Biz de gönüllü kadın avukatlar olarak ona her şekilde yardım edeceğimizi söyledik. Perişan hâldelerdi anne-kız. Ev tutuldu, baştan aşağı döşedik. Çocuğu rehabilite etmek için psikologlarla görüştük. Ama ne yapsak yaşadıkları travmayı aşmaları zor. Sürekli koruma kararları alıyoruz adam yaklaşamasın diye...

Adamın zaten uç boyutta cinsel istekleri varmış. Kadının çekmediği kalmamış. Dayak, şiddet, bir çok defa koruma kanununa göre tedbire başvurulmuş. Sonunda kadın kanser oluyor. Kemoterapi aldığı zaman, ya hastanede yatması gerekiyor ya da ilaçların etkisiyle bir hafta filan kendine gelemiyor. Bu sıralarda adam, çocuğu, gezdirme, lunaparka götürme bahanesiyle bulduğu her yerde çok kötü bir şekilde cinsel istismarda bulunuyor. Bazen, kadın baygın halde yatarken, gece evde de istismar ediyormuş...

Sonra ne oluyor?

Geçtiğimiz eylül ayında, Serik'te, karakola şikâyetçi oluyor. O dönem Manavgat'a yarım saat uzaklıkta Serik'te yaşıyorlar. Sonra Manavagat'a taşındılar. Serik'te çocuğun ifadesi de alınıyor. Ama oradaki kolluk kuvvetleri herhalde adamı tanıyorlar ki sürekli kadına baskı yapıyorlar. "İftira atma! İftira atmak suçtur! Barışın kocanla. Çocuğu o, sevmiştir onu, senin düşündüğün gibi bir şey yoktur..." diye diye ciddi bir suçu örtbas etme yoluna gitmişler. Hatta kadın şikâyetçi olduğu halde, "Şikâyetçi değil!" gibi yazmışlar, sonradan şikâyetçidir demişler. Çocuk korkunç şeyler anlatıyor. Gerçekten insanın kanı donar.

Türk Ceza Kanunu’nda bu suçun karşılığı ne?
Mutlaka tutuklanırdı. Zaten ilk başta tutuklanmış. Ama raporlarda netlik olmaması lehine yorumlanmış. O yüzden salıverilmiş. Ortada 6 yaşında bir çocuk var, asla bilmemesi gereken ayrıntıları anlatabilen bir çocuk. Bütün bunları nasıl uydursun? Feci şeyler anlatıyor çocuk...

İki kadının da hayatını kaydırdı... Nasıl bu pisliğe hak ettiği ceza verilmiyor?
Biz de verilmesi için uğraşıyoruz. İfadeler, o gün o kadar kötü alınmış ki, olan biten gerçek bir şekilde yazılsa, sonuç çok farklı olurdu. Savcı Bey’e, kadın hakları olarak, dosyaya dâhil olduğumuzu anlatınca ve işin vahametinden söz edince, “Tamam açacağım dava ama çok da delil yok ortada!” gibi bir şeyler söyledi."

Yukarıdaki olay Sayın Ayşe Arman ve Av.Umut çiftçi'nin yapmış olduğu konuşmadır. Bu olayın böylece kapanmaması için gerekli cezaların verilip çok da delil yok ortada denmemesi için elimizden geleni yapıp destek olmalıyız. Yeterli imzaya ulaşıp gerekli cezaların verilmesi için hemfikir olduğumuzu gösterelim, susmayın/susmayalım!



Bugün Öykü Evrim imzanı bekliyor!

Öykü Evrim Bektaş bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «Adalet Bakanlığı: İSTİSMAR DEĞİL BU CİNAYET». Öykü Evrim ve imza atan diğer 263 kişiye katıl.