Sokak Köpekleri Toplatılsın

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 200.


LÜTFEN KENDİ SAĞLIĞIMIZ VE ÖZELLİKLE ÇOCUKLARIMIZIN SAĞLIĞI İÇİN BU KONUYA DUYARSIZ KALMAYALIM

KİST HİDATİK TEHLİKESİ

 

Halk arasında “köpek kisti” olarak bilinen kist hidatik hastalığı paraziter bir hastalıktır. Esas taşıyıcı ve bulaştırıcı ülkemizde köpeklerdir. Hastalık köpek dışkısı ile atılan yumurtalar ile insana bulaşır. Yumurtalar çok dayanıklıdır, toprakta ve soğukta bir yıl kadar canlı kalabilirler. Dışkıyla atılan yumurtalar hayvanların ayakları, arazi eğimi, rüzgâr ve yağmur etkisi ile yayılırlar. İnsanlar bu yumurtaları çiğ tüketilen ve iyi yıkanmamış meyve ve sebzelerden, kirli içme sularından, hasta köpeğin tüylerine bulaşmış gözle görülemeyecek kadar küçük yumurtaların ele yapışması sonucu ağız yoluyla alınması ile ya da köpek dışkısı bulaşmış toprakla temas sonucunda alırlar. Alınan bu yumurtalar, en sık karaciğer ve akciğer olmak üzere bütün organlara yerleşerek kistler oluştururlar ve yıllarca sinsi büyüyerek ciddi boyutlara ulaşınca belirti vermeye başlarlar. Ülkemizde kaçak olarak ya da Kurban Bayramlarında veteriner kontrolü olmadan kesilen hayvanların kistli organlarının köpeklere yedirilmesi ile hastalık köpekler arasında da gittikçe yayılmaktadır. Kistli organların imhası oldukça önemli olmasına rağmen ülkemizde bu hassasiyetin gösterilmesi konusunda ciddi yetersizlik vardır.

Kist hidatik hastalığının esas tedavi yöntemi cerrahidir. Ciddi boyutlara ulaşmış kistlerin ameliyatı sırasında insanlar organlarını kaybetmektedir ve kistin patlaması ile oluşan alerjik reaksiyon ölümle sonuçlanmaktadır. Buna rağmen ne yazık ki sayısal verilere baktığımızda yıllar içinde hasta sayısında ciddi bir artış olduğu görülmektedir ve her yıl 2000-2500 yeni vakanın eklendiği bildirilmektedir.

Her gün onlarca insan acillere köpek ısırığı nedeniyle başvuruyor, pansumanları yapılıyor, kuduz aşılama programına alınıyor, yara derinliğine ve köpeğin aşı durumuna göre immünglobulin denilen tedavi uygulanıyor. Sadece bir Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 3 ayda 214 hastaya kuduz aşısı ve 245 hastaya immünglobulin yapılmıştır. Bu da ciddi maliyet demektir.

Çeşitli şehirlerdeki tanıdıklarımızdan öğrendiğimize göre, köpekler, insanlar tarafından, boş alanlara, parklara, sokaklara vs. özel olarak kova kova çiğ etle konarak beslenmektedirler (hatta rastgele ev kapıları çalınıp, kolilerdeki köpek mamalarının onlara verilmesi istenebilmektedir). Prof. Dr. Aydın Şanlı Hoca ( Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Cerrahi ABD, Türk Göğüs Cerrahi Derneği Üyesi), bu konudaki mücadelesinde yurtiçi ve yurt dışından inanılmaz tehdit, hakaret ve küfre maruz kaldıklarını, 2013 yılı için söylüyor. Özellikle çiğ etin hem hayvanlarımız hem bizler için büyük tehditler doğuracağı bütün hayvan severler tarafından bilinmektedir.

Şüphesiz hayvan sayısının sürekli artışı, sokak hayvanlarının özellikle kışın zor koşullarda yaşamaya çalışması ve Kist hidatik hastalığının sinsice yayılması sebebiyle 5199 SAYILI HAYVANLARI KORUMA KANUNU VE BUNA EK OLARAK YAYINLANAN YÜRÜTME YÖNETMELİĞİ’ nin hem sokak hayvanlarımızın daha iyi koşullarda bakım alabilmesi hem de insan sağlığı için yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. Barınaklar yapılıp kontrol altına alınmadığı takdirde ilerleyen yıllarda büyük bedeller ödenmeye başlanacaktır.



Bugün y imzanı bekliyor!

y g bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «153@ankara.bel.tr: Çocuklarımızın Sağlığı Tehlikede Sokak Köpekleri Toplatılsın». y ve imza atan diğer 102 kişiye katıl.