Ataberk İhmal Yüzünden İş Kazasına Kurban Gitti...

Ataberk İhmal Yüzünden İş Kazasına Kurban Gitti...

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 500.
500 imzaya ulaşıldığında, bu kampanyanın öne çıkarılan kampanyalarda yer alma ihtimali artar.
Cumhurbaşkanlığı (T.C. Cumhurbaşkanlığı) tarafına Yunus Çevik bu kampanyayı başlattı

Ataberk Arı, gıda dağıtım personeli olarak çalışmaktayken 15.03.2018 tarihinde 22 yaşında vahim bir iş kaza sonucu hayata gözlerini yummuştur. Geride oğlunun acısıyla başa çıkmak zorunda kalan annesi Belgin Kasapoğlu’nu bırakmıştır.

Ataberk’in kazada kullandığı araç, işvereninin gıda dağıtımı için tahsis ettiği bir araçtır.

İşvereni, aracın muayene geçerlilik süresinin bitmesi nedeniyle, aracı muayeneye götürmesini Ataberk'ten istemiştir. Halbuki bu işi yapması gereken işverenin kendisidir; ancak ülkemizde işini kaybedeceği korkusuyla işçiler, görev tanımının dışındaki işleri ve işverenin kişisel işlerini dahi yapmak zorunda kalmaktadır.

Ataberk de bu nedenle aracı bizzat iki defa muayeneye götürmek zorunda kalmıştır. İkinci muayeneden dönüş yolunda ise, bahsi geçen elem kaza meydana gelmiştir. Bunun üzerine annesi oğlunun bir nebze olsun huzurla uyuyabilmesi ve bu kazadan dolayı hiçbir pişmanlık duymayan işverenin maddi-manevi bir ceza alabilmesi için işvereni aleyhine yasal yollara başvurmuştur.

Yapılan araştırmalarda aracın tam 23 yıllık bir araç olduğu, ilk muayeneden ağır kusur nedeniyle geçmediği, aracın tüplü olduğu ve tüp borusunun alüminyum folyo ile sarıldıktan sonra muayeneye tekrar sokulduğu, aracın gerekli bakımlarının da yapılmadığı ve hatta kilometresinin düşürüldüğü tespit edilmiştir.

Gıda dağıtımının tehlikeli sınıfta yer almasına rağmen işverenin herhangi bir iş güvenliği eğitimi vermediği de görülmüştür. Dolayısıyla, Ataberk Arı normalde kendi işi olmayan bir işi yaparken, hileli, bakımları yapılmamış, 23 yıllık bir araçta hayata gözlerini yummuştur. Bu açıklığa rağmen dava alınan bilirkişi raporları ile yıllardır uzamıştır. Son alınan bilirkişi raporları öncekinden farklı olarak yukarıda bahsi geçen hilelere rağmen işvereni kusursuz bulmuştur. Nihayetinde mahkeme, bu raporlara istinaden davayı reddetmiştir.

 

Bu karar şu anlama gelmektedir:

1- İşveren, işçisine görev tanımı dışında iş verebilir. Bu iş sırasında işçinin başına bir şey gelirse işveren kusursuzdur.

2- İşveren, işçisine görevi için kullanması gereken bir aracın kilometresini düşürebilir. İşçisi, bu araçta yaşamını yitirirse, işveren kusurlu olmaz.

3- İşveren bu aracın bakımlarını yaptırmazsa, işçisi bu araçta yaşamını yitirse dahi işveren kusurlu olmaz.

4- İşverenin çalıştırdığı işçi, 23 yıllık ve kullanım ömrünü yitirmiş bir aracı kullanırken yaşamını yitirirse, işveren bu durumdan da kusurlu olmaz.

5- İşveren iş güvenliği konusunda bir eğitim vermese veya tedbir almasa da; işçi ne denirse yapmak zorunda ve kendisine verilen aracı kullanmak zorundadır.

Hukuk bir tarafa; hakkaniyet ve vicdan bu anlama gelen bir kararı kabul edemez.

Bu nedenle; Anne Belgin Kasaoğlu, davayı üst mahkemeye taşıyacaktır; ancak oğlunun bu kadar çabuk unutulmasını, ölümünün karşı tarafta hiçbir vicdan azabı yaratmamasını, hakimlerin sesini duymayışına dayanamamaktadır.

Sizden ricamız başka canların da yanmaması, işverenlerin çalışanlarına görev dışı iş yükleyip ekstrem saatler çalışmak zorunda bırakmaması için çabaladığımız bu kamuoyu oluşturma çabamızda bize destek olmanızdır.

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 500.
500 imzaya ulaşıldığında, bu kampanyanın öne çıkarılan kampanyalarda yer alma ihtimali artar.