Kampanya Kapatıldı

17 Ağustos 1999 depreminde kimyasal sızıntı yaşanmış bir yerde bir kimya üssü istemiyorum.

Bu kampanya 76 destekçiye ulaştı


 

                                                          

 

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI

ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ İZİN VE DENETİM  GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 'NE

Gönderilmek Üzere

YALOVA ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK  MÜDÜRLÜĞÜ ' NE

 

 

KONU            : YALOVA ili ÇIFTLIKKÖY ilçesi sınırları içerisinde YALKİM ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ YÖNETİM KURULU BAŞKANLIĞI tarafından yapılması planlanan YALOVA KOMPOZİT VE KİMYA İHTİSAS ISLAH OSB (YALKİM OSB) projesi ile ilgili  ÇED Raporuna karşı görüşlerimizin arzıdır.

 

AÇIKLAMALAR  :

 

                        1) YALKİM İhtisas Islah OSB  alanı,  Taşköprüde bulunan askeri havalanı uçuş konisi içinde kaldığı halde projeye ilişkin  Yalova Hava Meydan Komutanlığı'ndan görüş alınmamış olması önemli bir eksikliktir.Bölgede askeri havaalanının kurulmak istenen OSB yönünde genişletilmesi çalışmaları yürütülmektedir. Milli Savunma Bakanlığı'nca 2016 yılı Ekim ayı içinde bölgedeki askeri alanın (Askeri  Havaalanının )  ÇED Raporuna konu  Islah OSB  yönünde genişletilmesi amacıyla kurum görüşleri talep edilmiş ve  Yalova Valiliği  Toprak Koruma Kurulu'ndan tarım dışı kullanım kararı alınmıştır.

( EK- 1 Talep yazısı ilgili bölümü )

 

                        2) ÇED raporunun 23. sayfasında “YALKİM OSB’de, AKSA ve DowAksa tarafından üretilmekte olan akrilik elyaf ile karbon elyafın ana hammadde olarak kullanılmak suretiyle Kompozit Ürünler ile İleri Teknoloji Malzemeleri üretecek işletmeler yer alacaktır. Bölgede faaliyet gösterecek elyaf ve kompozit malzeme üreticilerinin yurtiçi ve yurtdışındaki hedef sektör grubu olarak; rüzgâr türbini kanatlan, otomotiv, yapı güçlendirme ve denizcilik gibi sektörlerin ihtiyacı olan kompozit malzemelerden ileri teknoloji malzemeler üretilecektir. ” denmiş olmasına rağmen söz konusu işletmeler yani ELYAF VE KOMPOZİT MALZEME ÜRETİCİLERİ  İLE İLGİLİ DETAYLI BİLGİ, EMİSYONLARI,ÇEVRESEL ETKİLERİ ,OSB ÇED raporuna dahil edilip kümülatif bir değerlendirme yapılması gerekirken bundan kaçınılmış üstelik ÇED Raporunun pek çok yerinde OSB'de yeni bir inşaat planlanmadığı belirtilerek çelişkili rapor oluşturulmuştur.

 

Islah OSB genişleme alanı olarak Taşköprü Beldesi 114 ada,24 ve 151 ada 4 parsel (  130 ha ) için  tarımdışı kullanım kararı alınmış olması da YALKİM OSB alanının mevcut  AKSA; DOWAKSA, AKKİM, AKTOPS, ERSUR tesisleri ile sınırlı kalmayacağını yeni tesisler kurulmasının planlandığını ancak bunların çevresel etkilerinin ÇED raporunda değerlendirilmesinden kaçınıldığını, bir aldatmanın söz konusu olduğunu göstermektedir.

 

( EK-2 02.07.2015 tarih ve 2015/4 sayılı İl Toprak Koruma Kurulu Kararı ilgili bölümü )

 

                        3) PROJE ÖZÜNDE BİR ISLAH OSB PROJESİ OLDUĞU HALDE , TÜM YASAL İZİNLERE SAHİP OLDUĞU BELİRTİLEN TESİSLER İÇİN MEVCUT DURUMDA KARŞILAŞILAN SORUNLAR, ISLAH EDİLECEK ŞEYİN /ŞEYLERİN, ISLAH ŞARTLARININ NE OLDUĞU ÇED RAPORUNDA AÇIKLANMAMIŞTIR.

 

                       

4) Bursa 1 . İdare Mahkemesi'nin 2015/ 715 E., 2016/ 1562 K. sayılı 21.12.2016 tarihli iptal kararında yer verilen eksiklikler yeni ÇED raporunda giderilmemiştir.  Şöyle ki

 

Mahkeme Kararında

·         Tesis içindeki makine ve teçhizatlardan atmosfere olabilecek muhtemel gaz ve buhar sızıntılarının emisyon faktörü değerleri kullanılarak maksimum risk mesafelerinin hesaplanması ve bu mesafeler için  ölçüm  ve kontrol makanizmalarının oluşturulması gerektiği

belirtilmiş ise de böyle bir çalışma yapılmamıştır.

 

 

Mahkeme kararında

 

·         Sağlık Bakanlığı görüşü doğrultusunda OSB alanı içinde bir sağlık koruma bandı oluşturulması gerektiği, sağlık koruma bandının  Yalova -Kocaeli yolunun her iki tarafında da da oluşturulması gerektiği

belirtilmiştir.

 

Sağlık Koruma Bandına ilişkin olarak ÇED Raporunda Yalova Valiliği Halk Sağlığı Müdürlüğü'nün 07.03.2017 tarihli yazısı ekinde Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı'nın 05.03.2017 tarihli yazısına yer verilmiş, YALKİM OSB Tarafından itiraz edildiği belirtilen Yalova Halk Sağlığı Müdürlüğü'nün 20.02.2017 tarihli,E.1366 sayılı yazısına ise ÇED Raporunda yer verilmemiştir.

 

Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu tarafından yapılan Sağlık Koruma Bandına İlişkin değerlendirmeler normlara uygun değildir.Sağlık Koruma bandına ilişkin yapılmış bir risk analizi, hesaplama bulunmamaktadır.

 

            Mahkeme kararında söz konusu edilen sağlık koruma bandı mesafe belirleme işlemi 17.11.2011 tarih ve 6359 tarihli yönergeye göre yapılmalıdır.Yönerge olasılık ve siddet değerlerinin çarpımı ile bulunacak risk sayılarının(Ek1 A,B,C,D tabloları) ve bu tabloların sonuç rakamlarının toplu gösteriminin ve genel toplam sayının ifade edildiği (Ek1 E) Risk Puanından,ve risk puanına göre Ek2 de verilen tablo kullanılarak bırakılması gereken sağlık koruma bandını tariflemektedir.Bu sistemde hesaplayıcıya bırakılan tek insiyatif Ek 2 tablodaki mesafe tespitinde + - %25 değeridir.Mevcut dökümanlarda bu ekler bulunmadığı gibi,bazı bölgelerde sağlık koruma bandının gerekli olmadığı gibi yönerge içeriğinde tanımlı olmayan insiyatifler dayanaksız olarak kullanılmıştır.

 Oysa bu çalışma ekteki verilen riskleri ve şiddetlerini puanlandırmak için,verilen puanla ilgili teknik destekleyici dökümanlarla birlikte risk analizi ekinde bulundurulmak gerekli idi:

Ek1A:DOGAL GELİŞEN OLAYLAR: kasırga, hortum, fırtına, sağnak, çığ, tipi, buz fırtınası, deprem, tsunami,kuraklïk,dışardan sel su baskını,dış yangının tesisi etkilemesi,heyelan,baraj taşkını, yıldırım düşmesi, salgın hastalık

Ek1B:TEKNOLOJİK OLAYLAR: Elektrik arızası,jeneratör arızası,ulaştırma sorunu, yakıt yokluğu, doğal gaz yokluğu, su arıza ve kesinti,kanalizasyon arızası,buhar arızası,yangın alarmı arızası, iletişim arızası, diğer gaz arızası, aspirasyon vakum arızası,iklimlendirme arızası,bilgi işlem arızası,tesiste yangın,tesise su baskını,tehlikeli madde maruziyeti,kaynakların yokluğu,yapısal hasar

Ek1C:İNSANABAĞLI

Ek1D:TESİSEBAĞLI

Ayrıca çok tehlikeli sınıfta yer alabilecek böyle bir tesiste risk analizi yapabilmek için 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği kanununun Yetkilendirdiği A Grubu çok tehlikeli sınıf iş güvenliği uzmanı

sorumluğundadır

 

 

            İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 16.maddesine göre “ Sanayi bölgesi, organize sanayi bölgesi ve endüstri bölgeleri ile bu bölgeler dışında kurulacak birinci sınıf gayri sıhhi müesseselerin etrafında  sağlık koruma bandı konulması mecburidir.Sağlık koruma bandı mülkiyet sınırları dışında belirlenemez  ve bu alan içinde mesken veya  insan ikametine mahsus yapılaşmaya izin verilmez.”

Sağlık koruma bandının mülkiyet sınırları içinde belirlenmesi zorunluluğu vardır.Sadece imar planlarında gösterilmekle sağlık koruma bandı oluşturulamaz.AKSA Fabrikası için 1998 yılında belirlenmiş akrilonitril depoları esas alınarak 1200 m yarı çaplı  sağlık koruma bandı , sadece imar planlarında gösterilmektedir  AKSA fabrikasının kendi mülkünde değildir içinde insan yerleşimi vardır.Yani fiilen bir sağlık koruma bandı AKSA fabrikası için dahi yoktur. 17 Ağustos 1999 Depreminde AKSA fabrikasındaki Akrilonitril tanklarında hasar meydana gelince 6.500 ton ACN sızıntısı yaşanmış bölgedeki kimyasal sızıntının insan hayatını tehdit edici boyutlara ulaşması nedeniyle bölgedeki 8.5 km yarı çaplı alan kolluk kuvvetlerince boşaltılmıştır.

 

            Islah OSB'ye çok yakın bir alanda gerçekleştirilmek istenen Vopak Kimyasal Depolama Terminali projesi için Sağlık Koruma Bandı ise 5.000 m3 Akrilonitrilin depremde tamamen boşalması halinde sağlık koruma bandının 40 km olması gerektiği,rutin işletme faaliyetleri sırasında 15 m3 lük bir Akrilonitril dökülmesi halinde  6.08 km sağlık koruma bandı gerekti yönünde Tübitak'tan alınan rapora  istinaden GSM inceleme kurulunca ilimizin 1. derece deprem bölgesi olduğu dikkate alınarak sağlık koruma bandı 40 km olarak belirlenmiş, sözkonusu kimyasal depolama projesi gerçekleşememiştir.

 ( EK -3 Vopak Kimyasal Depolama Tesis sağlık Koruma Bandına İlişkin G.S.M İnceleme   

    Değerlendirme Komisyon Raporu )

 

 

Mahkeme kararında

·         Kömürle ve doğalgazla çalışan enerji santrallerinin diğer üretim ve depolama tesislerine yakın Bulunmasının Güvenlik  açısından sakınca yaratacağı

belirtilmiştir.

 

Revize ÇED raporunun 271 .sayfasında “ Bu santraller binaların yangından korunması yönetmeliği kapsamında depolama tesislerine yeterli uzaklıklarda konumlandırılmıştır. ” şeklindeki ifade soyut ve yetersizdir.Santrallerin Üretim ve  depolama tesislerine mesafesi dahi verilmemiş olup sadece yangın durumuna ilişkin yetersiz bir ifade ile konu geçiştirilmiştir.

 

1988 yılında , Sağlık Bakanlığı'nca üretiminde akrilonitril  hammaddesini kullanan ve bu maddeyi depolayan  AKSA Fabrikasının sağlık koruma bandının belirlenmesi  çalışmalarında  akrilonitril hammaddesi  ile ilgili olarak ODTÜ ve İstanbul Üniversitesi'nden raporlar alınmıştır.ODTÜ Fen Edebiyat Fakültesi'nce hazırlanan  10.03.1988 tarih ve  88-0103-505 kod no ile hazırlanan AKSA Fabrikasına İlişkin Yangın  Risklerine Dair  Raporun  sonuç bölümünde  “ Yangın  riski yüksek  olan bu sistemin yakın çevresine  , yine yangın riski yüksek başka bir tesisin  kurulması ; gerek hava -gerekse  drenaj sistemlerine sızma ve diğer nedenlerle etkileşmelerin olabilmesine ve riskin katlanarak artmasına yol açabileceği ve fevkalade vahim sonuçların doğabileceği açıkça  görülmektedir.” denmesine rağmen o tarihten sonra Akrilonitril tankları bulunan  AKSA Fabrikası içine ayrıca karbon elyaf tesisi kurulmuş sonrasında bir  de  kömürlü  termik santral kurulmuştur.  AKSA fabrikasının içine yeni tesisler kurulmasına rağmen sağlık koruma bandı hiç güncellenmemiştir .

 

27.01.2013 tarihinde AKSA Fabrikasının  ürün deposu'nda 27.01.2013 tarihinde  yangın çıkmıştır.  Yangının çıktığı depoda, elyaflar depolanmaktadır. Fabrikanın Yalova-İzmit karayoluna yakın kısmında ve fabrikanın çok küçük bir bölümünde  çıkan yangın Bursa, İzmit, Yalova il ve ilçe itfaiyelerinden yardım alınmasına rağmen uzun süre kontrol altına alınamamış yaklaşık 9 saatte  kontrol altına alınabilmiş soğutma çalışmaları ise 2 gün sürmüştür. Üstelik rüzgar denizden karaya doğru eserken yani yangının tesisin iç kesimlerine yayılmasını önleyecek yönden eserken ve olağanüstü bir hava ve yol durumu ,deprem  sözkonusu değilken bu yangın uzun süre kontrol altına alınamamıştır.ÇED raporunda olduğu söylenen otomatik yangın söndürme sistemleri bu yangında devreye girmemiştir.

 

Mahkeme kararında

·         Deprem Tsunami,Stratejik Önceliği olan Kullanım ve Acil Durum Yönetimine yönelik planlamalarda  teknik eksikliklerin giderilmesi gerektiği

belirtilmiş ise de

Öncelikle belirtmek gerekir ki,  TSUNAMİ İÇİN BİR DEĞERLENDİRME VE ÖNLEM ÇED RAPORUNDA BULUNMAMAKTADIR.

“Hersek Yarımadası’ndan gelerek, deniz içinde uzanan kıyı fayı ise son 500 yılda  en az iki kez kırılmıştır.Dolayısı ile GELECEKTEKİ BÜYÜK DEPREMLERDE YENİDEN KIRILMA OLASILIĞI OLDUKÇA YÜKSEKTİR.deniz içi fayının kırılması sırasında oluşacak TSUNAMİ ve benzeri dalgaların kıyıdan içeriye girebileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. (SIEH.K.,BARKA.A.ve diğerleri 2000 DowAksa  Çed Raporu s.60) “  şeklindeki bilgileri mahkemeye sunmamız üzerine bilirkişi incelemesinde de Tsunami ile ilgili eksikliğe dikkat çekilmiş, Mahkeme de kararında bu eksikliği iptal nedenleri arasında saymış olmasına rağmen revize ÇED raporunda da TSUNAMİ ile ilgili değerlendirme ve önlemler eksik bırakılmıştır.

 

Elyafın hammaddesi olarak AKSA fabrikasında sürekli depolanan toksik,mutajen ve kanserojen bir madde olan, yanması halinde yoğunluğuna bağlı olarak ani ölümlere yol açabilecek Akrilonitril sızıntısının 17 Ağustos 1999 Depreminde olduğu gibi  bölgede yaşanması beklenen yeni bir büyük depremde  de meydana gelmesi halinde halk sağlığı bakımından Acil Durum Yönetimine ilişkin bir planlama ÇED raporunda bulunmamaktadır.

 

http://www.ttb.org.tr/MSG/dergi/ocak01/9.htm

 

            1999 Depreminden sonra hazırlanan MTA Jeoloji Etüdleri Dairesi'nin Kasım 1999 tarihli Yalova ve Çevresinin  Arazi Kullanım Potansiyeli ve 17 Ağustos  1999 Depremi Sonrasında  Olası Yerleşme  Alanları  Raporunun sonuç bölümünde  17 Ağustos 1999 Depreminin ÇED olumlu kararı verilen  Termik Santralin de   içinde yer aldığı Laledere Deltasındaki aktif faylarda  yüzey kırılması gelişebildiğini ortaya koyduğunu, depremlerde yüzey  kırılmaları üzerine  inşa edilmiş yapılarda , yapı kalitesi gözetmeksizin  yapısal deformasyonlara  yol açabildiği, bu nedenle  Laledere Deltası'nın yörede yapılaşma açısından  en sakıncalı alanlardan biri olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

 

            ÇED Raporunda sunulan Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi ve SoilTeknik tarafından hazırlanan jeolojik Jeoteknik raporda söz konusu raporun  imar planı yapımında planlamaya  yönelik olarak  hazırlanmış olduğu zemin etüt raporu yerine kullanılamayacağı belirtilmiştir.

Söz konusu çalışmada KAFZ'ın kuzeydeki ana kolunun İzmit Körfezi içerisindeki bölümünün inceleme alanının yakın kuzeyinden geçtiği,1999 Marmara Depreminde oluşan yüzey kırıklarının bir bölümünün Türkiye Diri Fay haritasında OSB alanı içinde gösterildiği bu kırıkların ana fay kolunu temsil etmemekle birlikte inceleme alanının Kuzey Anadolu Fay Zonu'na ait kollar arasında yer alması nedeniyle her zaman ciddi büyüklükteki depremlerle karşı karşıya kalma riski taşıdığı belirtilmektedir.

 

 

            5) ÇED Raporunda Proje alanı ve etki alanında endemik bitki türüne rastlanılmamıştır şeklinde yanlış bilgi verilmiştir.  Dar bir alanda tek mevsimde yapılan çalışma yetersizdir.

 

            Faaliyet alanı çevresi, 11 Endemik türün yayılış alanı, nesli tehlikede statüsünde bulunan Centaurea Wagenitziana türünün yaşadığı ve campanula sparsa adlı türün Türkiye ' de Edirne' den sonra ikinci yaşam alanıdır.

 

             Uludağ Üniversitesi Fen ve Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanlığı'nın 10.08.2011 günlü B.30.2.ULU.0.10.10.00/524 sayılı yazısı ve Prof.Dr. Gönül Kaynak tarafından hazırlanan 08.08.2011 tarihli rapor önceki ÇED sürecinde bakanlığınıza sunulmuştur.

 

            6) Kurulması planlanan tesislerde emisyon kütlesel debi eşik değerleri ÇED raporu Ek-8 Hava Kalitesi Modelleme Raporu`nun Sayfa 8 deki Tablo 2-1 Kutlesel Debi tablosu’unda verilmiştir. Bu değerleri aşan parametreler  için tesis etki alanında sağlanması gereken hava kalitesi sınır değerleri Tablo 2.2 Tesis Etki Alaninda Hava Kalitesi Sınır Değerleri nde verilmiştir.

Tablo 2.1 de ölçülmesi gereken 12 değişik parametre verilmişken bu raporda sadece parametrelerden 4nün ölçüldüğü (Toz, VOC, NOx, CO2) diğelerinin adı dahi geçmediği görülmektedir.

Ayrıca modelleme çalışmalarında raporda belirtilen emisyon değerleri kullanılmıştır denilmiş fakat modele girdi olan bu değerler net bir şekilde verilmemiştir.  Modele girdi sağlayan emisyon raporlarına bakıldığında ise bu raporların cok karmaşık, düzensiz, tekrar bilgilerden oluştuğu ve sağlıklı bir değerlendirmenin yapılmasına müsait olmadığı görülmektedir.

 

 

SONUÇ VE İSTEM :21.04.2017 tarihinde İDK toplantısı gerçekleştirilecek YALOVA ili ÇIFTLIKKÖY ilçesi sınırları içerisinde YALKİM ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ YÖNETİM KURULU BAŞKANLIĞI tarafından yapılması planlanan YALOVA KOMPOZİT VE KİMYA İHTİSAS ISLAH OSB (YALKİM OSB) projesi ile ilgili  ÇED Raporuna karşı görüşlerimizin arz eder söz konusu proje hakkında ÇED OLUMSUZ KARARI verilmesini talep ederiz.



Bugün SABRİ imzanı bekliyor!

SABRİ KARAÇAM bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ İZİN VE DENETİM GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 'NE Gön: 17 Ağustos 1999 depreminde kimyasal sızıntı yaşanmış bir yerde bir kimya üssü istemiyorum». SABRİ ve imza atan diğer 75 kişiye katıl.