FETDER

25,633 supporters

Koca yaşlı dünyamızın artık, kaldırabileceğinden fazla saldırıya maruz kaldığını, bu saldırıların o koca yaşlı dünyanın Fethiye denen noktasında da yeterince fazla olduğunu görüyoruz. Fethiye’de Üzümlü’de çimento fabrikası istemeyenler, Karaot Plajı’nda çekek yeri istemeyenler, Kayaköy’de otel projesi istemeyenler, Fethiye’nin derelerinde HES projeleri istemeyenler; denizimizde Orfoz olsun, dağımızda kekiğimiz olsun diyenler olarak bir araya geldik. Dayanışmayız, savunmayız; sığla ağacın sesi, yaktığınız ormanın yeniden yapıcısıyız. Son yüzyılın büyük çatışmalarından birinin yoksullar ile zenginler arasında bir diğerinin yaşamın kendisi ve parçası olan insan ile doğa arasında olduğunu görüyor ve tarafımızı seçiyoruz; emeğin, doğanın “dayanışması ve savunmasıyız”.

Started 2 petitions

Petitioning Muğla Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, T​.​C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı

Fethiye Körfezi'ne Dokunma! Tehlike altında olan Körfez'e Marina Projesini istemiyoruz!

Bizler, Fethiye Körfezi'nin kirliliğine çözüm beklerken, körfezin ve turizminin taşıma kapasitesi hiçe sayılarak. MUÇEV Limited Şirketi tarafından 174 bin m² alana, 300 yat  kapasiteli Marina Projesi planlanıyor. Fethiye Körfezi'nde Neler Oluyor? Fethiye şehir merkezinde bulunan, Karayolları Genel Müdürlüğü’ne ait arazinin hemen önünde, 300 adet yat kapasiteli marina projesi için ÇED gerekli değildir  kararı verilmiştir! Proje dosyasına göre, bu kararın akabinde imar planı değişiklikleri yapılarak, 75 gün içerisinde inşaat tamamlanacaktır!   Kıyılarımızı koruma iddiası ile kurulan ancak Muğla’nın neredeyse bütün kıyılarını ihalesiz ve usulsüz bir biçimde ele geçireren MUÇEV Limited Şirketi, bu defa da hassas ve kırılgan bir ekosisteme sahip olan Fethiye Körfezi'ne ÇED gerekli değildir kararına dayanarak göz dikti! Proje dosyasında belirtildiğine göre; yaklaşık 440 adet kazık çakılarak iskeleler inşaa edilecek. Toplamda 45 bin m² alan kazıklı ve yüzer iskeleler, dalga kıranlar, kara tarafında ise, marina servis ve hizmet yapıları, kafe ve restoranlar ile doldurulacak. Proje; deniz ve kara alanları olmak üzere toplam 174 bin m² yi kaplayacak. Neden Marina İstemiyoruz?   - Bilimsel raporlar, Fethiye Körfezi'ni kirleten dört nedenden biri olarak marinalar ve tekneleri belirtmektedir. Körfezin öncelikli olarak temizlenmesi gerekliyken bu yeni marina projesi ile körfez tamamen yok olacak ve geri dönüşü mümkün olmayacak.Bahsi geçen rapora linkten ulaşabilirsinizhttps://www.dha.com.tr/yurt/7-profesorden-fethiye-korfezi-raporu/haber-1695327  - Fethiye Körfezi, nesli tehlike altında olan bir çok tür için ev sahipliği yapan, Çalış Kuş Cenneti’ni de barındıran Fethiye Körfezi, yapılacak olan marinanın arttıracağı insan kaynaklı baskı sonucu olumsuz yönde etkilenecek.  - ÇED dosyasında projenin yapılacağı alanda otopark ve ulaşım ile ilgili hiçbir çözüme rastlanmamıştır. Fethiye son yıllarda nüfus artışı ve artan turizm nedeni ile trafik sorunu ile karşı karşıyadır. Yapılmak istenen marina ile bu sorun daha da artacak. - Bakanlıkla ilişkileri bilinen, istediği yasal değişikleri hızlı ve kolay bir biçimde yaptırabildiği kötü örneklerle deneyimlenen MUÇEV Limited Şirketi'nin “dolgu yapılmayacaktır, yapılsa bile gerekli izinler alınacaktır” sözüne güvenmiyoruz. - Fethiye Körfezi, kıyı ve deniz biyolojik çeşitliliğe sahipken bu proje ile yok olacaktır. FETHİYE KÖRFEZİ'NE DOKUNMA  Fethiye Körfezi'nin temizlenmesi öncelikli sorun olarak gündemdeyken, temizlenmesi adına bir adım dahi atılmamışken, körfeze yapılması planlanan tüm projelerin askıya alınmasını talep ediyoruz. Körfezin tekrar kirlenmesine neden olmayacak, sürdürülebilir turizm gelişme planına uygun, projelerin yapılmasını istiyoruz. Artık dayanama gücü kalmamış körfezimizi ve kentimizi korumak için  sizlerden destek bekliyoruz. #FethiyeKörfezineDokunma Daha fazla bilgi ve destek için sosyal medya hesaplarımızı takip edebilirsiniz facebook.com/fetderiletisimtwitter.com/fetderiletisim İlgili Rapor Linkleri:http://fetder.org/Makale.aspx?q13=69https://webdosya.csb.gov.tr/db/destek/editordosya/Fethiye_Gocek_Deniz_Kiyi_Biy_.pdfhttps://ockb.csb.gov.tr/fethiye-gocek-ozel-cevre-koruma-bolgesi-biyolojik-cesitlilik-tespiti-projesi-i-9135

FETDER
1,791 supporters
Victory
Petitioning Çevre ve Şehircilik Bakanlığı

Ölüdeniz’de Jeotermal Sondajına İzin Verme, Ölüdeniz’i Koru

Ölüdeniz ve Kayaköy’deki doğal ve arkeolojik sit alanlarına 6 adet jeotermal sondaj kuyusu açılması için iş adamı Abdulvahap Çelik’e izin ve ruhsat verildi (İlgili Link).  Bu coğrafyada yaşayan bizler, bu cennetin yok edilmeden gelecek nesillere taşınmasını istiyoruz. Bu yüzden her noktası bir birinden değerli, senede 1,5 milyon turistin geldiği, Özel Çevre Koruma Bölgesi olan bu cennetin göz göre göre yok edilmesini seyretmeyeceğiz.  ÇED aşamasında görüş bildirecek bütün kurum ve kuruluşları ve Çevre Şehircilik Bakanlığını bu yanlışa dur demeye, bizimle aynı fikirde olan herkesi de bizlere destek vermeye çağırıyoruz. Her biri en az 10 bin metrekarelik alanı kaplayan 6 adet sondaj kuyularından, 2 tanesi Ölüdeniz Plajı Lagününde Arkeolojik Sit ve Birinci Derece Doğal Sit içerisinde, 1 tanesi Kayaköy  Mahallesi  Soğuksu Plajı Mevkiinde Birinci Derece Doğal Sit Alanı içerisine, 1 tanesi Delikliburun-Gemiler Plajında Arkeolojik Sit ve Doğal Sit Alanı içerisinde, 2 tanesi ise Darboğaz Plajı kuzeyindeki Oyukbaşı Tepesi Mevkisinde Birinci Derece Doğal Sit Alanı içerisinde kalmaktadır. Jeotermal sondaj sırasında, buhar ve karbondioksit salımı, zemin oturması ve çökme (mikro depremler),  gürültü, patlama ve fışkırma, eriyikte bulunan arsenik, bor, siyanür, kükürt, nikel, kurşun, kobalt, kadmiyum, krom ve mangan gibi tehlikeli kimyasalların yer üstüne deşarjı, kabuklaşma önlemek için kullanılan sülfirik asit gibi kimyasalların salınımı gibi sorunlar oluşabilmektedir. Sondaj sonrası Jeotermal enerji tesisin işletilmesi süresince ise karbondioksit ve H2S emisyonları, jeotermal sıvının ekstraksiyonu nedeniyle arazinin çökme riski, doğrudan akarsulara deşarj yoluyla yoğun su kirliği, asit yağmurları  nedeniyle  toprağın, ağaçların, tarımsal ürünlerin, göller ve akarsuların olumsuz olarak etkilenmesi şeklinde yaşam döngüsüne ve küresel ısınmaya etkileri bulunmaktadır. Türkiye’de bulunan mevcut jeotermal santral kuyu ve iletim hatlarının, gerek işletme gerekse de yer seçimi aşamalarında bilimsel ve teknik gereklilikler ile mevzuata aykırılıklar içerdiği; denetim aşamasında sorunlar olduğu ve ölçüm sonuçları konusunda kamuoyunu bilgilendirme ve şeffaflık ilkelerine uyulmadığı tespit edilmiştir. Bu durumun bölgedeki ekosisteme vereceği tahribatların yanında civardaki  tarımsal faaliyetlere, çevre ve halk sağlığına yönelik olumsuz etkileri bulunduğu defalarca raporlanmıştır. Maalesef bu gibi kötü örneklere Manisa Alaşehir, Manisa Toygar ve Aydın İli ve çevresinde yapılan Jeotermal sondaj ve işletmelerinde hep beraber tanık olduk (İlgili link 1, İlgili Link 2 ). Ayrıca, sondaj aşamasında Özel Çevre Koruma bölgesi içerisinde şantiye yerleşkesi kurulması, sondaj makinesinin öngörülen noktalara taşınması için ağaç kıyımı yapılarak arazi ve yolların açılması kaçınılmaz olacaktır. Bunun yanında, açılan kuyuların bulunduğu bölgede turistik tesislerin yapılmasına ilgili mevzuatlarca  imkan sağlamaktadır. Sondaj yerlerinin konumuna bakıldığında buralarda yenilenebilir enerji aramaktan çok daha farklı beklentilerin olduğunu akla getirmektedir. Lütfen siz de kampanyamızı imzalayıp paylaşarak bizlere destek verin. 

FETDER
23,842 supporters