Kampanya Kapatıldı

Çocuk istismarı gerçekleşmeden harekete geçelim. Çocuklarımızın yarınlarını koruyalım.

Bu kampanya 4.120 destekçiye ulaştı


Çocuk kıyafeti, çocuk ayakkabısı, çocuk balonu gibi birçok söyleyiş vardır dilimizde çocukla ilgili. Hangi birini duysak minik elleri ve ayaklarıyla etrafa neşe saçan çocuklar gelir aklımıza. Onları kötülükle bağdaştıramayız, kötülük yoktur dünyalarında. Oyunları, arkadaşları, şekerleri… Bunlardan ibarettir dünyaları kendileri gibi mutluluk veren küçük şeylerden. Maalesef bir söz kalıbı vardır ki duyunca tüylerimizi diken diken eder, kulaklarımızı kapatıp sessiz çığlıklar atarcasına kaçmak isteriz: çocuk istismarı.

Çocuk istismarı insanlığa karşı işlenen bir suçtur, geleceğimiz olan çocukların parlak yarınlarının karartılmasıdır. Fiziksel ve ruhsal olarak çocuğa verilen zarar yetişkinlik döneminde de birçok problem yaşamasına sebep olur. Bu problemlerden bazıları şunlardır: depresyon, intihar düşüncesi, intihar, uzun dönemli ilişkiler kurmada zorlanma, cinsel ilişki yoluyla bulaşan hastalıklar...

Çocuklarımızı bu tehlikelerden korumak toplumun bir parçası olarak hepimizin sorumluluğudur. Bugüne kadar çocuk istismarını engellemede büyük çoğunlukla cezaların ağırlaştırılması konuşulmuş olsa da ağır cezaların pedofili hastası insanlar için ne kadar caydırıcı olacağının bilimsel açıdan tartışmaya açık olduğunu düşünüyorum. Bir başka açıdan bakacak olursam da cezaların belirlendiği yerde suç işlenmiş demektir. Ben ve inanıyorum ki toplumun büyük bir çoğunluğu bu suç gerçekleşmeden, çocuğumuzun yarınları kararmadan bu acıya bir son vermek istiyoruz.

Araştırmalara göre çocuk istismarcıları sanılanın aksine toplum tarafından belirlenmiş normlara göre normal kabul edilen insanlardır. Evli, dindar, sorumluluk sahibi ve hatta baba. Bu da demek oluyor ki tehlike düşündüğümüzden çok daha yakınımızda. Tereddüt ettiğimiz ve bir şeyler yapmadığımız her an bir çocuk kendi güzel dünyasından dışarıya adımını atıyor olabilir. Bu sebepten ötürü kampanyamda işe yarayacağını düşündüğüm çözümlerimi paylaşmak istiyorum.

1.       Cinsel eğitim dersleri normal müfredatın bir parçası haline getirilmeli ve çocuklar neyin normal olup neyin olmadığının farkına varacak kadar iyi eğitilmelidir. İstismara uğramanın bir utanç olmadığını bilmeli ve herhangi bir durumun cinsel istismar olduğundan şüphelendiklerinde bu durumu korkmadan ve çekinmeden aileleriyle ve yetkili insanlarla paylaşmalıdırlar.

2.       Okullardaki rehber öğretmenler çocuk istismarı konusunda son gelişmeleri de kapsayacak şekilde eğitilmeli ve doktor muayenelerinde olduğu gibi düzenli olarak çocuklarla iletişime geçip bulundukları durumu analiz etmelidirler.

3.       İstismara karşı oluşturacağımız savunma cephesinin en önemli taşlarından biri ailelerdir. Aileler de istismar konusunda eğitilmeli ve çocuklarından gelen her türlü bildirime (şüphe veya kesinlik) ciddiyetle yaklaşmalıdırlar. Suçlama veya şüphe ne kadar umulmadık olursa olsun asla ve asla onlara kulaklarını tıkamamalıdırlar.

4.       Daha önce de belirttiğim gibi cezaların olayları önlemekte eğitim ve tedbir kadar etkili olmadığına inansam da hiçbir çocuk istismarı suçlusu tutuksuz yargılanıp topluma karışmamalıdır. Cezalar ciddi hale getirilerek bütün vatandaşların çocukların (geleceğimizin) ne kadar değerli olduğunu anlaması sağlanmalıdır. Çocuklarımızı korumak hepimizin sorumluluğudur.

5.       Çocuk istismarı sadece yetişkin-çocuk durumunda gerçekleşmez. Çocuklar arasında da cinsel istismar vakaları görülmektedir. Çocukların kendi aralarındaki ilişkileri en az yetişkinlerle olan ilişkileri kadar iyi gözlenmelidir. Birinci çözümde bahsi geçen eğitimlerde çocuklar arası istismar konusunda da farkındalık yaratılmalıdır.

6.       İstismarcıların büyük çoğunluğu istismar ettikleri çocukları iyi tanırlar. Bu gerçek göz önüne alınarak çocuklara yakın meslekteki insanlar çocuklarla çalışmaya başlamadan önce psikiyatrik testler uygulanarak psikolojik olarak uygunluk raporu almalıdırlar.

7.       Çocuk istismarcıları incelenmelidir, alanında uzmanlaşmış psikologlardan  terapi görerek ve ilaç tedavileriyle psikolojik durumları kontrol altına alınmalıdır. Ceza süreleri dolsa dahi bu süre sonunda topluma karışmadan yeniden mahkeme yoluyla durumları değerlendirilmelidir. İyileştiklerinden emin olunmadan toplumsal hayata katılmamalıdırlar.

 

Keşke dememek, bir şeyler yapmadan sessizce bir sonraki suçu beklememek için sizlerle düşüncelerimi ve çözümlerimi paylaşıyorum. Hep birlikte güzel yarınlarımız olması için benim attığım küçük adımımı desteklemenizi ve kampanyama destek olmanızı istiyorum. Devlet ve Sivil Toplum Kuruluşlarına harekete geçmeleri için çağrıda bulunuyorum . Kalıcı çözümler için hep birlikte bu insanlık suçuna karşı mücadele etmeliyiz. Okyanuslar da su damlalarından oluşmaz mı en nihayetinde ?

 

 



Bugün Busra imzanı bekliyor!

Busra Abdulkadiroglu bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «Çocuk istismarı gerçekleşmeden harekete geçelim. Çocuklarımızın yarınlarını koruyalım.». Busra ve imza atan diğer 4.119 kişiye katıl.