Mavişehir’de daha fazla gökdelen değil, uçurtmalar yükselsin!

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 1.500.


      Mavişehir bölgesinde kamusal kullanımlar olan 21.432 m² rekreasyon alanı ve 10.544 m² açık spor tesisi, 9 Temmuz 2020 tarihinde TOKİ tarafından satışa çıkarılmıştır. Rekreasyon alanı için 25.718.400 TL, açık spor tesisi için 15.816.600 TL ile başlayan müzayedenin sonucunda akıldışı bir artış gerçekleşmiş; taşınmazların sırasıyla 51.900.000 TL ve 60.000.000 TL ile ismi açıklanmayan özel şirketlere satışına karar verilmiştir.

          Astronomik satış bedelleri, taşınmazların imar planında belirlenen kamusal niteliklerinin değiştirilerek rant getirici kullanımlara dönüştürüleceğinin göstergesidir. Nitekim kamu idarelerinden başka hiçbir kurumun işine yaramayacak böylesi alanların, özel şirketler tarafından alınmasının başka hiçbir izahı olamaz!

          1- Sözü geçen alanlar Gediz Deltası'nda yer almakta olup UNESCO Dünya Doğa Mirası listesine adaydır:
          Taşınmazlar, sulak alanların korunması ve sürdürülebilir kullanımını amaçlayan uluslararası Ramsar Sözleşmesi ile 1998 yılında koruma altına alınan Gediz Deltası’nda yer almaktadır. Gezegenimizde, İzmir gibi 4 milyonu aşkın nüfuslu bir metropolde yer alan tek sulak alan olan Delta, insanlığın ortak mirası olma niteliği ile UNESCO Dünya Doğa Mirası Listesi'ne adaydır.
          İklim krizi, gezegenimizin varoluşunu tehdit eden en kritik sorunlardan biridir. Tüm dünya, kentlerin değişen iklimin olumsuz etkilerine karşı nasıl direnç geliştireceği tartışılmaktadır. Satışa çıkarılan taşınmazlar, deniz ve kara ekosistemlerinin kesişiminde yer alan konumları nedeniyle, kentsel ekosistemin dirençliliği açısından önemli işlevlere sahiptir. Taşkınların önlenmesi, su rejiminin dengelenmesi, biyolojik çeşitliliğin korunması, iklim stabilizasyonu gibi ekosistem servisleri sağlayan Delta'nın sulak alan peyzaj karakterinin bütüncül olarak korunması gerekliliği mahkeme bilirkişi raporlarında belirtilmektedir.

          2- Bu taşınmazlar kamuya ait alanlardır ve kentlinin hakkıdır: 
          Deniz, kent ve doğa ile çevrelenmiş manzarası ve zengin biyoçeşitliliği ile dünya çapında ilgi uyandıran, her mevsim sadece Karşıyakalılara değil, tüm İzmirlilere sunduğu dinlenme, kuş gözleme, balık tutma, yürüyüş, bisiklet ve su sporları gibi doğayla uyumlu rekreatif olanaklar ile kendilerini gerçekleştirebildiği bu taşınmazlar, kentlilerin ihtiyacı ve kentsel yaşam hakkıdır. Taşınmazların özel mülkiyete geçmesi, kamuya ait kıyıların tel örgülerle çevrilerek halkın erişimine kapatılması demektir.

          3- Taşınmazların fahiş fiyatlara alıcı bulması, bu alanlarda yapı yoğunluğunu artırıcı kullanımlar öngörüldüğü anlamına gelir:
          Taşınmazlar imar planında rekreasyon alanı ve açık spor tesisine ayrılmış kamusal alanlardır. Toplam yüzölçümü 31.976 m² olan iki alan için 41.535.000 TL ile başlayan müzayede, toplamda 111.900.000 TL gibi astronomik bir fiyatla sonuçlanmıştır.
          Bu artış, halihazırda yapı yoğunluğu açısından zaten doygunluğa ulaşmış Gediz Deltası'nın Mavişehir bölümünde, plan değişikliği yoluyla yüksek rant sağlayan kullanımlar hedeflendiğini göstermektedir.

          Korkulan dönüşüm gerçekleşmesi, sulak alan ekosisteminin tahribatı ve İzmirlilerin kentli haklarının gaspedilmesi anlamına gelmektedir. Bu nedenle, kamuya ayrılmış rekreasyon ve açık spor alanlarının özel mülkiyete geçirilmesinden derhal vazgeçilmelidir. Bu alanlar, sulak alan sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda düzenlenerek halkın kullanımına açılmalıdır. TOKİ’nin, kamu yararına uygun davranıp yaptığı hatadan dönmesi elzemdir!

          Bizler, yaşanabilir kentler talep ediyoruz! Birçok canlının yaşam bulduğu Gediz Deltası'nın Mavişehir'e kalan son parçasında da yapılar yükselmesin; kentlilerin rahatça gezindiği, dinlendiği, spor yapabildiği bu alanlar tel örgülerle çevrilmesin, halkın erişimine kapatılmasın!

          Unutulmasın ki, doğanın hiçbir bileşeni bir diğerinden ayrı düşünülemez; bizler, kuşlar, sulak alanlar, kentler ve uçurtmalar aynı ekosistemin parçasıyız.

          İzmir’e karşı işlenen kent suçlarına bir yenisi daha eklenmeden satışı durdurun! Mavişehir'in kamusal alanlarında gökdelenler değil uçurtmalar yükselsin!