Özel Eğitimde Alan Dışı Alıma Son

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 1.500.


Eğitim Fakültelerinin Özel Eğitim Bölümlerine Alan Mezunu Akademisyenler İstiyoruz.

“Kişiye Özel” İlanlara Son!!!

Uludağ Üniversitesi’nin 28.12.2019, Kırıkkale Üniversitesi’nin 31.12.2019 ve Muş Alparslan Üniversitesi’nin 31.12.2019 tarihinde yayımlanan öğretim üyesi alım ilanlarında “Özel Eğitim Bölümü Zihin Engelliler Eğitimi, İşitme Engelliler Eğitimi ve Özel Yetenekliler Eğitimi Anabilim Dallarında” görevlendirilmek üzere alınacak Doktor Öğretim Üyesi (Kırıkkale Üniversitesi, Muş Alparslan Üniversitesi) ve Doçent (Uludağ Üniversitesi) kadroları için belirtilen özel şartlarda neredeyse “atanacak kişiyi tanımlayacak” şekilde bilgilerin olduğu ve bu özel şartların Özel Eğitim Bölümlerinde öğretim üyesi olabilmek için yeterli olmayacağı kanaati oluşmuştur. Her üç üniversitenin ilanlarının “aranan nitelik/açıklama” sütunlarında belirtilen ifadelerin başvuru yapacak kişilerin kendi çalışma alanları olduğu anlaşılmaktadır. Ancak ilandaki niteliklerde belirtilen bu konular özel eğitim alanının doğrudan temel çalışma konuları değildir. Bunun yanı sıra adaylarda özel eğitim, zihin, işitme engellilerin eğitimi ve özel yetenekliler alanında ne lisans ne de lisansüstü eğitim şartının aranmaması özel eğitim alanının çalışanları olarak önemli bir sorun olarak değerlendirilmektedir.

Özel eğitim alanında öğretmen yetiştirmek amacıyla kurulan Özel Eğitim Bölümleri ve anabilim dallarında görev alacak öğretim üyelerinin ve öğretim elemanlarının “özel eğitim alanında lisansüstü eğitimlerinin” olması gerekmektedir. Bir alanda yalnızca “çalışmaları olmak” o alanda öğretmen yetiştirmek için tek başına yeterli değildir ve o alanda akademisyen kadrosuna atanmak için “kriter” olmamalıdır. Bir başka deyişle “farklı bir alanda” (örn., müzik, çocuk gelişimi, beden eğitimi, okul öncesi, kimya, BÖTE, sınıf öğretmenliği vb.) doktora yaparken ya da çalışırken “özel gereksinimli öğrencilere yönelik çalışmalar ya da tez yapmış olmanın”, “herhangi bir konuda özel gereksinimli öğrencilere yönelik proje yapmanın”, “makale yazmanın” özel eğitim öğretmeni yetiştirmede “uzmanlaşmak” anlamına gelemeyeceği ve özel eğitim alanından “kadro talep etme hakkını” doğurmayacağı çok açıktır. Özel eğitim öğretmeni yetiştirmek için özel eğitim anabilim dalının ilgili programları olan “Özel Eğitim Programı, Zihin, İşitme, Görme Engellilerin Eğitimi Programları ve Özel Yeteneklilerin Eğitimi Programı”nda “doktora programını tamamlamış olmak” gerekir.

Özel Eğitim Bölümlerinden mezun olan ve olacak binlerce öğretmenin ve öğretmen adayının başına gelen “norm fazlası” olma ve “atanamama” gerçeği aynı şekilde özel eğitim alanında doktora yapmış onlarca akademisyenin ve hâlihazırda yapmakta olan akademisyen adaylarının da yakın zamanda karşılaşacağı bir sorun olarak görülmektedir. Alan dışından gelen öğretmenlerin özel gereksinimli öğrencilere “nitelikli özel eğitim hizmeti sunamayacağı” ne kadar açıksa alan dışından gelen akademisyenlerin de özel gereksinimli öğrencilere eğitim sunacak özel eğitim öğretmen adaylarını “nitelikli şekilde yetiştiremeyeceği” son derece açıktır. Özel eğitim alanında doktora eğitimi olmayan bir akademisyenin yetiştireceği özel eğitim öğretmen adaylarının mesleklerini nitelikli bir şekilde icra etmeleri mümkün görünmemektedir. Mesleki yeterliği olmayan bir öğretmenle çalışmak durumunda kalan özel gereksinimli öğrenciler ve bu öğrencilerin aileleri durumdan doğrudan etkilenecek ve mağdur olacaktır. Özel gereksinimli öğrencilerin niteliksiz özel eğitim hizmetleriyle geçen zamanının telafi edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle yakın gelecekte oluşacağı aşikâr olan bu mağduriyeti önlemek üzere aciliyetle harekete geçilmesi gerekmektedir.

Bu kaygılarla bu ilanlardaki özel şartlarda değişikliğe gidilmesi ve bundan sonrası için üniversitelerin Özel Eğitim Bölümlerine öğretim üyesi almak üzere verecekleri kadro ilanlarında doktora eğitimlerini “Özel Eğitim Anabilim Dallarının” ilgili programları olan “Özel Eğitim Programı, Zihin, İşitme, Görme Engellilerin Eğitimi Programları ve Özel Yeteneklilerin Eğitimi Programı”nda yapmış olma şartının getirilmesi gerekmektedir. Bu şartın sağlanması, özel gereksinimli çocuklar ve aileleri açısından da bir zorunluluktur. Bu durum daha önce Artvin Çoruh Üniversitesi’nin Özel Eğitim Bölümü’ne “kimya” eğitiminde doktora yapmış olma şartı, Mersin Üniversitesi’nin “kelime tanıma envanteri üzerine doktora çalışması” yapmış olma şartı, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin “zihinsel ve görme engelliler ile otizm spektrumundaki çocukların spora katılımları ile ilgili çalışmaları olmak” şartı ile ortaya konan ilanlarla oldukça benzerlik göstermektedir. Bu ilanlar özel eğitim öğretmenlerinin meslek örgütü olan Özel Eğitimciler Derneği’nin (ÖZDER), alanda çalışan öğretmenlerin, özel eğitim öğretmen adaylarının ve özel eğitim alanında çalışan akademisyenlerin haklı tepkilerine neden olmuştur. İlgili paydaşların tepkileriyle Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) Artvin Çoruh Üniversitesi Rektörlüğü’nün Artvin Çoruh Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü Zihin Engelliler Eğitimi Anabilim Dalı için verdiği ve kamuoyunun eleştirisine konu olan akademik kadro ilan şartlarının “akademik teamüllere ve kriterlere uymadığını” belirtmiş ve yardımcı doçent “kadro ilanının iptal edilmesine karar verildiğini” açıklamıştır. YÖK’ün ve ilgili üniversitelerin Artvin Çoruh Üniversitesi örneğinde olduğu gibi aciliyetle bu yanlıştan dönmesi gerekmektedir. Aksi takdirde nicelik olarak büyük bir atılım yapmış olan Özel Eğitim Bölümleri’nin niteliği tartışmaya açık hale gelecektir. Bu nedenlerle üniversiteler tarafından verilen öğretim üyesi atama ilanlarının YÖK’ün belirlediği “Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği” çerçevesinde incelenmesini ve iptalini talep etmekteyiz. Bu konuda YÖK’ün en doğru kararı vereceğine olan inancımızla özel eğitim öğretmenlerinin meslek örgütü olan ÖZDER olarak ilgili kurumlara gereken uyarıları yapmak hem meslek çalışanlarının haklarını korumak hem de mesleki etik ilkeler çerçevesinde mesleki sorumluluğumuzdur. Kamuoyuna saygıyla duyururuz.