İnfaz Yasası, Hapishaneler ve Korona

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 1.500.


Yaklaşık iki senedir kamuoyunda “infaz yasası” adıyla takip edilen (cinsel suçlar, kasten adam öldürme, uyuşturucu ticareti, örgütlü suçlar, terör suçları ile mükerrer suçlar hariç tutularak) ve bazı mevcut cezaların indirimi ile alternatif infaz seçeneklerini gündeme getiren taslak, infaz kurumlarının kapasitelerinin çok çok üzerindeki dolu oldukları gerçeğinin yanında, şimdi bir de hayati tehlike arz eden korona virüsü varlığı ile aciliyet ve büyük hassasiyet taşır oldu.

İnfaz kurumlarında maalesef aşırı doluluktan da kaynaklı hijyen tedbirleri yetersiz, doktor ve revir hizmetleri yok denecek kadar az, sıcak su bile bir lüks, sağlıklı ve bağışıklık sistemini destekleyecek gıda çok sınırlı... koşullar halihazırda çok zor.. birçok kurumda yatacak yatak olmadığından, mahkumların yerde yattıklarını bile duyuyoruz. Buna ek olarak “görüş” denen aile ve yakın ziyaretlerinin askıya alınması da tutuklu ve hükümlülerin moral desteğini de ellerinden aldı.

Öte yandan kurumda çalışan görevli memurların dışarı gidiş gelişleri, dışarıdan mal kabulu gibi son derece olağan dış dünya ile ilişkiyi bile düşünürsek, bu kurumları dezenfekte ve riskten uzak tutmanın imkansızlığını anlarız. Bu kadar yoğun nüfusta, bu kadar zor şartlarda hastalığın başlaması demek her hapishanede yüzlerce insanın kendini koruma fırsatı bile olmadan hastalanması demektir.

Gerek infaz kurumlarındaki tutuklu ve hükümlüler, gerek yakınları, gerekse sağduyulu ve vicdan sahibi kamuoyu bir an önce geç olmadan ve hiçbir insanın vebalini almadan sözkonusu taslak infaz kanununun Meclis’te görüşülmesini ve ivedilikle yürürlüğe koyulmasını arz ederiz.

Endişeliyiz, korkuyoruz, çaresizlik hissi içinde boğuluyoruz.

Şimdi değil de ne zaman?