Dolandırıcı Fikri Umut Canpolat Hala Serbest!

0 kişi imzaladı. Hedefimiz 500.


11 / 10 / 2018 tarihinde Babam Datça – Marmaris yolunda motorla trafik kazası geçirdi. Babama orada kimse bakamayacağı için ben iki arkadaşımla beraber Marmaris’e gidip Marmaris Devlet Hastanesinden babamı özel ambulans’a bindirerek Çanakkale 18 Mart Üniversite Hastanesine getirdim. Evimiz ufak olduğundan, 4 aylık yeni ikiz bebeklerimiz olduğundan dolayı babamı Sarıçay kenarında bulunan Bayar Palace apartmanında bulunan personel evimize yerleştirdim. Babam’ın diz kapağında ve boynunda kırık olduğu için ona bir bakıcı tutmamız gerekiyordu. Babam ambulansla Çanakkale yolundayken Çanakkalede bulunan Zahide Çay isimli çalışanımdan Facebook’a bakıcı ilanı girmesini istedim. Umut Canpolat kendisi ile iletişim kurarak bu işe talip oldu. Umut Canpolat Zahide Çay’a annesinin kanser olduğunu, kardeşlerine bakmakla yükümlü olduğunu , çok acil işe ihtiyacı olduğunu söylemiş ve Zahide Çay ile anlaştı. Bu Umut Canpolat Para’nın sorun olmadığını, babasının zengin bir inşaatcı olduğunu fakat haram para yediği için yanında çalışmak istemediğini söyledi. Bizden tek bir isteği vardı. Günde 5 vakit namaz kıldığını, Cuma’ya gittiğini ve bunlara karışılmamasını talep etti. Bizde bunun sorun olmayacağını, Cuma zamanı babamın yanına benim gidebileceğimi söyledik. Kendisi alkol, sigara kullanmadığını ve İzmir’de bir nişanlısı olduğunu söyledi.  Bizimle beraber olduğu süreçte sürekli hergün telefonda eczacı O.T.B ile telefonda görüşüyordu. Bu telefon konuşmalarına ben ve babam bizzat şahit olduk. Bu kişi ile konuşuyor, babama selam yolluyor, ondan sağlıkla ilgili tavsiyeler alıyordu. Bir ilaç alınacağı zaman dışarı çıkıyor “O. bıraktı sağolsun” diyordu. Dışarı eczane için çıktığımızda ısrarla “O’nun eczanesinden alalım. Beni görmeden duramaz o” diyordu. Babamın yanına gittiğimizde arkadaşlarımla bira bile içmek istediğimde Umut’dan izin alıyordum. Kendisi çok dindar bir profil çizdiğinden onu kırmak bile istemiyordum. Para verdiğimizde bozukluklarına kadar üstünü veriyor, babama “baba” diyor bana “abi” diyordu. Hepimizin güvenini kazanmıştı. Babam ben olmadığım, gelemediğim zamanlarda market alışverişi için maaş kartını Umut’a vermiş ve günlük harcamalar için para çektiriyordu. Umut 3 Eylül 2018 ve 4 Eylül 2018 tarihlerinde Babam uykusuzluk problem çekmeye başladı ve çok huzursuzdu. Bu arada aynı tarihlerde babamın cep telefonu bozuldu. Umut bana “Abi baban çok fazla sarjda tutuyor patlamadığına dua edelim” diyordu. 3 Eylül günü Umut babamın cep telefonunu alıp tamirciye götürdü. Tamirci parça getireceğini ve yarın telefonun hazır olacağını söyledi. 4 Eylül Cuma günü telefonu almaya diye çıkıp geri geldiğinde parçanın gelmediğini belirtti. Bu arada babam geceleri uyuyamıyordu. Umut sürekli bir şekilde gece uyumuyor, benide uyutmuyor diyordu. Bende babama kızıyordum ve Umut’un yanında oluyordum. Babam en sonunda Umut’a “O zaman senin eczacı arkadaşına birşey sor o birşeyler önersin alalım” dedi. Umut Eczacı O. ile konuştuğunu ve babama hafif bir uyku ilacı getireceğini söyledi. Babam 4 Eylül ve 5 Eylül günleri ilacı içti ve sabah zor uyanacak şekilde kalktı. Umut hastaneden psikolojik sorunlar yaşadığını ve randevü aldığını söyledi.  6 Eylül Cumartesi günü psikoloji ile görüşeceğini söyledi. 6 Eylül 2018 Cumartesi günü doctor randevüsüne gitmek ve babamın cep telefonunu tamirciden almak için evden ayrıldı. Umut ile Whatsapp’da konuştuk ve Ek-1’de bulunan diyalogları yaşadık. Kendisi eve 1 gibi geçeceğini kendisinin hastanede olduğunu söyledi. Sonra 10:12’de babanesinin hasta olduğunu yazdı. İleryene saatlerde babanesinin lapseki hastanesine yatırıldığını yanında kimsenin olmadığını, İzmir’den annesinin geldiğini söyledi ve acilen oraya gitmesi gerektiğini söyledi. Anahtar’ın doğalgaz’ın üzerinde olduğunu, babama gidip bakmamı söyledi. Bende işimi bırakıp babamın yanına gittim ve Umut ile gün boyu Whatsapp üzerinden konuştuk. Babam’ın telefonunu sorduğumda bana telefonun kendisinin yanında olduğunu, Eczacı'dan geçici bir telefon ayarladığını ve O. ile lapsekiye gittiklerini söyledi. Saatler ilerledikten sonra şüpheli konuşmalarından, telefonunu açmamasından ve anahtarı doğalgazın üzerine bırakıp çıkmasından şüphelendik ve 07 Eylül 2018’in ilk saatlerinde babamın kartlarını ATM’den kontrol ettik ve hırsızlığı ortaya çıkardık. Umut, babamın telefonunu bozup bankadan SMS gelmesini ve banka ile iletişim kurmasını engellemiş, reçeteli yada reçetesiz hangi uyku ilacını verdiyse babamı geceleri sabah zor uyanacak şekilde uyutmuş ve kartlarını çalarak 4 ve 5 Eylül 2018 tarihlerinde İşbankası ve Halkbank ATM’lerinden toplamda 7500 TL çekmiş. Durumun ortaya çıkmasından sonra 7 Eylül Pazar 02:00’da Anafartalar Polis Merkezine giderek şikayetçi olduk. Komiser Umut’u polis merkezine çağırdığında Lapsekide olduğunu babanesinin hasta olduğunu Pazartesi ifade için geleceğini söyledi ve gelmedi. 

Bu olay sonrasında yaptığım araştırmalar sonucunda bu dolandırıcı'nın 6 farklı kişiyi dolandırdığı ve hepsinin savcılık ve Anafartalar polis karakolun'a şikayetçi olduğunu öğrendim. İşte Umut'un diğer dolandırdığı bazı kişiler ve olaylar.

Olay1 - Orhan Hikmet Başaran

Orhan Hikmet Başaran çiftliğine “Çoban” arıyordu. Umut Canpolat Amasya’dan geldiğini, annesinin kanser olduğunu söyler ve işi alır. Orhan bey’in güvenini kısa zamanda kazanır ve avans olarak bir para alır (Annesi için ister) . Bu parayı aldıktan kısa bir süre sonra Ezine’de tanıdıklarının keçilerini sattığını söyler ve Orhan bey’den keçiler için para alır. Bu parayı da aldıktan sonra çiftlikten cep telefonu, laptop ve motorsikleti çalarak ortadan kaybolur. Motorsikleti Halkbahçesine bırakıp Orhan bey’e yerini sms atar ve o günden sonra Umut Canpolat’a ulaşılamaz. Konu Jandarma Merkez komutanlığına aktarılmış ve adli süreç başlamıştır.

Olay2 – Aytaç Sural

Aytaç Sural’ın işlettiği Dardanos Kale Café & Restauruntta Umut Canpolat çalışmaya başlar. Babasının mütahit olduğunu ama haram para yediği için yanında çalışmak istemediğini söyler. Para pulla işi yokmuş gibi gösterir. Aytaç bey’in annesi ve babasına “Anne” , “Baba” diye hitap eder. Kendi aldığı günlük harçlık ile orada çalışanlara, çocuklara ufak hediyeler alır. Kafede herkesin güvenini ve sevgisini kazanır. Kısa bir süre sonra ortadan kaybolur ve 1 hafta sonra geri döner. Aytaç bey durumdan şüphelenir ve Umut’u tekrar işe almaz. Fakat oradaki tüm çalışanlarla Umut dost olduğu ve kendini sevdirdiği için kafeye devamlı gidip gelmektedir. Bir boşluktan istifade edip market kısmında kimse yokken içeriye giren Müşteriyi görür ve orada çalışıyormuş gibi kasaya geçer ve para üstü veriyor gibi yapar ve sol alttaki çantadan yüklü miktarda para alır ve ortadan kaybolur. Kamera kayıtları ile birlikte savcılığa suç duyurusunda bulunulur ve Jandar Umut Canpolat’ı yakalar. Savcı iyi niyet göstererek dosyasını açmaz ve Umut Canpolat’a 3 ay çaldığı parayı ödemesi için süre verir ve Umut suçunu Kabul eder ve kağıt imzalar.

Olay3 – Sultan Mamak

Umut Canpolat mobiletle bilerek Sultan Mamağın arabasına çarpmıştır. Sultan Mamak arabadan inmiş ve Umutla konuşmaya başlamıştır. Umutun garip hareketlerinden şüphelenen Sultan hanım’a çevredeki esnaf yardıma koşmuştur. Umut kadın şöför’ü aşağı indirip arabasını çalma girişiminde bulunmak istemiştir. Sonra servise gidilmiş, servisde tüm hasarı karşılayacağını söylemiş ama ortadan kaybolmuştur. Sultan Mamak Anafartalar karakoluna başvuruda bulunmuştur.

Olay4 -  Havva Kapucu 

Vural bey annesinin üzerine olan Çanakkale’de bulunan eşyalı evini Umut Canpolat’a kiralamış. Annesi Havva Kapucu ve Umut Canpolat kira sözleşmesi imzalamışlar. Umut kurban bayramında kurban satacaklarını ve parayı peşin ödeneyeceğini söylemiş. Kurban bayramı geldiğinde  parayı istediklerinde Umut’un şüpheli konuşmalarından şüphelenip eve girmişler. Parayı alamadıkları gibi eşyalı evlerinden televizyon ve farklı eşyaların çalındığını farketmişler. Konu Anafartalar Karakol’una bildirilmiş.

Bunun dışında çiftlik sahibi Orhan bey ile konuşmalarım doğrultusunda Umut Canpolat’ın köyleri gezdiği, orada güven kazandığı, Çanakkalede tanıdıkları olduğunu söyleyip dolandırmış. Gariban köylünün tahıllarını, hayvanlarını çalmış. Balıkçıda çalışmış orada hırsızlık yapmış. Fakat çaldığı ürünlerin miktarları 1000-2000 olduğu için kimse resmi kurumlara başvuru yapmamış. Farklı köylerde bir çok hadisesi bulunmakta.

Bu dolandırıcıya yardım ve yataklık yapan, farklı farklı kişilere "tanımadığını" söyleyen ama bir şekilde bir çok olayın içinde olan daha önce bildirdiğim bu eczacı hakkında araştırmalarımı tamamlamak üzereyim. Bu eczacının bu arkadaşla görüştüğü, tanıştığı ve tanıdığı, yerini bildirmediği aşikardır. Umut Canpolat Vural bey'in eşyalı evini kiralamış ve parayı ödemediği gibi evdeki eşyaları çalıp ortadan kaybolmuştur. Vural bey bu eczacı ile konuşmuş ve eczacı "şu şu aplikasyonda bulabilirsiniz bende bilmiyorum" demiştir. Kısaca Vural bey olayı anlatmıştır. Bu olaydan sonra Umut Canpolat Aytaç beyin işyerinden yüklü miktarda para çalmıştır(videosu var). Aytaç bey’de bu eczacı ile iletişime geçmiştir. İlk başta olayı anlatmadan “Bizim deli Umut nerede” diye sormuş bu eczacı “Dün izmirdeymiş bugün Aydına geçecekmiş” demiş. Daha önce hırsızlık olayını Vural beyden öğrenen bu eczacı nasıl olurda hala bu Umut ile iletişim halindedir? Umut’un nerede olduğunu nereden bilmektedir? Aytaç bey durumu anlattıktan sonra “Ben tanımıyorum pek telefonda muhabbetimiz var. Buraya müşteri olarak geliyor nerden bileyim.” Demiştir. Kısacası "Yalan söylemiştir" . Umut herkesi bu eczanaye neden götürmektedir?. Telefonla konuşmalarını samimiyetlerini bu arkadaşlar tanık olmuştur. Üçüncü olay yani benim babamın ilaçla uyutulup kartlarından para çekilme olayından sonra bu eczacıyı telefonla aradım. Bana neden önceki 2 olayı anlatmamıştır? Nasıl olurda bu Umut babama bakarken hala bu eczacı ile iletişim halindedir? İlaç önerisini ve tedariği kim sağlamıştır? Bu eczacının olayla ilgisi varmıdır? 2 kişinin dükkanına gelip kanıtları gösterip durumu anlattığı bu kan emiciyiyle değil görüşmek konuşmak dükkanına bile sokmaması gerekirken bu samimiyet nerden gelmektedir? Bana telefonda dediklerini aynen aktarıyorum savcılıkta konuşmalar çıkacaktır. “Ben umutu bir mekanda tanıdım. 2-3 kere telefonda görüştük. Yüz yüze görüşmedik eczaneye herkes girebilir ben gelene birşey diyemem. Muhabbetim yok” demiştir. Sonra bir adım daha ileri giderek “Bu umut romanmış zaten onlardan herşey beklenir. Uyuşturucu bile vermis olabilir babana . Çok geçmiş olsun…” demiştir. Ben sonra diğer arkadaşlarla görüştükten sonra olayın çok farklı olduğunu öğrendim. Bu dolandırıcılıktan kazanılan paralar nasıl yenmiştir? Beraber tatile çıkılmışmıdır? Bir eczacı dolandırıcı, hırsız olduğunu bile bile bu adamla neden iletişim kurmaya devam etmiştir?

Bu dolandırıcı masum köylüleri dolandırmakta, yardıma muhtaç insanların kanını emmekte dini duyguları kullanıp insanları dolandırmaktadır. Bu dolandırıcı hala neden yakalanmamıştır? Bu eczacı ile arasındaki ilişki nedir? Babama hangi ilaç verilmiştir ve nereden temin edilmiştir?

Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı ve Emniyeti bu dolandırıcıyı yakalamasını ve ona yardım ve yataklık yapan eczacı hakkında da araştırmırılması  konusunda sizlerden yardımcı olmanızı istiyoruz.

Dolandırıcı Videosu : https://youtu.be/HHRkUKFGSKs

 

 



Bugün Evrim Levent imzanı bekliyor!

Evrim Levent TANRIKUT bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı: Dolandırıcı Fikri Umut Canpolat Hala Serbest!». Evrim Levent ve imza atan diğer 225 kişiye katıl.