ÇEVREMİZİ KORUYORUZ AKÇANSA FABRİKASI ŞEHRİN DIŞINA ÇIKARILSIN

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 1.500.


Çimento üretiminin her aşamasında farklı kirleticiler ortaya çıkar. Doğadan hammaddenin çıkarılması, taşınması ve üretim sürecinde gereken enerjinin üretilmesi (büyük çoğunluğunda geri dönüşü olmayan fosil yakıt kullanılmaktadır) ve ürün olarak çimentonun elde edilmesi aşamalarında kirleticiler önemli sorundur. Tüm bu aşamalardan sonra elde edilen son ürün olan çimentonun kendisi de önemli bir kirleticidir. Çimento tozunda antimon, arsenik, kurşun, kadmiyum, krom, kobalt, bakır, manganez, nikel, talyum, kalay, vanadyum, çinko, berilyum, selenyum, tellür ve cıva bulunur (Kumar ve diğ., 2008; Aydın ve diğ., 2010; El-Abssawy ve diğ., 2011).

Çimentonun her 900 gramı için 450 gram kömür yakıldığı hesaplanmaktadır (World Coal Institute, 2005). Bu da her bir torba çimento üretmek için yaklaşık 25 kg kömür yakıldığı anlamına gelir.

Kömür yakılarak çimento üretildiğinde, fosil yakıt kullanmanın tüm olumsuzlukları da yaşanacaktır. Çimento fabrikası emisyonu; sadece hava kirliliğine neden olmakla kalmayıp küresel ısınma, ozon tabakasının incelmesi, asit yağmurları, biyolojik çeşitlilik kaybı, azalmış ürün verimliliği ile sonuçlanan yerel ve küresel çevre etkisine sahiptir. Çimento üretimi ile oluşan toz ve gaz emisyon çevre sağlığı için zararlıdır

imento Fabrikaları ve Hava Kirliliği DSÖ; en önemli çevresel risk olarak tanımladığı hava kirliliği ile ilişkili olarak 2012 yılında 7 milyon erken ölüm (her sekiz ölümden biri) olduğunu bildirmiştir (World Health Organization (WHO), 2014a). Çok sayıda bilimsel çalışma hava kirliliği ile hastalanma ve ölüm arasındaki ilişkiyi göstermiştir. Hava kirliliğinden özellikle solunum ve dolaşım sistemi etkilenmektedir. Hava kirliliği insan sağlığını olumsuz etkilemekle kalmayıp tüm canlıları ve ekosistemi de olumsuz etkileyerek yaşamı tehdit eder.

Büyükçekmece gölü havzasında havada solunabilen partiküllerin krom derişimleri sınır değerlerin çok üzerinde bulunmuştur. Bu bölgede yoğunlaşan kromun kaynağı olarak da çimento fabrikası gösterilmiştir. Çalışma atmosferik kromun en önemli kaynaklarından olan çimento fabrikasının Büyükçekmece gölü içme suyu havzasını etkilediğini, havzaya krom taşınmasına neden olduğunu göstermekte, fabrikanın uzaklara erişen kirletici etkisini göz önüne sermektedir (Karaca ve diğ., 2006).

Büyükçekmece Gölü havzasında yürütülen çalışmada havzada yüksek düzeyde krom saptanmış ve bu yüksek düzeydeki kromun kaynağı olarak çimento fabrikası gösterilmiştir (Karaca ve diğ., 2006). Çimento tozunun toprak kirletici etkisi fabrikadan bir kilometre uzaklığa kadar belirgin olmakla birlikte ikinci kilometrede de gösterilmiştir (Khamparia ve diğ., 2012). Al-Omran ve arkadaşları (2011) en fazla kirliliğin çimento fabrikasına yakın iki kilometre içinde olduğunu, en ağır kirliliği kromun oluşturduğunu göstermiştir. Çimento fabrikası emisyonuna bağlı yoğun kirliliğin fabrikadan bir ya da iki kilometre uzaklıkta olduğunu gösteren bu çalışmaların yanı sıra çok daha uzaktaki kirliliği gösteren çalışmalar da vardır. Örneğin Maina ve arkadaşları (2013) rüzgar yönüne bağlı olarak 5-7 km uzaklıkta toprakta, kalsiyum oksit, kalsiyum karbonat ile mangan, bakır, çinko ve kurşunun arttığını göstermiştir. En fazla artışın manganda olduğu bunu sırasıyla bakır, çinko ve kurşun izlediği gösterilmiştir (Maina ve diğ., 2013). Çimento fabrikalarında fırın bacalarından salınan toz, toprağın yapısını bozmasının dışında bitkilerin büyümesini de olumsuz etkiler (Iqbal ve Shafig, 2001; Uysal ve diğ., 2006). Çimento fabrikası bacalarından çıkan tozun zeytin ağaçlarına olumsuz etkisi Çanakkale de yapılan çalışmada gösterilmiştir. Buna göre; toz ile temas eden zeytin ağacı yapraklarının yapısı değişmiş, sürgün ve yaprak büyüme-gelişmesi olumsuz etkilenmiş, meyve sayısı ile gelişmesi bozularak önemli verim kaybı olmuştur. Çimento fabrikası baca tozunun bitkilerdeki bu etkisi; yapraklar üzerinde biriken tozun fotosentez için gereken ışık geçirgenliğini engellemesine, yüzeysel ph değişikliği ile klorofil pigmentlerinin kaybına neden olmasına bağlanmaktadır. Olumsuz etki fabrikadan 500 metre uzaklıktaki zeytin ağaçlarında da görülmüştür. Araştırmacılar çalışmalarında saptadıkları olumsuzluk üzerine; her ne kadar bacalarda filtreler olduğu yetkililerce belirtilmişse de, bunun yeterli olmadığı görülmektedir saptamasını yapmaktadır (Uysal ve diğ., 2003). Çimento endüstrisi kirliliğinin bitkilerde klorofil ve fotosentez aktivitesine olumsuz etkisi yakın zamanda ve başka coğrafyada da gösterilmiştir (Chaurasia ve diğ., 2013). Çimento fabrika bacalarından çıkan tozun toprak ve bitkilere verdiği zararı gösteren çalışmalar fabrikaların tarım alanlarından uzakta olması gerektiğini açıkça göstermektedir.

Büyükçekmece gölü havzasında gösterilen krom kirliliği bu açıdan düşündürücüdür.

Çevre ve sağlık riskinin olmadığı bir çimento üretimi söz konusu değildir. Çimento üretiminin çevre ve sağlığa olumsuz etkilerinin önlemlerle yok edilmesi de günümüz koşullarında olası değildir. Bu koşullarda sadece olumsuz etki sınırlandırılabilmektedir. Kirleticilerin; sağlığı etkilemediği kabul edilen sınır değerlerinin gelişen bilim ve teknoloji ile birlikte daha alt düzeylere indirildiği bilinmektedir. Bu nedenle sağlığı olumsuz etkilemeyeceği düşünülmektedir, emisyonu kabul edilebilir sınır değerlerin altında olduğundan zararsızdır gibi tanımlamalara şüphe ile yaklaşmak gerekir. Bu yaklaşım özellikle bilim insanlarından beklenmelidir. Her ne kadar çimento fabrikası ve emisyonlarının bilimsel açıdan yeterince veri ile çevre ve sağlık etkileri ortaya konmuşsa da bu kimileri tarafından görmezden gelinerek bilimsel belirsizlik olduğu iddia edilebilir. Bu durumda da, çevre hukukunun önemli ilkelerinden ihtiyat ilkesi çerçevesinde olası zararlar yaşanmadan korunma zorunluluğu ortaya çıkar. Doğru olmayan yere çimento fabrikası yapılması, kötü teknolojinin yenilenmemesi, kent içinde kalan çimento fabrikalarının işletilmeye devam edilmesi, SED ve ÇED de halkı bilgilendirme toplantısı yapılmadan, halka rağmen yeni çimento fabrikası yapması en temel insan haklarından olan sağlıklı yaşama hakkının gasp edilmesi olarak kabul edilmelidir.

KAYNAK: ÇİMENTO FABRİKALARININ SAĞLIK ETKİLERİ Doç. Dr. Alpaslan Türkkan Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Bursa Tabip Odası Çevre Komisyonu Üyesi Şubat 2015

Büyükşehirde, Şehrin Ortasında Kalan Sanayi ve Fabrikaların Taşınması alternatif olabilir.

Buradan taşınacak olan fabrikaların, sanayilerin; Anadolu'daki küçük illere taşınması güzel ve isabetli olur.
Teşvikten yararlanmaları mümkün mü bilmiyorum, ama yararlanması güzel olacaktır (yatırımcı için)

Hangi fabrika hangi şehre ve ilçesine taşınması gerektiğini devlet ile sanayici koordineli şekilde yapmalı.

Hem bu sayede Anadolu'da gelişmemiş olan iller gelişmeye başlar hemde göç azalır ve bölge canlanır.

Pilot uygulama olarakta, ilk 5 büyük şehirlerimizden 2'şer tane fabrika/sanayi vs. nüfusu 300.000'den az olan illere kaydırılabilir.

 



Bugün Beliz imzanı bekliyor!

Beliz SERTKOL bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «ÇEVREMİZİ KORUYORUZ AKÇANSA FABRİKASI ŞEHRİN DIŞINA ÇIKARILSIN». Beliz ve imza atan diğer 1.419 kişiye katıl.