Kampanya Kapatıldı

İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI DENETÇİ DEĞİL, DANIŞMANDIR..!

Bu kampanya 711 destekçi ulaştı


20.06.2012 yılında Resmi Gazetede yayınlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği kanunu  ile Türkiye’de  yeni bir dönem başlamış, iş güvenliği konusunda en kapsamlı çalışma yapılmış, bu kanuna bağlı çıkarılan yönetmeliklerle uygulama esasları belirlenmiş ve pek çok noktadaki eksiklikler  kanuni boyutta tamamlanmıştır.”Amacı  işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemek” olan bu kanun işverene, kanun ve yönetmeliklerdeki şartların uygulanmasında kendi bünyesinde veya dışarıdan hizmet alımı yoluyla İş  güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi  rehberliğinde bu çalışmaların yürütülmesini de şart koşmuştur. Fakat uygulamanın yeni olması, kanun ve yönetmeliklerin  uygulanması sırasında ortaya çıkan uygulama ve yorum farklılıkları, kanunun üç sac ayağından devlet dışındaki ikisi olan işveren ve çalışanlarda bilinç ve farkındalık seviyesinin istenen düzeye gelememiş olması çeşitli tartışma ve görüş ayrılıklarını da beraberinde getirmiştir.

Bu tartışmaların en çok ortaya çıktığı durum uzuv kayıplı ağır yaralanmalar ve ölümlü iş kazaları olarak görülmektedir. İşveren tarafından normal seyrinde devam ederken önemsiz gözüken uygulamalar, iş kazaları oluşunca önem kazanmakta, sorumluk kimin tartışmaları kazanın neden olduğu ve nasıl bir daha olmaz sorusunun önüne geçmektedir. Böylesi vakalarda  İş güvenliği uzmanları, işveren tarafından çoğu zaman, kazayı araştıran kolluk kuvvetleri ve adli merci tarafından da bazı zamanlarda rehber ve danışman kimliğinden çıkartılarak denetçi ve uygulayıcı olarak görülmektedir. Böylesi yetki ve sorumluluk eksenli  tartışmaların  olmaması için kanun ve yönetmelikler duruma açıklık getirmişlerdir.

6331 sayılı İş kanunu ve ona bağlı yönetmelikler çerçevesinde, işveren, iş güvenliği uzmanı ve çalışanları görev ve sorumlulukları tanımlanmış ve yasa koyucu devlet tarafından herkesin üzerine düşen görevi yapması doğal olarak istenmiş ve istenmektedir. 6331 sayılı kanunun 4. Maddesinin 2. Fıkrasında “ İşyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınması, işverenin sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. “ ifadesi ile iş yerinde oluşabilecek bütün iş kazalarında, işverenin ana sorumlu olduğu vurgulanmaktadır.

Bu kanuna bağlı 29.12.2012 tarihinde yayınlanan İş Güvenliği Uzmanlarının Görev Yetki, Sorumluluk ve eğitimleri Hakkında Yönetmeliğin 9. Maddesinin  “a” fıkrasında  İş güvenliği uzmanının ana görevlerinden olan  rehberlik;

“1) İşyerinde yapılan çalışmalar ve yapılacak değişikliklerle ilgili olarak tasarım, makine ve diğer teçhizatın durumu, bakımı, seçimi ve kullanılan maddeler de dâhil olmak üzere işin planlanması, organizasyonu ve uygulanması, kişisel koruyucu donanımların seçimi, temini, kullanımı, bakımı, muhafazası ve test edilmesi konularının, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına ve genel iş güvenliği kurallarına uygun olarak sürdürülmesini sağlamak için işverene önerilerde bulunmak.

2) İş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili alınması gereken tedbirleri işverene yazılı olarak bildirmek.

3) İşyerinde meydana gelen iş kazası ve meslek hastalıklarının nedenlerinin araştırılması ve tekrarlanmaması için alınacak önlemler konusunda çalışmalar yaparak işverene önerilerde bulunmak.

4) İşyerinde meydana gelen ancak ölüm ya da yaralanmaya neden olmayan, ancak çalışana, ekipmana veya işyerine zarar verme potansiyeli olan olayların nedenlerinin araştırılması konusunda çalışma yapmak ve işverene önerilerde bulunmak.” olarak tanımlanmıştır.

 

İş güvenliği uzmanının denetçi olduğu algısına karşı dönemin İş Güvenliği Genel Müdürü Kasım Özer 19.05.2014 tarihinde Star gazetesinde Fadime Özkan’a verdiği röportajda  ilgili sorusuna;

 

“Bu çok yaygın bir yanlış. İş güvenliği uzmanı veya işyeri hekimi denetçi değildir. Ortaya çıkışı da dünyadaki uygulaması da böyle değildir. İş güvenliği uzmanı teknik bir danışman, bir yardımcıdır. İşverenin bilmediği teknik konularda ona danışması içindir. Mali müşavir gibi, hukuk müşaviri gibi. İş güvenliği uzmanı diyor ki işverene, “Burada aydınlatma yetersiz, şöyle bir aydınlatma gerekir”. Ya da mesela boya yapılan bir yer, “Burada havalandırma uygun değil havalandırmayı tabandan yapmamız lazım”. İş güvenliği uzmanının bütün görevi budur.” şeklinde cevap vermiş ve bu konuya özellikle dikkat çekmiştir.

İş güvenliği uzmanları da elbette kanun ve yönetmeliklerde tanımlanan görev yetki ve sorumlukları çerçevesinde  iş kazaları ve denetlemelerde  ihmalleri varsa cezalandırılmalıdır fakat bunlar yapılırken, denetçi ve uygulayan taraf değil, rehber ve yönlendiren taraf olduğu dikkate alınmalı ve bu bilinç, tüm çalışan, iş veren, müfettiş, kolluk kuvvetleri ve adli makamlarda oluşturulmalıdır.

Siz de bu bilincin oluşmasını istiyorsanız, lütfen bu kampanyaya destek verin….!!!



Bugün Erdem imzanı bekliyor!

Erdem Kahveci bu imza kampanyası için senin desteğini bekliyor: «Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı : İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI DENETÇİ DEĞİL, DANIŞMANDIR..!». Erdem ve imza atan diğer 710 kişiye katıl.