Adaların atları Adalar'da yaşasın! Kasaplara, serum üreticilerine gitmesin!

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 25.000.


Ruam yok, fayton yok, ama atlar hâlâ hapiste ölüyor!

Please click here for English.

Adalar'da daha önce fayton taşımacılığında kullanılan atlar, Adalar'da yaşamalı, hayatın bir parçası olarak burada korunmalı. Bunun önündeki en önemli engel, İstanbul Valiliği’nin atların adada yaşamasına uygun herhangi bir alan göstermemesi. Mevcut ahır alanları yıkıldı. Karantina hapsi altında yaşam mücadelesi veren ada atları kötü niyetli kişilere verilebilir!

Kampanyamıza ve çabalarımıza rağmen, 25 Mart'ta Burgazada ahırları, 27 Mart'ta Heybeliada ahırları yıkıldı. Atların adada yaşayacak yer gösterilmesine ihtiyaç var.

Ruam hastalığı gerekçesiyle 20 Aralık 2019’da ilan edilen 3 aylık "faytona at bağlama yasağı" ("karantina") süresince hareketsiz bırakılan onlarca at bu yüzden hayatını kaybetti. 23 Mart 2020 itibarıyla 360'tan fazla atın öldüğü tahmin ediliyor! 

Faytonların neredeyse tamamı, atlarınsa büyük bölümü İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından satın alındı (satın alma işlemleri Mart ayı başında tamamlandı).

Artık Adalar'da ruam da, fayton da olmadığı halde, Adalar'da atların hareketini kısıtlayan "faytona at bağlama yasağı" 16 Mart 2020'de Valilik tarafından 3 ay daha uzatıldı.

Tarım ve Orman Bakanlığı ile İstanbul Valiliği, Adalar ilçesinde, İstanbul’da veya başka yerde atların bakılacağı bir alan göstermiyor. Karantina sırasında ahırlara hapsedilen atların hareket ederek sağlıklarını koruyacağı bir padok alanı, 30.000 kişinin talebine rağmen açılamadı. İBB, bunun sebebinin de Valiliğin arazi  göstermemesi olduğunu söylüyor.

Şu anda yaklaşık 1200 atın resmi sahibi olan İBB Adalar'da at veterineri görevlendirmedi. Atlara tahsis edilen seyis sayısı, hareket alanı yeterli değil. Tarım İlçe Müdürlüğü gereken veteriner denetimini yapmadı, yapmıyor. Bu nedenle "karantina" sürecinde bu kadar çok at öldü. Oysa Heybeliada ve Burgazada'daki atlar sahipleri tarafından bakıldı, daha fazla hareket alanları vardı ve onların hiçbiri ölmedi.

İBB, 12 Mart akşamı, adalarda satın alınan atların şahıslara ve kurumlara, sivil toplum kuruluşlarına, kooperatiflere hibe edileceği kararını açıkladı. Atların ücretsiz olarak şahıslara sahiplendirilmesi kararı, atların kesilip et olarak satılacakları daha da büyük bir katliama davetiye çıkarıyor.

Atların adada kalması, sağ kalmaları, atla terapi, binicilik eğitimi ve sporu, atla gezinti gibi atların kendi bakım maliyetlerini karşılayabileceği pek çok faaliyete imkân verecektir. Bunların tümü denetlenebilir, uygulanabilir. Adalar, insanla atın bir arada yaşadığı örnek bir yer olabilir.

Mevcut Durum:

* Burgazada ve Heybeliada'dan transfer edilenlerle birlikte 1200 kadar at, Büyükada’daki İBB İspark Ahırı’nda ve Aya Nikola mevkiinde kurulan naylon çadırlarda tutuluyor.

* Burgazada ve Heybeliada’daki ahırlar, atlara başka yer gösterilmediği halde, Valilik kararıyla yıkıldı (23 Mart, 25 Mart). Bu adalarda İBB'ye satılmamış az sayıda atın içinde bulunduğu toplam 3 ahır bırakıldı. Bunlar da her an yıkılabilir.

* Burgazada’daki ahırların bulunduğu bölgede Bizans Dönemi’nden kaldığı rivayet edilen bir sarnıç ve bir de kuyu bulunuyor. Heybeliada’daki ahırların bulunduğu bölgede Osmanlı Dönemi’nden kalma kesme taştan örme bir yol kalıntısı mevcut.

Taleplerimiz:

  • Atların adada serbest bırakılmasına, eskiden olduğu gibi ormanda dolaşmasına izin verilsin.
  • İstanbul Valiliği, atların adalarda yaşaması için ahır yeri göstersin. Bu yapılmadan, mevcut ahırlar yıkılmasın, uygun koşullarda yenilensin. Atlar evsiz kalmasın.
  • Burgazada ve Heybeliada Ahırlarında arkeolojik yüzey araştırması yapılsın.
  • Adada at sahiplenmek isteyen herkes, atlara adada bakabilsin. Atların atları, İzmir'in fayton atları gibi serum malzemesi olmasın!

ADALI ATLAR ADALARDA KALSIN, ATLAR HAPİSTE ÖLMESİN!!!

http://www.facebook.com/adalarinatlari

adalarinatlari@gmail.com

13 Mart 2020