Kuzey Ormanları Savunması

204,884 supporters

    Started 4 petitions

    Petitioning TC. Tarım ve Orman Bakanlığı, TC. ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI, Orman bölge müdürlüğü, doğa koruma ve milli parklar genel müdürlüğü, Universal Wind Enerji Elektrik Üretim AŞ., Dirkshof Şirke...

    Ormanda RES Olmaz! İstanbul Rüzgâr Enerji Santrali Projesi İptal Edilsin

    Biz aşağıda imzası bulunanlar İstanbul RES Projesi'nin iptal edilmesini istiyoruz. Ormanda RES Olmaz! Kuzey Ormanları’nı ve göçmen kuşları tehdit eden İstanbul Rüzgâr Enerji Santrali (RES) projesi iptal edilsin! Almanya merkezli Dirkshof şirketinin sahibi olduğu Universal Wind Enerji Elektrik Üretim A.Ş. tarafından Kuzey Ormanları’nın İstanbul Çatalca mevkilerindeki sık meşelik alanları yok ederek kurulumuna başlanan İstanbul RES Projesinde 44 adet RES tribünü dikilmesi ve tribünleri yerleştirmek için orman alanının tıraşlanarak yok edilmesi planlanıyor. Yüz binlerce göçmen kuşun göç yolu üzerinde bulunan Kuzey Ormanları, Türkiye’nin en büyük rüzgâr elektrik santrali (RES) projesinin tehdidi altında. Bu bölge, leylek ve kartal gibi birçok farklı göçmen kuş türünün Türkiye’ye giriş yaptığı göç yolunun üzerinde bulunuyor. Proje sahası, Istrancalarda ve Trakya bölgesinde yapılan RES projeleri nedeniyle göçmen kuşların güvenli geçiş yapabilecekleri ve dinlenebilecekleri son alanlardan birisi durumunda. Proje sahası aynı zamanda Terkos Havzası Önemli Doğa Alanı’nın içerisinde yer alıyor. Yani İstanbul’un doğal kalabilmiş son alanlarından birisi olan bu bölge, rüzgar elektrik santrali projesi nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Bu proje neden yapılmamalı: - Proje sahası; sayıları her geçen gün azalan birçok yaban hayvanı türünün yuvası olan Çilingoz Yaban Hayat Geliştirme Sahası içinde ve çevresinde bulunuyor. - Proje; en az 300 yıllık kadim meşe ormanlarını ve bu ormanların içerisinde barındırdığı biyolojik çeşitliliği yok edecek. - Proje sahası her yıl 120 binden fazla leyleğin kullandığı göç yolu üzerinde yer alıyor. Küçük orman kartalının dünya nüfusunun %90’nı İstanbul Boğazı’ndan geçiş yapıyor. Rüzgar tribünleri kuşları girdabına alarak özellikle süzülerek göç eden kuşların ölümlerine neden olmasının yanında leyleklerin ve diğer süzülerek göç eden kuş türlerinin zorlu göç yolculuğunda dinlenme alanlarını yok edecek. Ayrıca bu alanda yaşayan en az 34 kuş türü, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle koruma altında bulunuyor. -Proje sahasının kuş uçuşu 2-20 km uzaklığında büyük yarasa kolonilerinin bulunduğu Çilingoz, Yaylacık Mağarası, Kocakuyu Mağarası, Gümüşpınar Mağarası ve İkigöz Mağarası gibi önemli mağaralar bulunuyor. Proje, aralarında küresel olarak tehdit altında olan yarasalar için doğrudan tehdit içeriyor. - Proje sahasının yer aldığı bölge, arıcılık faaliyetleri mutlak koruma altında bulunuyor. -Proje sahası, Tarihi Roma Su Yolu’na ait su galerisi hattı kalıntıları ile aynı bölgede bulunuyor. İstanbul RES Projesi için verilen Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) olumlu kararı tüm bu nedenlerle, ne hukuka ne ÇED işleyişine uygun değil. Bölgedeki insanların yaşamını tehlikeye atan bu proje aynı zamanda İstanbul’un son doğal alanlarından birisini ve bu bölgede yaşayan yüz binlerce canlıyı yok edecek. İstanbul RES Projesi’nin hayata geçirilmesi planlanan bölgede, yine tamamı aynı ormanlık alan içinde konumlanmış birçok başka RES projesi bulunuyor. Bölgedeki benzer faaliyetlerin çevresel etkilerinin bir bütün olarak ele alınması gerekli. Kümülatif etki değerlendirmeye tabi tutulmaksızın idarece verilen ÇED olumlu kararı hatalı. Bu yüzden biz aşağıda imzası bulunan kurumlar ve yurttaşlar olarak “İstanbul RES” isimli rüzgar enerji santrali projesinin durdurulmasını, verilen ÇED olumlu kararının iptal edilmesini, başlatılmış olan tahribatın derhal durdurulmasını talep ediyoruz. Kuzey Ormanları’nı yok etmeyi değil yaşatmayı seçelim!   İMZACI KURUMLAR: Kuzey Ormanları Savunması Doğa Derneği Türkiye Ormancılar Derneği Çatalca Doğa Savunması Doğal Yaşamı Koruma Vakfı (DAYKO) Saray Doğayı Koruma Derneği Vize İnsan Yaşam Doğa Derneği Ergene Kent Konseyi Marmaraereğliği Çevre Gönüllüleri Derneği Silivri Çevre Derneği Trakya Çevre Gönüllüleri Derneği Doğaya Dönüş Derneği

    Kuzey Ormanları Savunması
    2,189 supporters
    Petitioning T​.​C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, T​.​C. istanbul valiliği, Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü

    Dünya mirasımız 'Antik Roma Su Yolu'nu parçalayan taş ocağı kapatılsın!

    1600 yıllık ‘Antik Roma Su Yolu’, hukuk dışı bir şekilde taş ocağı tarafından tahrip edildi ve edilmeye devam ediyor. İstanbul Kuzey Ormanları dahilindeki Çatalca - Kalfaköy’de bulunan Burhanettin Soğancılar İR:72635 Kuvarsit ve Kuvars Kum Ocağı, 1600 yıllık ‘Antik Roma Su Yolu’ üzerinde kurulmuş olup, faaliyete geçtiği 2006 yılından bugüne antik su taşıma sistemine dair yapılara geri dönüşü olmayan zararlar vermiştir. Bu hukuk dışı durum belgelenmiş olmasına rağmen, ocak halen aktif ve yıkıma devam ediyor. Bu fevkalade vahim durum Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca da tespit edidi ve ‘6.06.2020/5152 Tarihli ve Nolu T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI İstanbul I Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Kararı' ile bölge koruma altına alındı. Ayrıca ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulması talep edildi. Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu; maden yolu olarak kullanılan kısımda kalan tarihi yapıların yok edildiğini, herhangi bir kuruma bilgi verilmediğini, maden sahası içinde kalan su yolunun başka noktalarında da kaçak kazı yapılarak tahrip edildiğini tespit etti ve suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Ancak ocak halen aktif ve gerek iş makinalarıyla gerek patlayıcı kullanılarak tarih mirasımız anbean yok ediliyor. Antik mühendisliğin 7 harikasından biri kabul edilen ve kısmi olarak Osmanlı İmparatorluğu tarafından da kullanılan bu çok önemli tarih mirasına darbe vuran, orman ekosistemini tahrip eden, yasalara tamamen aykırı bu ocak derhal kapatılmalı ve ‘ÇED gerekli değildir’ kararıyla faaliyete geçtiği 2006 yılından bugüne tarihi eserlere verilen zarardan ötürü ilgili kişi ve kurumlar hakkında cezai işlem başlatılmalıdır. NOT: Söz konusu taş ocağının tam adı “BURHANETTİN SOĞANCILAR İR:72635 NUMARALI IV. GRUP KUVARSİT VE KUVARS KUMU OCAĞI’dır.

    Kuzey Ormanları Savunması
    10,533 supporters
    Petitioning Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı

    Kuzey Ormanları 'Muhafaza Ormanı' ilan edilmeli ve mutlak koruma altına alınmalıdır!

    Trakya, İstanbul ve Anadolu'nun; su, nefes, yaşam kaynağı olan Kuzey Ormanları "Muhafaza Ormanı" ilan edilerek mutlak korumaya alınmalı, her türlü rant ve yağma projesine derhal kapatılmalıdır. Eşsiz bir ekosistemler birliği olan Kuzey Ormanları, Marmara Bölgesi'nin en büyük ve en önemli yaşam kaynağıdır. Kuzey Ormanları, Marmara Bölgesi'nin Karadeniz kıyı kuşağı boyunca batıda Istranca Dağları'ndan doğuda Melen Havzası’na kadar uzanan; idari açıdan Kırklareli, Tekirdağ, İstanbul, Kocaeli, Sakarya ve Düzce illerinin kuzey kısımlarını oluşturan ve bu illerin yerleşim alanları için yaşamsal önem taşıyan ekosistemler bütünüdür. Bu bütüncül ekosistemler kuşağı, üç farklı iklim bölgesinin buluşma ve geçiş alanını oluşturmasıyla son derece zengin bir biyolojik çeşitliliğe ev sahipliği yapmaktadır. Bu çeşitlilik, yaklaşık 3.000 farklı bitki türünü, 46 ağaç türünü, 2.800 civarında otsu bitki türünü ve endemik bitki taksonlarını barındırmaktadır. Kuzey Ormanları aynı zamanda 48 adet memeli, 350 adet kuş, 350 adet balık ve 45 adet sürüngen/kurbağa türünün yaşam alanı ve dünyanın önemli kuş göç yollarındandır. Orman, açık alan, sulak alan, kayalık, kumul, longoz gibi çok farklı ekosistemlere sahip Kuzey Ormanları'nda 15 adet Önemli Doğa Alanı (ÖDA) bulunmaktadır. Marmara Bölgesi'nin kuzeyinde Neolitik dönemden bugüne uzanan yerleşim sürekliliği başlıca sonucunda, Kuzey Ormanları, zengin doğal varlıklarına ek olarak, önemli bir kültürel miras birikimine de ev sahipliği yapmaktadır. Orman köyleri, arkeolojik varlıklar, kaleler, köprüler, tarihi yollar, su kemerleri ve endüstri mirası yapıları Kuzey Ormanları'ndaki başlıca kültür varlıklarıdır. Kuzey Ormanları; termik santrallerin; nükleer ölüm santralinin; baraj ve Hidro Elektrik Santrallerinin; Rüzgar Enerji Santrallerinin; taş ocakları ve beton santrallerinin; sanayi bölgeleri ve sanayi kirliliğinin; çöp tesisleri ve hafriyat döküm sahalarının; 3. Köprü, 3. Havalimanı ve Kuzey Marmara Otoyolu isimli doğa katili mega rant projelerinin; ulaşım, enerji, su, doğalgaz nakil ve iletim hatlarının; liman ve deniz dolgularının; iktidar destekli inşaat ağalarının; su şirketlerinin; hatalı orman “işletme” uygulamalarının; aşırı turizm ve rekreasyon faaliyetlerinin, av çetelerinin; “Türk akım” isimli Rus doğalgaz boru hattının; askeri alanları yapılaşmaya açmak için çalışan rant odaklarının; iklim krizini yaratan dünya kapitalizminin tehdidi ve tahribi altındadır. Gıda üretiminde, su kaynaklarında, hava durumunda vs binlerce yıldır görülmemiş şiddette sorunlara yol açacak ve daha şimdiden başlamış olan iklim krizi döneminde Kuzey Ormanları Ekosisteminin bir geleceği olabilmesi için korunması gerekmektedir. Atmosferdeki karbonu tutma, havayı filtreleme ve hava kirliliğini azaltma, su kaynaklarını destekleme ve doğal afetlerin etkilerini azaltma özellikleri ile Kuzey Ormanları’nın kendisi -eğer koruyabilirsek - önümüzdeki on yıllarda Trakya ve Anadolu’nun önemli koruyucularından olacaktır. Tüm bu nedenlerle, Kırklareli, Tekirdağ, Istanbul, Kocaeli, Sakarya ve Düzce’de sanayi ve yapılaşma baskısı altında bulunan Kuzey Ormanları’nın tümüyle “Kuzey Marmara Muhafaza Ormanı” adı altında en üst seviyede korumaya alınmasını talep ediyoruz. Bu talep aynı zamanda 23 Mart 2019’da Türkiye Ormancılar Derneği Marmara Şubesi, Kuzey Ormanları Savunması ve Sarıyer Belediyesi’nin İstanbul, Sarıyer’de ortaklaşa düzenlediği bilimsel nitelikteki “Ekosistem, İklim ve Kentsel Büyüme Perspektifinden Kuzey Ormanları Çalıştayı" Sonuç Bildirgesi’nde de yer almaktadır. Marmara Bölgesi’ndeki yeraltı ve yer üstü su varlığının istisnasız tümünün kaynağı olan, Bulgaristan sınırından Melen Havzası’na kadar Karadeniz kıyı kuşağı boyunca uzanan ve Kuzey Ormanları ekosistemini olusturan tüm ormanlık alanlar, 6831 Sayılı Orman Kanununun 23. Maddesi ve “Muhafaza Ormanlarının Ayrılması ve İdaresi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine dayanarak “Muhafaza Ormanı” kapsamına alınmalıdır. Kuzey Marmara illerinin etki alanında bulunan Kuzey Ormanları için, ilgili Yönetmeliğin 3. Maddesinde belirtilen (*) ; a, b, c ve d maddelerinde belirtilen gerekçeler mevcut olup bunlar içerisinde b ve d maddeleri mutlak öncelikli maddelerdir. Bu yüzden Kuzey Ormanları ekosistemi sınırları kesinleştirilerek “Kuzey Marmara Muhafaza Ormanı” ilan edilmeli ve muhafaza ormanı hükümleri kati bir sekilde uygulanmalıdır. Muhafaza Ormanı kavramı Kuzey Ormanları için yeni değildir. İstanbul şehrinin milli savunma güvenliği, şehrin su ihtiyaçlarının karşılanması, Avrupa’da doğal yapısını koruyamayan doğal orman ağacı cinslerinin korunması, Orman Fakültesinin eğitim ve uygulama çalışmaları, erozyon ve yaban hayatı yaşamının varlık yaşam alanlarının korunması, endemik bitkilerin varlığı, Avrupa da savaş vs. nedenlerle korunamayan doğal ormanların yapay (suni) gençleştirme ile tesisi edilerek kazanımına karşı, Türkiye'de doğal olarak varlığını sürdüren ormanlarımızın bekası gibi bir çok nedenle Belgrat Ormanı 02.12.1950 tarih ve 3/12073 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Muhafaza Ormanı olarak ayrılmış ve 12.12.1950 tarih ve 7680 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan bu karar sayesinde Belgrad Ormanı bugüne kadar, bugünkü haliyle bütünlük içerisinde doğal Ormanı statüsü ile varlığını koruyabilmiştir. Bu nedenle Kuzey Ormanları’nda yetkili tüm Orman Bölge Müdürlükleri sınırları içinde kalan ormanlık alanlarının Belgrat Muhafaza Ormanı Statüsünün korunarak sınırları genişletilerek Kuzey Ormanları adı ile tanımlanmalı ve “Marmara Kuzey Ormanları Muhafaza Ormanı” statüsündeki sınırları Kuzey Ormanları olarak genişletilmeli, orman alanları biraz önce sözünü ettiğimiz baskılara karşı ancak korunabilir. KORUNMALIDIR. Istrancalardan Melen çayına kadar olan coğrafyada Türkiye nüfusunun %25’i yaşamaktadır. Marmara Kuzey Ormanları’nın korunması, yani Trakya, İstanbul ve Anadolu’nun su ve nefesinin korunması tek başına Marmara bölgesinin değil tüm ülkenin sorunudur. Biz aşağıda imzası bulunan kişi ve kuruluşlar olarak Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Tarım ve Orman Bakanlığı'nın Kuzey Ormanları’nı tümüyle "Muhafaza Ormanı" ilan ederek mutlak korumaya almasını, her türlü rant ve yağma projesine derhal kapatmasını talep ediyoruz. Orman varsa yaşam var. (*) Muhafaza Ormanlarının Ayrılması ve İdaresi Hakkındaki Yönetmeliğin 3. ve 4. Maddesi aşağıda verilmiştir: Sürekli Ayrılma: Madde 3- Bir Ormanın, maki ve fundalığın veya sahipli yerin sürekli olarak muhafaza ormanına ayrılabilmesi için bu alanların: a) Çığ, arazi kayması ve erozyon nedeni ile bir afetin oluşması muhtemel yerlerde bulunması  b) Yerleşim merkezlerinin çevre sağlığını olumlu yönde etkilemesi c) Kara ve demiryolları ile yerleşim yerlerini toz ve kum fırtınalarına karsı koruması d) Baraj, göl ve nehir yataklarının dolmasını engellemesi e) Yurt savunması için korunmasının zorunlu görülmesi f) Muhafaza ormanlarının tamamlanması için bunlara eklenmesi lazım gelen sahipli yerlerden olması, esas ve şarttır. Öncelik: Madde 4- Bir ormanın, maki ve fundalığın veya sahipli yerin sürekli olarak muhafaza ormanına ayrılabilmesi için 3. maddedeki şartlardan en az birinin mevcudiyeti yeterlidir. Bu şartlardan hepsini veya birkaçını bünyesinde toplayan yerler muhafaza ormanına ayrılmada öncelik kazanır. Destekçiler:Kampanyanın süresiz olarak imzaya açık olan çağrısının şu andaki kurumsal destekçileri aşağıdadır, yeni destekçiler eklendikçe ilave edilecektir: Türkiye Ormancılar Derneği Kuzey Ormanları Savunması TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Kadıköy Kent Dayanışması Hayvanlara Adalet Derneği Empati Derneği Koşuyolu Çevre Gönüllüleri Diren Büyükçekmece Bahçeşehir Gölet Gönüllüleri Sarıyer Kent Dayanışması Adalar Savunması Validebağ Savunması Gaziosmanpaşa Barınma Hakkı Meclisi İstanbul Kent Savunması Bakırköy Kent Savunması Politeknik Haliç Dayanışması Validebağ Gönüllüleri Doğanın Çocukları Hayvanlarla Dayanışma İnisiyatifi (HAYDİ) Hayvanlar Üzerinde Deneye Hayır Platformu Don Kişot Bisiklet Kolektifi Bağımsız Hayvan Hakları Topluluğu Beykoz Kent Dayanışması Doğal Yaşamı Koruma Vakfı Silivri Çevre Derneği Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği Eko-Öğrenci Hareketi Saray Doğayı Koruma Derneği TMMOB Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi30 Mayıs 2019 tarihinde Kuzey Ormanları Savunması ve Türkiye Ormancılar Derneği çağrısıyla gerçekleştirilen ve çeşitli meslek örgütleri ile yaşam savunucusu yapıların desteğiyle Mimarlar Odası İstanbul şubesinde yapılan, “Kuzey Marmara Muhafaza Ormanı” ilan edilmesini amaçlayan bu kampanyanın başlatılmasının duyurulduğu basın açıklamasının tam metnini burada okuyabilirsiniz.

    Kuzey Ormanları Savunması
    135,550 supporters
    Petitioning İstanbul Büyükşehir Belediyesi

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Belgrad Ormanı’na dokunma!

    Belgrad Ormanı’na Dokunma! İstanbul halkını İstanbul'un kalan son doğal orman alanlarından biri olan Belgrad Ormanı’na sahip çıkmaya çağırıyoruz. Hukuk dışı, akıl almaz, oldu bitti dev projeleriyle yaşam alanlarımızı dolduran İBB ve iş ortakları inşaat şirketleri, bu kez gözlerini İstanbul'un yaşam kaynağı Belgrad Ormanı'na çevirdi. Genişleyen beton şehir, kuzey sahiliyle arasındaki son yeşil habitatı da eriterek kendine yeni yollar inşa etmeye çalışıyor. Haliç’ten başlayarak Cendere deresi boyunca ilerleyerek Kemerburgaz'a kadar uzanan, buradan da ormana hançer gibi saplanan Dekovil tren hattıyla adeta beton bir vadi haline getirilmekte olan Cendere’nin, Kemerburgaz'a kadar rant cenneti haline getirilmesi amaçlanmaktadır. Amaç Kuzey Ormanları’nın tertemiz nefesini şehre ulaştıran en büyük soluk borusunun inşaat sermayesi tarafından kesilmesidir. Belgrad Ormanı’nın doğal bütünlüğünün korunması gereken son parçasını da ikiye bölecek ve binlerce ağacı katledecek “Dekovil Hattı” demiryolu projesi, her ne kadar nostaljik turistik amaçlı denilse de Belgrad Ormanı için son çılgın projelerden biridir. Ormanlar parçalandıkça yok olmaları kolaylaşan eko-sistemlerdir; daha önce 3. Köprü otoyolu için üst kısmından bölünmüş olan Belgrad Ormanı zaten yaralıdır. Bu çılgın proje ise Belgrad Ormanı’nın idam fermanıdır. Kuzey Ormanları Savunması, iki kez İBB önünden yaptığı basın açıklamalarıyla konuyu kamuoyuna duyurmuş ve yetkilileri uyarmıştı. Bu bağlamda, İBB ve Pendik Belediyesi Meclis Üyesi S.Tarık Balyalı ile CHP İstanbul Milletvekili Gülay Yedekçi tarafından İBB Meclisin’de İBB Başkanı Kadir Topbaş’a ve TBMM’de Başbakan Binali Yıldırım’a aşağıdaki sorularımız yöneltilmiştir: - 1 Şubat’ta ihaleye çıkması beklenen Dekovil projesinin Belgrad Ormanı içindeki 6,5 km’lik hattı üzerinde gizliden hazırlıklara mı başlandı? Hangi projeye göre ihale yapılıyor? - Belgrad Ormanı içindeki hat üzerinde ağaçlar neden işaretli? - Ormanlık alandaki hattı sınırlar gibi çevreleyen tel örgüler neden var? - Neden bizler proje ve proje süreci hakkında bilgi alamıyoruz? - Dekovil hattı hangi metro hatlarıyla birleşecektir? - Belgrad Ormanı’ndan geçecek olan bu hattın güzergâhı nedir? Uzunluğu kaç kilometredir? - Bu proje Belgrad Ormanı’nın kalbine hançer vuracaktır. Ormandan kaç adet ağaç kesmeyi planlamaktasınız? Bunun sonuçlarının farkında mısınız? - Yapılacak olan ihalede raylı sistem hakkında yapılacak olanın ne olduğu belli değildir. 1 Şubat’ta yapılacak olan bu projenin ihalesi hattın tamamı için mi yoksa birinci kısmı için mi düzenlenecektir? - Belgrad Ormanı’nın su kaynakları, bitki örtüsü ve canlı türleri nedir? - Belgrad Ormanı’ndan geçecek olan bu güzergâhın dışında kalan ormanlık alan için nasıl bir planlama yapmayı düşünüyorsunuz? - Dekovil hattının geçeceği güzergâh için ilgili kurum, kuruluş ve üniversitelerden görüş alınmış mıdır? Alındıysa nasıl görüş bildirmişlerdir? - Dekovil hattı için ÇED raporu düzenlenmiş midir? - Dekovil hattı için fizibilite ve maliyet çalışması yapılmış mıdır? Yapılmışsa çıkan sonuç nedir? - Dekovil hattının geçeceği güzergâh boyunca imara açılacak alanlar nerelerdir? - Yaklaşık 13 yıldır Belgrad Ormanı içinde ve civarında yeraltı suları ile kaynak suları pompalarla çekilip şişeleme tesislerine taşınmakta. Bu süreçte civarda açılan kuyulardan çekilen suların ekosistem üzerinde olumsuz etkileri ne olmuştur? Dere ve dere yatağı canlılarının yok olduğu doğru mudur? - Belgrad Ormanı’nın içindeki tarihi su bentlerine ne olmuştur?   Korunduğu söylenen kalan son iki bin hektarlık ormanlık alanın tam ortasından geçen Dekovil demir yolu hattı ve eşliğindeki bisiklet yolu projesinin Belgrad Ormanı’nın sonunu getireceği net ve açıktır. Hatta bu projenin, kamuoyuna açıklanmayan, Kuzeydeki Ormanlık Bölgeleri yok ederek yapmayı planlanan yerleşim alanları için öngörülen ulaşımın ilk adımı olduğundan endişeleniyoruz - Kuzey Ormanları’nın yok olması zaten İstanbul’un sonu demek olacaktır. 1 Şubat’ta yapılması beklenen ihale şartnamesinde (*) istasyon yapılacak yerlerin arasında adı geçen Ayvadbendi, Belgrad Ormanı’nın kalbinde yer alıyor. Oysa Belgrad Ormanı, tehdit altındaki su kaynakları, doğal dokusu, bitki örtüsü ve canlılarıyla bir bütündür. Belgrad Ormanı her ne amaçla yapılırsa yapılsın raylarla bölünemez. Araç trafiğine daha fazla açılamaz. İstanbul’un mirası Belgrad Ormanı, İstanbullunun koruması altındadır. “Nostaljik hat” kandırmacasıyla Belgrad Ormanı’nın kalbinden demir yolu geçiremezsiniz. (**) Büyümenin ve gelişmenin her geçen gün daha çok beton, ulaşım ağı ve sonu gelmeyen bilim dışı projeler olduğunu savunan dev inşaat sektörüne karşı direniyoruz ve uyarıyoruz, bu ‘büyüme’nin sonu felaketle bitecek. Belgrad Ormanı yoksa su da yok, temiz hava da yok. Tarih boyunca kadim Belgrad Ormanı İstanbul ile bütünleşmiştir. Belgrad Ormanı, bizzat Mimar Sinan'ın inşa ettiği su kemerleri ve kıymetli tarihi eserler barındırmaktadır. Benzersiz biyolojik çeşitliliğe sahiptir ve günümüzde İstanbul halkının nefes alabildiği ender yerlerden biridir, bunu bozulmamış olmasına borçludur. Günümüzde de İstanbul’un giderek kirlenen havası, kuzeyden gelen baskın rüzgarlar ile, Belgrad Ormanı'nın bir parçası olduğu Kuzey Ormanları sayesinde temizlenmekte, suyumuzun önemli bir bölümü, aynı ormanlık alanlarda ırmaklar, dereler, göletler ve yeraltı suları olarak yer almakta ve depolanmaktadır. Şu bir gerçek ki Belgrad Ormanı yoksa İstanbul da yok. Belgrad Ormanı’nın son doğal alanının da çılgın projelerle elimizden alınmaması için herkesi imzaya davet ediyoruz. (*) http://www.rayihale.com/2017/halic-kemerburgaz-dekovil-hatti-yapim-isi/ (**) 1912-15 yılları arasında yapılan ve işletilen dekovil hattı, enerji sıkıntısını gidermek için Ağaçlı’dan çıkarılan kömürü merkeze taşımıştır. Sonrasında bu hattın rayları hurdacılar ve köylüler tarafından kullanım için söküldü. Aradan geçen 100 yılda bitki örtüsü bu hattı tamamen kapladı, doğal hayat kendisini öyle toparladı ki bugün orman içinde hattın izini sürmek bazı yerlerde neredeyse imkansız hale geldi.

    Kuzey Ormanları Savunması
    56,612 supporters