Petition Closed
Petitioning Başbakanlık Özel Kalem Müdürü Dr. Hasan Doğan and 1 other

"Şiir okuduğu için" hapse giren Başbakan @RT_Erdogan, #FazılSay ve ifade özgürlüğü için açıklama yapsın

Türkiye’de ifade özgürlüğü olmadığını biliyorduk, ama bu kadarı da olmaz diyorduk... Maalesef, bu utanç verici durumu da gördük. Çok üzgünüm.

Fazıl Say Twitter hesabından bir tweet paylaştı: ''Irmaklarından şaraplar akacak diyorsun, cennet-i ala meyhane midir? / Bir mümine iki huri vereceğim diyorsun cennet-i ala kerhane midir? Bilmem fark ettiniz mi nerde yavşak, adi, magazinci, hırsız, şaklaban varsa hepsi Allah'çı. Bu bir paradoks mu?" Paylaştığı bu içerik için "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçundan 10 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Fazıl Say’ın kullandığı dizeler senelerdir kültürümüzde yer alan, hepimizin bildiği ve zaman zaman kullandığı dizeler. Sözler hakaret içermediği gibi “dini kullanarak çıkarlarını gerçekleştirmeye çalışanları” eleştiren bir dörtlük. Kendi eklediği “Bilmem fark ettiniz mi nerde yavşak, adi, magazinci, hırsız, şaklaban varsa hepsi Allah'cı. Bu bir paradoks mu?" cümlesinde ise bırakın dini kötülemeyi, dini kullanarak gerçek yüzlerini saklamaya çalışanları belirterek dini kötüye kullananları eleştirdiği apaçık ortada.

Yani, burada “inananları” değil, “inanırmış gibi yapıp menfaatine kullananları” kastediyor. Hakimlerimiz bunu göremiyor mu? Daha önceden, “şiir okuduğu” için hapis cezasına çarptırılan ve Türkiye’de ifade özgürlüğü konusunda çalışma yapacağını ve bu kanunu değiştireceğini söyleyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a bu sözünü hatırlatmak için bundan daha iyi bir fırsat olamaz!

Hakaret içermeyen bu dizelerden dolayı hakaret davası açılması, bu davanın kabul edilmesi ve bu da yetmezmiş gibi 10 ay hapis cezası verilmesi, düşünce özgürlüğü ve ülkemizin geleceği adına dehşet verici bir olay!

Sayın Başbakanın, zamanında kendisinin yaptığı gibi, Fazıl Say’ın da düşüncelerini ifade etmesinden ötürü, bu düşünceler hoşumuza gitmese bile, böyle bir ceza almasından ötürü memnun olmadığını beyan etmesini istiyorum. Ayrıca, en kısa zamanda ifade özgürlüğü konusunda değişiklikler yapacağını tüm Türkiye’ye duyurmasını talep ediyorum.

Nasıl ki, 2011’de Ahmet Şık’ın daha basılmamış kitabı yasaklandığında dayanışma halinde 200.000 kişi bu kitabı internetten indirip Ahmet Şık’ı yalnız bırakmadığımızı gösterdik. Şimdi, sıra Fazıl Say’da, hep beraber, bu kampanyada aynı dizelerin altına imzamızı atarak onu yalnız bırakmadığımızı ve desteklediğimizi gösterelim.

Böylece, ifade özgürlüğünün baskı altına alınamayacağını tüm yetkililere ve özellikle de benzer şekilde “şiir okuduğu için" hapis cezası alan Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a hatırlatabiliriz belki.

Bugün Fazıl Say’ın başına gelenler, geçmişte Sayın Başbakanın başına gelmemiş miydi? Daha kötüsü, bu gelecekte her birimizin başına gelebileceklerin de habercisi... Bunun farkında olarak davranmalı ve ne Fazıl Say’ı ne de geleceğimizi sahipsiz bırakmamalıyız.

Herkesin düşüncesini özgürce söyleyebildiği bir Türkiye için bugün imzalarımızla sesimizi duyuralım ve Fazıl Say’a sahip çıkalım!

Letter to
Başbakanlık Özel Kalem Müdürü Dr. Hasan Doğan
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan
Fazıl Say’ın kullandığı dizeler senelerdir kültürümüzde yer alan, hepimizin bildiği ve zaman zaman kullandığı dizeler. Sözler hakaret içermediği gibi “dini kullanarak çıkarlarını gerçekleştirmeye çalışanları” eleştiren bir dörtlük. Kendi eklediği “Bilmem fark ettiniz mi nerde yavşak, adi, magazinci, hırsız, şaklaban varsa hepsi Allah'cı. Bu bir paradoks mu?" cümlesinde ise bırakın dini kötülemeyi, dini kullanarak gerçek yüzlerini saklamaya çalışanları belirterek dini kötüye kullananları eleştirdiği apaçık ortada.

Yani, burada “inananları” değil, “inanırmış gibi yapıp menfaatine kullananları” kastediyor. Hakimlerimiz bunu göremiyor mu? Daha önceden, “şiir okuduğu” için hapis cezasına çarptırılan ve Türkiye’de ifade özgürlüğü konusunda çalışma yapacağını ve bu kanunu değiştireceğini söyleyen siz, Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bu sözünüzü yerine getirmek için bundan daha iyi bir fırsat olamaz!

Hakaret içermeyen bu dizelerden dolayı Fazıl Say'a hakaret davası açılması, bu davanın kabul edilmesi ve bu da yetmezmiş gibi 10 ay hapis cezası verilmesi, düşünce özgürlüğü ve ülkemizin geleceği adına dehşet verici bir olay!

Sayın Başbakan, Fazıl Say’ın düşüncelerini ifade ettiği için, bu düşünceler sizin hoşunuza gitmese bile, böyle bir ceza almasından ötürü memnun olmadığınızı beyan etmenizi ve en kısa zamanda ifade özgürlüğü konusunda değişiklikler yapacağınızı tüm Türkiye’ye duyurmanızı talep ediyorum.