Hastalığımın tedavisi yıllardır yapılmıyor, Artık otanazi icin imzana ihtiyacım var!

Hastalığımın tedavisi yıllardır yapılmıyor, Artık otanazi icin imzana ihtiyacım var!

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 2.500.


My disease has not been treated for years, I now need a signature for euthanasia!

 Relapsing Polychondritis isimli ya da benzeri otoimmun hastalığım için neredeyse bütün hekimlere, olmadı devlete başvurdum. Hekimlerin nazarında "psikolojiktir" ya da "alanımız değil" sözünden başka bir geri dönüş almadım. Ya da yanlış teşhis ve yanlış ilaç verildi. 2017 yılında bir romatolog Relapsing Polychondritis isimli bir teşhis koydu ancak devamında tedavim ile ilgilenmedi. Artık yürüyemiyor, yere basamadığım için oturamıyorum. El parmaklarımı kullanamıyorum vs. Annemin bakımıyla yaşıyorum. Koruyucu tedavi yapılmadığı için sanırım artık yürüyemeyeceğim vb vs. 

İstanbul'da gücümü yetirdiğimce doktora hastaneye başvurdum.
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
Marmara Üniversitesi Hast.
Okan Üniversitesi Hast.
Birkaç diğer özel hastane ve devlet hastanesi
Doktorların özel muayenehaneleri
Ümraniye Devlet Hast.
Medeniyet Ünv. Hast.
Medipol Bağcılar Ünv. Hast.
Hacettepe Ünv. Hast.
gibi çeşitli hastanelerdeki iç hastlalıkları, romatoloji, Ortopedi, Fizik Tedavi ve R., KBB, Göğüs Hastalıkları, Nöroloji, Algoloji  gibi çeşitli polikliniklere, hekimlere birden fazla kez gittim. Tekerlekli sandalye ve sedye ile, çok yoğun ağrılı ve semptomlu gidişlerimde bile hekimler tarafından "gereken" girişim ve çözüm hizmeti verilmedi.
Maddi olarak bir sekilde karşılamaya " "çalışsak"bile zamanla oluşan engelim sebebiyle, hem de maddi olarak hastanelere gidemeyecek durumda olduğum, annem dışında rekakatçimin olmaması(ki o da belirli bir yaşta ve fiziki sağlık sorunları var) ve zaten gerek poliklinikten randevuyla ya da acilden gitsem de tedavi adına birşey verilmeden geri gönderildiğim, gönderileceğim için şifa arayışıma hekimlere telefon, mail, sosyal medya, tv belediye, Bimer, Cimer, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, Savcılığa talep dilekçesi vb vs gibi başvurularla devam ettim, ediyorum.

 

3 Eylul Pazartesi 2018


 Aldığım, almak zorunda oldugum bir karar ile ülkemizde yasak ve mümkün olmayan otenazi icin ugrasacagim. Ne yapayım ben de bu kadar dayanabiliyorum(Ah o 'kadar'ın ne kadar olduğunu siz hiç deneyimlemeyin e mi).
Artık varolmayan vicdanlardan hakkım olanı geri almaya çalışmaktan yıllardır çok çok yıprandım. Hastalığımın ilerlemesinden, engelim olmasından başka degisen bir sey olmadı, olmuyor.
 

 2017'den beri "yaşamak için" çağrı yaptığımda bu insanların dışında kimse imza bile vermedi. Zaten ulkemizdeki neredeyse bütün doktorlar, yetkililer vs durumumu biliyor. Ama "hicbir sey" yapılmıyor. Harward Üniversitesi'nin teşhis edilmemiş hastalıklar ağına da sadece bir hekimin göndereceği online bir referans mektubu için katılamadım, katılamıyorum. 
Bu halde hicbir sey yapılmadan, binbir uğraşım sonucu sadece belki ağrı kesici verilerek taburcu edilmem evde can cekisirken hastalığımın her saniye ilerlemesi, bunların kayıtlara, raporlara geçmemesi hiçbir önem arz etmiyor.
Bacaklarımdaki acı sebebiyle yere basamadığımdan oturamadığım icin dışarı çıkıp farkındalık/imdat çağrısı eylemi de yapamıyorum.
Yaptım da ne oldu kimse ilgilenmedi.
Evet çok anormal ama kimsenin ilgisini bile cekmedi. Mesela Beşiktaş'ta birkaç genc erkek birkaç kez pankartlı boş sandalyeme oturup eglenmeye çalıştılar. Öyle sorunlar da çıkıyor. Çok zor oluyor yani. Sonra Kadıköy' de insanlar yan tarafta müzik çalıp halay horon fln çektiler. ... Zaten eylem akşamında soluğu hastanede aldım. Cumhurbaşkanı'nın Kısıklı'daki evinin önü, Valilik gibi yerlerde de sesimi duyurmaya çalıştım. ...


'Ya istiklal ya ölüm' diyorum ve isterseniz artık bunun için imza verip, paylaşabilirsiniz. 
Durum, karar, mecburi talep budur.

-----------------------------------------------------------------------

  Sevgili hekimlerin ilgisizliği ya da tıbbî bakış açısı sebebiyle doğru teşhis edilmedigi icin uygun tedavi de sağlanamayan hastalığım hızla, günbegün ilerliyor. Sanırım bu sağlık sorunum Relapsing Polychondritis isimli bir hastalık. Gereken tedavi sağlanmadığı için ilerleyerek tüm eklemlerimde(total kalca ve diz eklmleri,bilekler, dirsekler, el ve ayak parmak eklemleri,omurga, boyun ve diger kıkırdaklarımla birlikte insan vücudunun her yerini oluşturan bag dokularda olan sorun sebebiyle, sizin gün içinde rutin olarak yaptığınız hareketleri yapamaz oluyorum. Yatıyorum yani. Bagli bulundugu kemiklerde de çok siddetli agri oluyor. Siz hiç kemiklerinizin içini hissettiniz mi?(Hissetmeyin cancağızlarım) Ancak mutluluk heyecanından hissedin. Ayrıca eskiden uzun yol yürüşü, halk oyunları, atletizm,yüzme gibi aktiviteleri kolaylıkla yapabilirken artık yürüyebilseydim bile 2 kat merdiven çıkmalık efor sarfedebilecek kadar rahat nefes alışverişi yapamıyorum.
Devamında bag dokumda,tutulan bolgelerde sertlesme,mukozal kalınlaşma olustugu icin örnek olarak boğazımda bıraktığı krepitasyon, sertlik sebebiyle yutkunmak, su icmek bile artık eskisi gibi değil. Gözlerimde, cildimde göz kapaklarımda, damarlarımda, tırnaklarımda vs. aynı sorunu yaşıyorum.
 Birçok poliklinige, doktora, profesore, üniversite hastanelerine başvurdum, kan tahlillerinde iltihabi bir imare görülmedigi için sorun olmadığı soyleniyor(!?..) Ancak bilimsel olarak bu ifade doğru değil. 2017 yılında bir romatolog benim de düşündüğüm gibi Relapsing Polychondritis teşhisi koydu ama tedavi ile ilgilenmedi. Diğer doktorlar da ya teşhisi kabul etmedi ya da tedaviyi üstlenmedi. Romatolojk/Otoimmun bir sorun olabileceği tezlerimi de pek kaile almadılar. Hastalık hastası ithamlarından başım döndü ;);
 Son olarak kırmızı reçeteli ağrı kesici ile güne dayanmaya çalışıyorum. Ama onlar da bende yan etki yaptığı için her zaman kullanamıyorum. 
 Ortopedi hekimlerinin  en azindan diz kalca vb. gibi alanların kikirdak dokusunun arastirmalarini yapamayacaklarina, alanlari olmadigini soylemelerine de katılmıyorum. Kaldı ki kıkırdak, eklem vb ile ilgili araştırmaların icinde hep ortopedistler vardır.
 Kollektif tıbbî bir çalışma ve detaylı değerlendirme ile teşhis için tabiriyle biraz kafa yormayı denemelerini bekler ve isterdim. Gereken bu.
Artık sorunum, semptomlar, teşhis, tedavi seçenekleri ortada iken bile tedaviyle ilgilenen hekim yok.

 
 T.C. Başsavcılığı, Sağlık Müdürlüğü, CIMER, BIMER, Başhekimler, hekimler, her makama, herkese başvurdum. Reddedildi. Engelli raporum da yok. Yıllardır soyutum.
Bu sorunum sebebiyle eğitim ve is hayatım yarım kaldı. Zaten bir hayatım kalmadı; hayat bu ölümün tamamlanmasını beklemekten ibaret oldu.
 Ülkemizde yasal olsaydı, ötenazi talep ederdim. Çünkü acıya dayanmaya çalışmaktan, genç bir insan olarak yaşamaktan mahrum kalmaktan çok yoruldum. İlaçla ölüm garanti olmuyor. Diğer yolları da yapamıyor insan. Bu cümleleri bana üzülmeniz veya acımanız amacıyla yazmıyorum çünkü zaten kimse umursamıyor ;) tabiriyle kılını kıpırdatmıyor. Bana acıyın be ;) Ama her zaman değil ;); Okumuyorsunuz ya içimde tuttuklarımı günlüğüme iç döker gibi bir samimiyetle yazıyorum. Açlık grevine ağrı kesici kullanmak zorunda olduğum için giremiyorum. Girsem de, ki denedim medya da delirtici bir şekilde oralı olmadığı için farketmiyor.
 

 Benim gibi birkaç kişi olsaydı belki üzerinde dururlardı. Ya da çok ünlü ve veya ezici güçlü olsaydım... 
 

 Devlete, insanlığa ve hekimlere sesleniyorum; Tamamen eskisi gibi olamasam da bir yerde sağlık sorunumun tedavisi(ilerleyisinin durdurulması) hala mümkün olabilir. 
Bu ülkede bu mümkün olmayacaksa, devlet yonetimi ve hekimlerin iş birliğiyle yurtdışında gerekli sağlık kuruluşuna yönlendirilmeyi ve gönderilmeyi talep ediyorum.

  Burada bir insanın hayatıyla birlikte, bilim açısından yeni ya da unutulmuş bir hastalığın keşfi bile söz konusu olabilir. Ne yazık ki ülkemdeki sevgili hekimler, bununla ilgilenmiyorlar ya da nasıl yapabileceklerini bilmiyorlar. Ancak o zaman bunu örtpas etmek yerine kabul edip gereken belgeleri oluşturmalarını talep ediyorum. Yurtdışındaki hekimlerle iletişim kurabilmem adına bana HiÇ destek olmuyorlar. Onların maillerine bile cevap vermiyorlar. Bunları yakınma, kötüleme amacıyla değil bilgi olarak yazıyorum. 

İnsanlar,
 Benim yerimde siz de olabilirdiniz, olabilirsiniz. Olmaya da bilirsiniz... Gerekeni yapmamız için o durumun içinde olup olmadığımızı sorgulamamız gerekmez. En azından ben hep böyle yaptım.
Zaman aleyhime işliyor. Bir insan, tek başına, daha fazla ne yapabilir? ACİL olarak desteğinizi bekliyorum.

Ümitle.