Eskişehir'de siyanür havuzuna HAYIR

Reasons for signing

See why other supporters are signing, why this petition is important to them, and share your reason for signing (this will mean a lot to the starter of the petition).

Thanks for adding your voice.

Bilal Dal
4 weeks ago
Siyanürle Madencilik Yasaklanmalı
Kütahya’daki gümüş madeninde siyanürlü suyun depolandığı havuzun çökmesi, halk sağlığını ve doğayı tehdit ediyor.

Kütahya’daki gümüş madeninde siyanürlü suyun depolandığı havuzun çökmesi, halk sağlığını ve doğayı tehdit ediyor. Olayın nedenleri, boyutları ve alınan önlemler konusunda yetkililer tarafından yapılan açıklamalar yetersiz bulunuyor ve endişe uyandırıyor. Siyanürlü kazalar, halk sağlığı başta olmak üzere, akarsu havzaları ve yeraltı su kaynaklarının kirlenmesi gibi ciddi tehditler yaratır. Bu nedenle, siyanürle madencilik Avrupa Birliği’nde olduğu gibi Türkiye’de de yasaklanmalıdır.


Uzun yıllardır, doğa korumacıların en büyük kâbuslarından biri olan siyanürle madencilik, Avrupa Parlamentosu’nun 5 Mayıs 2010 tarihli gerekçeli kararıyla, Avrupa Birliği'nde 2011 yılının sonuna kadar tamamen yasaklanmıştır. Avrupa Parlamentosu’nun kararı, madencilik sanayinde kullanılan çok zehirli bir kimyasal olan siyanürün, AB Su Çerçeve Yönergesi Ek VIII altında ana kirletici olarak nitelenmesine, insan sağlığı, çevre ve dolayısıyla biyolojik çeşitlilik üzerinde felaket boyutunda geri dönülmez bir etkisinin olabileceğine dayandırılıyor.


Kütahya’da şehir merkezine 34 km. mesafede bulunan ETİ Gümüş A.Ş.’ye ait gümüş madeni tesisindeki atık barajının çökmesiyle havuzda bulunan siyanürlü suyun taşması, doğal afet değil, önlenebilir, insan kaynaklı bir çevre felaketidir. 7 Mayıs tarihinde meydana gelen olay, bölgedeki yer altı ve yüzey sularından tarım alanlarına kadar tüm yaşamı, çevre ve halk sağlığını tehdit etmektedir. Yetkililer tarafından yapılan açıklamalar toplumun endişelerini giderememiş, buna rağmen 10 Mayıs itibarıyla tesis yeniden faaliyete geçmiştir. Oysa herhangi bir sızıntı halinde bölgede yaşayan insanlar ve doğal yaşamın “ölümcül” risklerle karşı karşıyadır. Yağışlarla yüzeysel akışa geçecek ve sızıntılarla toprak altından ilerleyecek olan siyanür ve ağır metal içerikli sular, havza sınırları içinde içme sularına karışabilecek, önce en yakın çay ve nehirlere oradan da denize ulaşabilecektir. Bu durum, insanların ve diğer canlıların kitleler halinde hastalanmasına ya da ani ölümüne yol açabilir. Bu nedenle, siyanür madenciliğinin, AB yaklaşımıyla Türkiye de yasaklanması gerektiğini belirtiyor.


Ayrıntılı bilgi için: Tuğba Uğur, tugur@wwf.org. tr, 0212 528 20 30

Thanks for adding your voice.

Bilal Dal
4 weeks ago
BEYAZ ADAMIN GAZABI



Washington’daki Büyük Reis bizim toprağımızı satın almak istediğinizi bildirdi. Dostluk ve iyi niyet sözleri söyledi. O bizim dostluğumuza layık olmadığı için bu sözleri söylemesi iyi. Biz yine de onun teklifini düşüneceğiz, çünkü satmazsak beyaz adamın belki de silahla gelip toprağımızı alacağını biliyoruz.
Gökyüzünü nasıl satın alabilirsiniz?
Ya da satabilirsiniz?
Ya toprakların sıcaklığını?
Ağzımdan çıkan sözler yıldızlara benzer büyük başkan, hiç sönmezler.
Bu yüzden söyleyeceklerime güveniniz.
Havanın taze kokusuna
Suyun pırıltısına
Sahip olmayan biri onu nasıl satabilir?
Kutsaldır bu topraklar benim için ve ulusum için. . .
Yağmur sonrası ışıltılı her çam yaprağı
Denizi kucaklayan kumsallar
Karanlık ormanların koynundaki sis
Şakıyan böcekler. . .
Ve bilin ki:
Kızılderili adamın anıları
Ağaçların özsuyunda saklıdır. Toprak bizim anamızdır.
Washington’daki büyük başkan bizden topraklarımızı istediği zaman bütün bunları istemektedir.

Büyük başkan bizim babamız, biz de onun çocukları olacakmışız.
Büyük ruh ulusumuzu sever fakat nedendir bilinmez, Kızılderili çocuklarını terketti, şimdi size makineler yolluyor ve çok yakında beklenmedik yağmurlar sonrası yataklarımıza taşan ırmaklar örneği beyaz adam bu toprakların her karışını dolduracak.

Bizler yetim kaldık. Çünkü başka ırklardanız, çünkü ihtiyarlarımız farklı öyküler anlatırlar.
Bilesiniz ki:
Derelerin ve ırmakların içinden geçen sular, sadece su değildir.
Atalarımızın kanıdır o.
Babalarının mezarını geride bırakır beyaz adam.
Toprağı çocuklarından çalar.
Açlığın dünyayı saracak beyaz adam
Ve ardında koskoca bir çöl bırakacaksın.
Sabahın sisi dağların karnından doğan güneşi görür
Ve kaçar.
Demir at (lokomotif)
Öldürüp çürümeye bıraktığınız, binlerce buffalodan nasıl kıymetli olabilir?
Nasıl? Anlamıyorum.
Hayvanlar insanları bıraksa, insanlar ruhlarının yalnızlığından ölmez mi?
Hayvanların başına gelen, insanın da başına gelecektir.
Toprağın başına gelen, oğullarının da başına gelecek. . .
Çocuklarınıza bizim öğrettiğimiz şeyleri öğretin.
Toprak bizim anamızdır.
Ve toprağa tükürülmez.
Toprak insana değil, insan toprağa aittir.
İnsan hayat dokusunun içindeki bir liftir sadece. . .
Beyaz adam neyi satın almak istiyor?
Gökyüzü ve toprakların sıcaklığını mı?
Koşan antilopların çabukluğunu mu?
Biz size bunları nasıl satabiliriz?
Ve siz nasıl satın alabilirsiniz?
Bir kâğıt parçasını imzaladığımız ve beyaz adama verdiğimiz için her şeyi yapabileceğini mi zanneder beyaz adam?

Havanın tazeliğine ve suyun pırıltısına sahip değilsek, bunu nasıl satabiliriz size ?

Son buffalo da öldüğünde onları tekrar nasıl satın alabilirsiniz?

Beyaz adam geçici bir iktidardır ve o kendini her şey zannetmektedir.

Bir insan annesine sahip olabilir mi?
Günlerimizin kalan kısmını nerede geçireceğimiz önemli değil.
Çocuklarımız babalarını gururları kırılmış gördüler.

Savaşçılarımız utandırıldılar.
Yenilgiler sonrası kendilerini içkiye ve yemeğe verdiler.

Bu yolla vücutlarını uyuşturuyorlar.

Bir kaç kış ömrümüzün kaldığı bu topraklarda yakında matemimizi tutacak tek bir kişi bile kalmayacak. Ama niye ağlayayım?

İnsanlar denizdeki dalgalar gibi gelip geçerler.

Biz gidiyoruz, ama beyaz adamın da bir gün keşfedeceği şeyi bugünden biliyoruz.

Hepimiz aynı büyük ruhtan geliyoruz.

Beyazlar da bir gün bu topraklardan gidecektir.

Belki de bütün ırklardan daha çabuk.

Yataklarınızı zehirlemeye devam edin.

Ve bir gece kendi çöplerinizde boğulacaksınız.

Thanks for adding your voice.

Melisa Akkuş
May 23, 2020
Yeşile dokunma

Thanks for adding your voice.

Yağmur Ekiz
May 16, 2020
Doğayve insana zarar veren hiç bir şeyin yapılmasını istemiyorum

Thanks for adding your voice.

İlkay Emer
May 9, 2020
Doğanın bozulmasini istemiyorum mmmm

Thanks for adding your voice.

Elif Yildirim
May 1, 2020
Imzaliyorum çünkü bu topraklar bizim. Hayvanların, insanların zarar görmesini doğayı katletmelerini istemiyordu. Ölmek istemiyorum.

Thanks for adding your voice.

ufuk yüksel
Apr 30, 2020
Ekmek altından değerlidir.

Thanks for adding your voice.

İbrahim Dinç
Apr 30, 2020
Çevreye duyarlı olmamız gerektiğini, para
hırsı ile bütün güçleri arkasına alıp çevre katliamını şu pandemide bile sürdürenler hâlâ anlamadılar.

Thanks for adding your voice.

Nevim arın
Apr 30, 2020
Toprağın üstndekilere ihtiyacımız var simdi yeşil KAYMAZI yok etmiyelim.

Thanks for adding your voice.

Ayşe Özdal
Apr 30, 2020
Doğayı katletmeyin temiz toplum istiyorum.