Confirmed victory
Petitioning Cumhurbaşkanı Abdullah Gül

Memet Ali Alabora'ya yönelik sürdürülen bu linç kampanyası sona ermeli..

You can find English version below.

İngilizce versiyon aşağıdadır. 

Geçtiğimiz hafta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bir sanatçıyı, bir sendika başkanını, bir vatandaşını milyonlarca seçmenine defalarca yuhalatıp, açık bir hedef olarak işaret ederken, bugün de Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek katıldığı bir televizyon programında, yine Memet Ali Alabora için, "Allah'ın izniyle devlet bunu yakalayacak ve ben Alabora'yı içeride göreceğim" demiştir.

Bir sanatçının böylesi bir şekilde hedef gösterildiği tarihte görülmemiştir.

Demokrasi ülküsüne sahip çıkan hiçbir ülkenin tanık olmadığı bu orantısız düşmanlığı reddediyoruz.

Tüm insanların kendini ifade etme, istediği gibi yaratma, oynama, yazma, görüşünü yaratısına yansıtma hakkı vardır. Buradan bir suç çıkarma gayreti, hepimizin hayatına dolaysız bir saldırıdır. Bir ‘tweet’ ile insanları ayaklandırmak, bir tiyatro oyunu ile darbe provası yapmak, faiz lobisi ile Mısır’da buluşmak gibi temalar ancak komedinin alanında kendine yer bulur; ne siyasetin ne de hukukun.

Gezi Parkı’nda ne olduğunu bir türlü anlamak istemeyen bu anlayışın, -ki gerçeği görmemek adına harcanan trajikomik bir çabadır bu -, Memet Ali Alabora’ya yönelik saçtığı bu nefret yüklü söylem son derece tehlikeli boyutlara gelmiş, onu ‘sivil ölüme’ mahkum etme çabaları hızlandırılmıştır.

Bu linç projesini, bu sindirme çabasını sürdüren sorumlulara sesleniyoruz: Yeter artık. Suç işliyorsunuz..

Hukukçulara, medyaya, köşe yazarlarına sesleniyoruz: Bu suça, bu lince lütfen sessiz kalmayın..

Memet Ali’nin kimliğinde hepimizi hedef alan bu ‘Nefret’ diline karşı bir araya gelelim ve karşısında duralım;

Memet Ali neyse, biz de oyuz..

 -----

Last week, Turkish Prime Minister Recep Tayyip Erdogan, got his millions of voters to boo and set up Memet Ali Alabora as a target. Alabora is an artist, a union president, and a citizen. In the meanwhile, Ankara Mayor Melih Gokcek participated in a television program three days ago, in where he said referring to the same artist, "The state will catch Alabora with God’s permission, and I'll see him behind bars."

There is no historical precedent for the way in which an artist was specifically pointed out as a target.

We reject this disproportionate hostility in any country that embraces the ideal of democracy.

All people have the right to express themselves, to create, write, act, and reflect their views in their work. Effort to frame these activities as crime is a direct assault  on all our lives. The claims that one can incite a revolt with a tweet, rehearse a coup d’etat with a theatre play or meet in with Egypt with the “interest lobby” may have their places in comedy, but neither in law nor in politics.

This way of thinking is a tragicomic effort that ignores the reality. The discourse of hate against Memet Ali Alabora has reached extremely threatening levels and is becoming a “civic death.”

We appeal to those who are responsible for this public lynching: Enough is enough, this is absolute nonsense. You are committing a crime!

We call on the lawyers, the media, and the columnists: please do not remain silent to this crime, to this lynching.

Let’s stand united in the face of this language and hatred that finds its embodiment against not only Memet Ali,  but all of us.

We are who Mehmet Ali is.

Letter to
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül
Memet Ali Alabora'ya yönelik sürdürülen bu linç kampanyası sona ermeli..

Geçtiğimiz hafta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bir sanatçıyı, bir sendika başkanını, bir vatandaşını milyonlarca seçmenine defalarca yuhalatıp, açık bir hedef olarak işaret ederken, bugün de Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek katıldığı bir televizyon programında, yine Memet Ali Alabora için, "Allah'ın izniyle devlet bunu yakalayacak ve ben Alabora'yı içeride göreceğim" demiştir.

Bir sanatçının böylesi bir şekilde hedef gösterildiği tarihte görülmemiştir.

Demokrasi ülküsüne sahip çıkan hiçbir ülkenin tanık olmadığı bu orantısız düşmanlığı reddediyoruz.

Tüm insanların kendini ifade etme, istediği gibi yaratma, oynama, yazma, görüşünü yaratısına yansıtma hakkı vardır. Buradan bir suç çıkarma gayreti, hepimizin hayatına dolaysız bir saldırıdır. Bir ‘tweet’ ile insanları ayaklandırmak, bir tiyatro oyunu ile darbe provası yapmak, faiz lobisi ile Mısır’da buluşmak gibi temalar ancak komedinin alanında kendine yer bulur; ne siyasetin ne de hukukun.

Gezi Parkı’nda ne olduğunu bir türlü anlamak istemeyen bu anlayışın, -ki gerçeği görmemek adına harcanan trajikomik bir çabadır bu -, Memet Ali Alabora’ya yönelik saçtığı bu nefret yüklü söylem son derece tehlikeli boyutlara gelmiş, onu ‘sivil ölüme’ mahkum etme çabaları hızlandırılmıştır.

Bu linç projesini, bu sindirme çabasını sürdüren sorumlulara sesleniyoruz: Yeter artık. Suç işliyorsunuz.

Cumhurbaşkanına, hukukçulara, medyaya, köşe yazarlarına sesleniyoruz: Bu suça, bu lince lütfen sessiz kalmayın..