Büyükada, Heybeliada & Burgazada Faytonlarımıza ve Atlarımıza Sahip Çıkıyoruz

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 1.500.


Bizler Büyükada, Heybeliada, Burgazada, ve Kınalıadalılar, İstanbullular ve Türkiye’nin her yerinden vatandaşlar olarak; 

Doğal ve Kentsel Sit Alanı İstanbul Marmara Adaları’nın ayrılmaz bir parçası olan FAYTONLARIMIZA SAHİP ÇIKIYOR, faytonlarımızı muhafaza etmek istiyoruz. 

Adalar dünyada yegâne bir kültürel miras, Istanbul gibi bir megakentte, Adalar bir "sâkin belde" örneğidir. 

Evet, Adalar’da “ulaşım” bir sorun olmuştur fakat bunun 277 adet faytonla ilgisi yoktur. Adalar'da esas ulaşım sorunu, SİT kararına aykırı olarak adalara getirilen kamu ve özel binlerce akülü-motorlu araçlar, fosil yakıtlı motorlu araçlar ile binlerce kiralık bisikletlerle meydana gelmiştir.

Adalar’a kontrolsuz günübirlik erişimle faytonlara yoğun talep yaratılmış ve yıllardır gerek Adalar sâkinleri, gerek faytoncular tarafindan dillendirilen ancak hep gözardı edilen ahırların sayısal yetersizliği; Adalar’da 7/24 hizmet vermesi lüzum eden bir at veteriner hekimlerinin olmaması,  bir at hastanesinin kurulmaması; hazırlanan yönetmeliklerin kasıtlı olarak uygulamaya konmaması; görevli olan kamu kurumlarının ödev ve denetimlerini yapmaması “fayton sorunu” yaratmıştır. Ancak, çözüm olarak Sn. Ekrem İmamoglu’nun bahsettiği “çağdaş görüntü” FAYTONLARIN KALKMASI OLMAMALIDIR. 

1- Kültürel miras ve “çağdaşlık”

Çağdaşlık, varolan bir mirası, bir değeri ortadan kaldırmak, yok etmek değil; onu korumak, düzenlemek, denetlemektir. Faytonların iyileştirilmesi Adalar halkı ve faytoncular tarafından yıllardır dile getirilmiş ancak görmezden ve duymazdan gelinmiştir. Asıl yapılması gereken ise sorunları ivedilikle çözümlemek ve bu kültürel mirasa artık hakkıyla sahip çıkmaktır. 

Adalar’a “elektrikli araç” veya “lastikli araç” getirmek, çağdaşlık olamaz. Çünkü ülkemizde elektrik enerjisini doğayı katleden HES’lerden alan, Adalar gibi bâkir doğası ile anlamlı bir hazinemize tezattır. “Lastikli araç” terimi ise Adalar ile hiç örtüşmeyen imgeler akla getirmektedir. 

“Çağdaşlık”, atlarımıza ve kültürel mirasımız faytonlarımıza ve doğal değerlerimize sahip çıkmak, onlara örnek bir şekilde bakabilmek, denetleyebilmek ve yıllardır bu yöndeki talepleri karşılamaktır. 

Faytonlar ve atlar “çağ dışı” değil, aksine çağdaşlık, asalet sembolüdür. Bugün en iyi bakımlı atlar, “en gelişmiş”, “en çağdaş ülkelerde” bulunmakta; kültür ve asaleti temsil etmektedir. Faytona koşulan atlarımız da sağlıklıdır.

2- “Citta Slow” teması ve Adalar

Büyükada, Heybeliada ve Burgazada birer “sâkin belde”dir, şehirleşmeden bir kaçıştır ve faytonlar da bu özelliğin hem hayatı yavaşlatan en önemli sembolü, hem de en önemli garantörüdür. Turistik ve teknolojik gelişme adı altında Adalar’ı başka ulaşım araçlarına açmak, Adalar’a ‘motorlu taşıtların’ gelmesine zemin hazırlayacaktır.

Faytonlarımız sadece belli başlı ana yollarda seyahat etmektedir. Bu erişilmezliktir ki Adalar'ın korularını, tepelerini, yokuşlarını betonlaşma ve doğa katlinden koruyabilmiştir.

Alternatif ulaşım araçlarının daha yüksek, daha dik, daha uzak köşelere ulaşabilecek olması, o alanların korunabilmesı için son derece büyük birer tehlike oluşturacaktır. 

3- Atların akıbeti

Atlar ve Adalılar arasında yüzyıllara dayanan bir bağ vardır ve atlar Adalar halkı için ayrılmaz birer komşu ve candırlar. Adalılar evlerinin önüne su koyarlar, atlar içsin diye. Faytoncu “atım yorgun” dediği zaman, Adalılar faytona binmez, yayan gider veya bisikletine yönelir. Onlara kapılarının önünde elma, havuç bırakırlar, dinlenirken veya dolaşırken yesinler diye... 

Bu atlar yaban atı değildir. Yıllar boyu insana alışmış, insan ile ilişkisi olan, sevilen, bakılan hayvanlardır. Onları alıştıkları ortamdan almak ve meçhule göndermek asla düşünülmemelidir. 

Kaldi ki Antalya’da kaldırılan atların akibeti hala açıklanmamıstır. Faytonların kaldırılmasında en yüksek sesi çıkan derneğin başkanı bile, sorulduğunda “bilmediklerini, araştırdıklarını” ifade etmiştir. İzmir’deki atlar ise vadedilen “özgürülüğe kavuşamamış” Ankara Veteriner Fakültesi'ne kobay olarak gönderilmiştir. 


4) Şu anki durum

Kasım 2019 tarihinde başlayan ruam testleri sonucunda "ruam salgını" gerekçesiyle 105 at öldürülmüştür. 

Haftalardır gerek Adalar halkı, gerekse atların sahibi faytoncular bir bilinmezin içindedir ve Adalar’ın ve atlarının akibetini endişe içinde beklemektedirler.  Aileri gibi gördükleri atlarından ayrılmak, onları meçhule göndermek istememektedirler. 

Yıllardır aynı kişiler tarafından bakılmış, sevilmiş, maddî manevî sahiplenilmiş atlar evlerinden, sahiplerinden, ortamlarından koparılarak ahırlara hapsedilmiştir. Testlerin nasıl yapıldığı sorusu bir yana, test sonucu negatif çıktığı söylenen sağlıklı atların ne olacağı da meçhuldür. Ahırlara hapsedilen atlar faytoncuların söylediğine göre hastalanmaya başlamış, birkaçı da ölmüştür.

5) Faytonlar birer turistik eğlence değil, Adalar'ın tarihî ve kültürel mirasının ayrılmaz bir parçası, yerel halkın da iç ulaşımda bisikletle birlikte yegâne meşrû ulaşım aracıdır. “Temsili olarak” ve “turistik” amaçlarla birkaç faytonun bırakılıp, faytonları Adalar'ın hayatından söküp almak düşünülmemelidir bile. 

6) Adalılar’ın sesi duyulmamıştır

Faytonların kaldırılması veya “azaltılması” konusunda, sık sık 28.8.2019 tarihinde Büyükada’da gerçekleştirilen Ulaşım Çalıştayı’na değinilmektedir. Ancak bilinmelidir ki, bu Çalıştay'da, Adalılar çok büyük ölçüde dışlanmıştır. Adalılar’a haber verilmemiş, katılmak isteyen Adalılar Çalıştay’a kabul edilmemiştir. Çalıştay’dan kendi girişimleriyle haberdar olup, toplantılara katılabilenler; Adalar ile hiçbir âlâkası ve bilgisi olmayan pek çok dernek ve kuruluş temsilcileri arasında, son derece az bir oranla temsil edilmişlerdir. 

Bütün bunlara rağmen, Adalar Belediyesi Başkanı Sn. Erdem Gül, Çalıştay sonrası toplantı sonuçlarını değerlendirirken “Görülüyor ki, faytonların kalkması söz konusu olamaz. Ancak denetim ve iyileştirme için ortak bir talep var,” demiştir. Bu da bizi yukarıda bahsi geçen noktaya geri getiririr: Çözüm, yok etmek değil; atlarımıza ve faytonlarımıza, etkin bir denetim, yönetim ve at hastanesiyle verilecek veterinerlik hizmetleriyle sahip çıkmaktır.

Bizler Büyükada, Heybeliada, Burgazada'daki ATLARIMIZI ve FAYTONLARIMIZI istiyor; bu eşsiz kentsel, kültürel ve tarihî mirasımıza sahip çıkıyoruz.