erktolia

82,573 supporters

Cinsiyetçilik karşıtı oluşum - Uluslararası cinsiyetçilik karşıtı eylem ağı olan macholand.org'un Türkiye platformu

Started 9 petitions

Petitioning Adalet Bakanligi

Mahpuslar için Ücretsiz Ped Hakkı

Türkiye’de kadın ve trans* mahpuslara özgü bir ceza infaz politikasının bulunmaması, tamamen erkek egemen sisteme göre tasarlanmış olan cezaevlerinde kadınların ve trans erkeklerin ayrımcılığa ve hak kaybına uğramasına neden olmaktadır. Kadın ve trans mahpusların her ay regl olması biyolojik bir olgudur ve ped veya tampon ihtiyacını ortaya çıkarmaktadır. Ancak hapishane ortamında pede erişimin olmaması veya kısıtlanması, temel sağlık ve hijyen sorunlarını da beraberinde getirmektedir. Her ne kadar bazı hapishanelerin kantininde ped ve tampon ücretli olarak satılıyor olsa da, bireyler düzenli bir gelirleri olmadığı veya çok düşük ücretlere çalışmak zorunda kaldıklarından bu masrafı her ay karşılamakta zorlanmaktadırlar. Kadın mahpuslar, pedlerin kantinlerde kimi zaman bulunamadığından veya bulunsa dahi tek tip veya tek markadan ibaret olmasından dolayı regl dönemlerinde kendi imkanlarıyla hazırladıkları bez, bebek bezi veya pamuk gibi hijyenik olmayan malzemeleri kullanmak zorunda kaldıklarını belirtiyorlar. Regl olmak saklanacak ya da utanılacak bir olgu olmadığı gibi, herkesin regl döneminde sağlığını tehlikeye atmayacak hijyen malzemelerine ulaşım hakkı vardır! Bu kampanya ile hapishanedeki natrans kadınların, trans erkeklerin ve cinsiyet kimliğinden bağımsız olarak regl olan her bireyin bu temel haktan mahrum olduğunu gündeme taşımak istiyoruz. Siz de bu kampanyaya bir imza vererek hapishanede temel sağlık hakkından mahrum bırakılan kadın ve trans mahpuslar için yapılan bu yasal talebin hayata geçirilmesine katkı sağlayabilirsiniz! Kadın ve LGBTİ+ bireylere yönelik her türlü ayrımcılığın son bulması için mücadele etmeye devam edeceğiz. Ped herkes için bir haktır!

erktolia
8,178 supporters
Petitioning Kinder , Kinder Joy, Kinder Joy Tr

Oyuncakların ve renklerin cinsiyeti yoktur Kinder!

Please scroll for EN Hedef kitlesi çocuklar olan Kinder markası, “Kinder Joy” çikolataları için hazırladığı reklam kampanyasında kız ve oğlan çocukları için ayrı içerikler hazırladı. Kampanya görsellerinde “kızlar için” pembe, “erkekler için” ise mavi kullanılırken, çikolata içinden çıkan oyuncakları da kadın-erkek rollerine göre cinsiyetçi bir şekilde sınıflandırdı. Birçok markada olduğu gibi Kinder de cinsiyetçi pazarlama stratejilerini kullanarak, ürün satışlarını arttırmayı hedefledi. Markanın hedef kitlesinin henüz cinsiyet rollerinin etkilerini fark edemeyecek yaş grubunda olan çocuklar olması düşünüldüğünde, Kinder’in bu tavrı, adeta, çocuklara cinsiyetlerine göre ne olabileceklerini ve neyi sevmeleri gerektiğini belirleme cüretini gösteriyor. Zira Kinder, kız çocukları için pembe tonlarda ve sevimli hayvan figürleri, prenses ve peri karakterleri içeren bir ürün yelpazesi sunarken, oğlan çocukları için mavi tonlarda araba, kamyon, savaşçı/kahraman figürleri içeren bir ürün yelpazesi tercih etmiş. Böylece Kinder, kız çocuklarının gelişimi için sözde “pasif” ve “duygusal” özellikleri pekiştirmeyi uygun görürken, oğlan çocukları söz konusu olduğunda “erkeklere özgü” kabul edilen teknik becerileri ve agresif/militarist özellikleri pekiştirmeyi uygun görmüş. Aslında bir illüzyon ve kurgudan ibaret olan cinsiyetli renk ve hayaller safsatası, çocukların oyuncak seçme hakkını gasp ediyor! Oysa her çocuk, cinsiyetlerinden bağımsız olarak, istedikleri oyuncakla oynama ve diledikleri gibi hayal kurma hakkına sahiptir! Kinder gibi cinsiyetçi markalar tarafından gelişim çağında olan çocuklara cinsiyet rollerine ilişkin kalıp yargıların empoze edilmesi, çocukların kimlik gelişimini engelleyen bir müdahaledir ve kabul edilemez! Oyuncakların ve renklerin cinsiyeti yoktur! Sizleri, çocukların bireysel, toplumsal gelişimini, hayal gücü kapasitelerini ve dolayısıyla gelecek tezahürlerini atanmış cinsiyetleriyle sınırlayan bu yaklaşımlara son vermesi için Kinder’e tepki göstermeye ve cinsiyetçiliğe karşı harekete geçmeye çağırıyoruz! Kinder, mainly targeting children as a market strategy, offers separate contents for boys and girls in its ads campaign for Kinder Joy chocolates. While only pink and blue colours are preferred “for girls” and “for boys” in the campaign visuals, the surprise toys in the chocolates are also classified in a sexist way to remind gender roles.   As many other brands, Kinder aims at increasing sales by using sexist marketing strategies. Considering the target group which mainly consists of children of a specific age group unable to identify the impacts of forced gender roles, Kinder’s approach is way too bold to impose children what they must be and like. While Kinder offers a pinky product range “for girls” including “cute” animal figures, princess and fairy characters, it is all dressed in blue “for boys” offering cars, trucks and warrior/hero characters. This way, Kinder approves the “so-called” passive and emotional traits for girls’ personal development and underlines the “manly” technical skills and aggressive/militarist traits for boys’ improvement. Using gender roles as a shield, Kinder exploits children’s right to choose their toys through gendered colours and dreams! Yet all children, regardless of their gender, have the right to dream and play with any toy they like! Imposing the sexist stereotypes on children at developmental age by sexist brands such as Kinder is a serious intervention hampering children’s identity development and it is not acceptable! Colors and toys have no gender!        We call you to take action against Kinder to stop this sexist approach which draws gendered borders around children’s personal and social development,  and their imagination! Please join our action, we are one less without you!  

erktolia
8,184 supporters
Victory
Petitioning Anadolu Sigorta

Anadolu Sigorta ayrımcı görselleri sayfalarından kaldırıp, kadınlardan özür dilemeli!

Anadolu Sigorta, trafikte yapılan hataları emoji kullanarak anlattığı iki görseli Twitter ve Facebook sayfalarında paylaştı. Görsellerde erkek sürücülerin kaza yapma sebepleri olarak uykusuzluk ve cep telefonuna bakmak gösterilirken, kadın örneğinde “ruj sürmek” kaza nedeni olarak verildi. Bu görsellerde “kadınlar makyaj yaptıkları için, erkekler yorgun olduklarından kaza yaparlar” kalıp yargısı gerçekçi olmadığı gibi, kadınların makyaj yapması bir “beceriksizlik” ve “aklı havadalık” olarak öne sürülüyor. Anadolu Sigorta’ya göre hem evde hem işte çalışan, bir de üzerine çocuğu varsa sorumluluğunu yüklenmek zorunda bırakılan kadınlar, erkekler gibi “yorgunluktan” değil, ruj sürdükleri için kaza yapıyormuş! Kadın sürücülerin hayatı her gün trafiğe çıkan erkekler yüzünden tehdit altında! Binlerce kadın araç kullanırken tacize uğruyor, fiziksel şiddet tehlikesiyle karşılaşıyor ve can güvenliğinden yoksun bırakılıyor! Trafikteki kadınların maruz bırakıldığı şiddeti yok sayan, ruj örneğiyle kadınların beceresiyle dalga geçmeyi seçen ve kadını aşağılayan bu Anadolu Sigorta görselini kabul etmiyoruz! Anadolu Sigorta’ya, “kadın sürücü esprilerini bırakıp erkek sürücü şiddetine odaklanın!” diyor, kendilerini acilen bu ayrımcı görselleri Twitter ve Facebook sayfalarından kaldırmaya ve kadınlardan özür dilemeye çağırıyoruz! Siz de imza kampanyasına katılarak Anadolu Sigorta’nın cinsiyetçi görseline tepki verin, cinsiyetçiliğe karşı harekete geçin!  

erktolia
410 supporters
Victory
Petitioning Ünal Koçak

İthaki Yayınları Virginia Woolf ile ilgili nefret dolu biyografisini düzeltsin!

İthaki Yayınları, Virginia Woolf’un Kendine Ait Bir Oda adlı kült feminist eserini, Woolf’un akıl hastalığı ve feminizmi ile dalga geçen bir biyografi ile bastı. İthaki, “59 yaşında mezarlığa adım attı”, “bir kaşık suda boğuldu”, “Geri gelir mi? Gelirse gelsin. Kim korkar bakire kurttan” gibi cümlelerle Woolf’u bir yazar olarak küçük düşürmeye çalışmakla kalmamış, feminist yazını da “Paranoyaklığı zaten Shakespeare’in olmayan kız kardeşi üzerine saatlerce konuşmasından belliydi” diyerek küçümsemiş; eril dilin tipik bir örneği haline gelen son derece hadsiz bir biyografi denemesi basmıştır.  Edebiyatta kadın düşmanlığının mizah kisvesi altında üretildiği bir ortamda, okuyucular olarak İthaki’den bu çirkin biyografiyi düzeltmelerini talep ediyoruz! İthaki Yayınları’ndan Virginia Woolf ile ilgili bu düşmanlık dolu biyografiyi düzeltmelerini talep etmek için sen de harekete geç, bir imza ver!

erktolia
3,650 supporters
Victory
Petitioning Acun Ilıcalı

Kadınları aşağılayan cinsiyetçi program 'Böyle Çok Daha Güzelsin' yayından kaldırılsın!

Yapımcı Acun Medya, “Böyle Çok Daha Güzelsin” adlı bir yarışma programı yayımlamaya başladı. Programa katılan kadınların kıyafetlerine, saçlarının modeline ve hatta fiziksel olarak nasıl görünmeleri gerektiğine eşleri kendi beğenilerine göre karar veriyor ve erkeklerin istekleri doğrultusunda estetik operasyonlar da dahil olmak üzere kadınlar bir dizi çok ciddi değişikliğe maruz kalıyorlar. “Tepeden tırnağa değişmenin tam zamanı!” sloganıyla yayın hayatına başlayan “Böyle Çok Daha Güzelsin” adlı program, eşlerini yeterince “güzel” ve “çekici” bulmayan erkekleri mutlu etmek ve eşlerine “yeniden aşık olmalarına” yardımcı olmak amacıyla kadınların mevcut görünüşlerine ve bedenlerine şuursuzca müdahale etmek üzerine kurulu. Bu bakış, “kadının görünüşüyle erkeği memnun etmek” zorunda olduğu sanrısını yeniden ürettiği gibi, uygulamayı bir adım ileri götürerek kadınların bedenlerini kendi maddi çıkarları uğruna yapboz tahtası gibi kullanmakta, kadınlara birey değil, eşyaymış gibi davranmaktadır! Kadınları var oldukları halleriyle kabul edemeyen ve medya tarafından dayatılan güzellik kalıbına sokmaya çalışan eril ve kapitalist zihniyetin, kadını aşağılayarak değiştirmesinin ve kadın bedenini  bir erkeğin talepleri doğrultusunda kozmetik ve estetik müdahalelerle “düzeltmeyi” kendine görev edinmesinin insan haklarına aykırı olduğunu düşünüyoruz. Hiçbir kadının bedeni bir erkeğin kararlarıyla değiştirilemez! Bunun üzerine kurulu bir program açıkça kadınların bedensel bütünlüğünü hiçe saymaktadır! Kadınlar olarak eril zihniyetin kurguladığı imaja, dayattığınız güzellik algısına, fantezilerinizdeki beden ölçülerine uymak zorunda değiliz! Kadın bedenleri kadınların kendi fikirlerini yok sayarak, kararı tamamen bir erkeğe bırakarak şekillendirebileceğiniz nesneler değildir! Reyting malzemeniz hiç değildir!   erktolia ekibi olarak kurgusal olan programlara ve dizilere yönelik eylem yapmama kararımıza rağmen Tv8 kanalında yayınlanan bu programa karşı daha fazla sessiz kalamadık ve eylem başlatma kararı aldık.  Kadın bedeninin bir pazar alanı değil, fiziksel varoluşumuzundan daha fazlasıyla birer birey olduğumuzu TV8 yapımcılarına hatırlatıyoruz. Bizleri seyirlik, kapitalizmin sapkın güzellik normuna uyana kadar yeniden yapılandırılması gereken objeler olarak kurgulayan eril tahakküme karşı çıkıyor, Acun Medya ve TV8’in ellerini bedenlerimizden çekmelerini söylüyoruz! Rtük, Tv8 ve Acun Medya’dan bu cinsiyetçi ve insan onurunu hiçe sayan programı yayından kaldırmalarını talep ediyoruz. Sizler de eylemimize imzanızla destek olabilirsiniz!  Kampanya görseli kaynak: Carol Rossetti

erktolia
25,510 supporters
Victory
Petitioning Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu

Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ayrımcı sözleri için kadınlardan özür dilesin!

Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun "Öleceksek de adam gibi öleceğiz. Kadın gibi yaşamayacağız. Bizi kadın gibi yaşatmaya da kimsenin gücü yetmez." sözlerine tüm kadınlar olarak öfkeliyiz. Erkek olmak bir üstünlük olmadığı gibi, kadınlık da asla utanılacak bir kimlik değildir. Kadın gibi yaşamak, sürekli sözel ve fiziksel şiddetle, cinsiyetçi ve ayrımcı zihniyetlerle mücadele ederek yaşamak demektir ve büyük cesaret gerektirmektedir. Bu sebeple futbol dünyasının, bu tür kadın düşmanı söylem ve eylemlerini acilen durdurması ve kadınları aşağılamaya bir an önce son vermesi gerekmektedir. İbrahim Hacıosmanoğlu’nu ayrımcı sözleri için kadınlardan özür dilemeye çağırıyoruz!

erktolia
30,885 supporters
Victory
Petitioning IKEA Ankara Mamak Mağaza Müdürü Habil Yılmaz ve Türkiye Müşteri Hizmetleri Müdürü Yeşim Erdoğrul

IKEA Ankara Mamak Mağazasında Bulunan Cinsiyetçi Tabelalar Kaldırılsın!

Ankara Mamak IKEA'daki çocuk odası mobilyalarının teşhir edildiği bölüm, aynı zamanda çocukların oynayarak zaman geçirebileceği biçimde tasarlanmış bir alan. Bu alanda gözümüze bir şey takıldı, kampanya fotoğrafımızdan göreceğiniz üzere, kız çocukları mutfakta, erkekler ise atölyede oynuyorlar. IKEA bu alan ile toplumsal cinsiyet rollerinin çocukların zihinlerine kazınmasına yardımcı oluyor.  Toplumsal cinsiyet rollerinin yalnızca aile içi eğitimle değil, aynı zamanda toplumsal eğitimle de vuku bulduğunu tartışmaya yer bırakmayacak şekilde gözler önüne seren bu fotoğrafta görüldüğü gibi, cinsiyetçilik bireylere daha çocuk yaştan itibaren öğretiliyor. Çocukların cicili bicili kızlar ve güçlü kuvvetli erkekler olarak yetiştirilip, kendilerine cinsiyetlerinden dolayı doğuştan bazı yetenekleri olduğu inancının aşılanması cinsiyetçliğin temellerini oluşturuyor. Bir kız çocuğu arabalarla oynayabilir, atölyede tamirat yapabilir. Bir erkek çocuğu mutfak gereçleriyle ya da oyuncak bebeklerle oynayabilir. Biz çocuklara cinsiyetlerine göre ilgi alanı sunulan ve "doğal" gibi görünen bu yetiştirme tarzının karşısında duruyoruz. Çocukların oyun oynayarak cinsiyetçiliği öğrenmesini istemiyoruz!  IKEA'ya, sorumluluk sahibi bir kurum olduğunu kanıtlamak için bir şans vermek istiyoruz. Toplumu içten içe çürüten bu sorunu beslememek adına, çocuk mobilyası teşhir bölümündeki kız ve erkek çocuklarını birbirinden ayıran tabelaları kaldırmalarını talep ediyoruz! IKEA'dan bu cinsiyetçi tabelaları kaldırmalarını talep etmek için siz de bir imza atın!

erktolia
763 supporters
Victory
Petitioning Şölen

Wapps markasının “erkek gibi ye” kampanyasını sonlandırın! #BoykotŞölen

Şölen yeni markası olan Wapps’ın lokum bar, kek ve çikolatalı gofretini “Erkek gibi ye, erkek gibi yaşa” sloganıyla piyasaya tanıttı. Tüm ürünlerin ambalajında “Erkek gibi ye” sloganı yer alıyor. Proximity İstanbul Ajansı tarafından çekilen reklam filminde saldırgan, ilkel ve kaba olarak betimlenen erkekler, Wapps ürünlerini yiyerek sözüm ona “erkek gibi” yaşıyorlar. Ayrıca Wapps, !f İstanbul 14. Uluslar Arası Bağımsız Film Festivali için de “Erkek adamın film rehberini” hazırladı. Bu rehberi hazırlama sebepleri ise genelde gişe filmi sevdiği ima edilen erkeklerin, genelde sanat filmi seven kadın sevgilileri için festivale gitmelerini kolaylaştırmak. “Cinsiyetçi bir marka kampanyası nasıl üretilir ve yönetilir” diye bir ders olsaydı, derste ilk vaka incelemesi olarak Wapps’ı örnek verirlerdi herhalde. Erkekliği havuzda güneşlenen bir kadının yanına atlayarak taciz etme ve ilkel içgüdülerle hareket etme üzerinden tanımlayan reklamlarından mı bahsedelim, yoksa erkekliğin sinema ve sanat algısı bulundurmadığını ima eden rehberlerinden mi? Yoga yapan erkeklerin erkekten sayılmadığını, erkeklerin ancak halı saha maçı yaparak “Adamlıklarını” kanıtlayabileceklerini ima ettikleri mizah anlayışlarına da değinebiliriz tabii ki. Hangi birinden bahsetsek, bir diğerinin önemi eksik kalacak. Erkek olmak; taciz etmek, vahşi olmak, saldırgan olmak, kaba olmak ve halı saha maçı yapmak değildir. Erkek olmak, sanattan anlamamak veya cahil olmak demek de değildir. Bu ve benzeri erkeklik tanımlamaları yüzünden oluşan toplumsal cinsiyet algısıyla, erkeklik şiddete meyyal olmak üzerinden tanımlanıyor; erkeklerin şiddete eğilimli olması normlaştırılıyor, hatta sempatikleştiriliyor. Wapps’ın reklam filminde sadece erkekliğe atfettiği “hayatta kalma içgüdüsü” kadınlarda “erkek şiddetine rağmen hayatta kalma içgüdüsüne” dönüşüyor. Şölen’in Wapps markasının “erkek gibi ye” kampanyasını sonlandırmasını bekliyoruz. Şölen’i, kadın cinayetlerinin Türkiye gibi bu denli sık vuku bulduğu bir ülkede, bu “şaka” kaldırmayan boyuttaki toplumsal problemin kökeninin tam da bu reklam filminde savunulan cinsiyet rollerinde yattığını görmeye çağırıyoruz! Mevcut şartlar altında hiç kimsenin bu kampanyadaki gibi bir ayrımcılığı beslemeye ve yaymaya; erkekleri erkek yapan unsurun şiddet olduğu imasında bulunmaya; erkekleri şiddet içeren davranışlarda bulunmanın doğal, hatta sempatik bir şey olduğuna inandırmaya hakkı yok! Bu nedenlerden ötürü Wapps ürün ambalajlarının değiştirilmesini, kampanyanın sonlandırılmasını ve reklam filminin geri çekilmesini talep ediyoruz!

erktolia
4,728 supporters
Victory
Petitioning kariyer.net yönetim kurulu

"İş Arama" bölümündeki cinsiyet kriterinin kaldırılmasını talep ediyoruz!

Kariyer.net Yönetim Kurulu'na, Türkiye'nin en büyük aday veritabanına sahip İnsan Kaynakları sitesi olarak, iş arayan bireylere başvuru sürecinde, kadın/erkek olarak cinsiyet kriteri eklediğinizi fark ettik.  Kadının, bağımsız bir birey olarak istihdama katılımını zorlaştıran devlet politikaları mevcutken, hatta örneğin evlilik sonrası işten ayrılmayı teşvik edici kıdem tazminatı gibi uygulamalarla kadının emek piyasasının dışında kalmasını açıkça teşvik edici düzenlemeler yapılmaya devam edilirken; biz kadınlara hayatımız boyunca neleri yapamayacağımızın söylenmesine isyan ediyoruz. Kadınlar olarak hayattaki emeklerimizin, başarılarımızın ve hedeflerimizin başkalarının onayına tabi olmasını, kadının gelirinin ek gelir, erkeğinkinin ise temel geçim kaynağı sayıldığı zihniyetinin bizim emeğimizi değersiz addetmesini kabul etmiyoruz. Bireylerin cinsiyetleriyle değil becerileriyle, donanımlarıyla ve çabalarıyla değerlendiren ve fırsat eşitliği yaratan politikalara ihtiyacımız var. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Temmuz 2012 verilerine göre Türkiye’deki her 100 kadından 30’u işgücüne katılmakta, 25’i ise gelir getirici bir işte çalışmaktadır. Aynı verilere göre, her 100 kadından 11’i işsizdir. Türkiye’de kadın işsizliği, özellikle kentlerde, erkeklerin işsizlik oranından yüksektir. 2013 Hanehalkı İşgücü İstatistiklerine göre erkeklerin istihdam oranı kadınların istihdam oranının 2,4 katı olarak tespit edilmiştir. Sitenizde yer alan işe alım/başvuru sürecindeki cinsiyet kriteri ise elbette ki çalışmak isteyen kadınların ve hak ettikleri fırsat eşitliğinin önündeki bir başka engel niteliğinde. Her ne kadar işverenler bu kriteri talep ediyor olsa da, kariyer.net olarak bu kriteri onaylamanız istihdamda cinsiyet eşitsizliğini meşru kılmaktadır. İş verenlerin ilanlarına müdahale edilmesi olası olmasa da, iş arama kriterleri Kariyer.net'in kontrolü altındadır. Biz başarı ve becerinin cinsiyete bağlı gelişen bir şey olmadığının, işe uygunluğu belirleyenin kadınlık-erkeklik olmadığının bilincinde bir site politikası sürdürmesinizi talep ediyoruz. Sitesinizdeki cinsiyet kriterinin istihdamdaki mevcut cinsiyet eşitsizliğini daha fazla beslememesi adına, sizi bu konuda tavır almaya, işverenlere karşı iş arayan kadınların yanında durmaya davet ediyoruz. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5.maddesine açıkça aykırılık teşkil eden işe alınmada cinsiyet ayrımcılığı yapılamayacağına dair kanunun emredici hükmüne aykırı nitelikteki bu kriterin kaldırılmasını talep ediyoruz. İlgili kanun aşağıdaki gibidir ve iş ilişkisi işe alım sürecini de kapsar: Eşit Davranma İlkesi: Madde 5. İş ilişkisinde dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayırım yapılamaz. - İşveren, esaslı sebepler olmadıkça tam süreli çalışan işçi karşısında kısmî süreli çalışan işçiye, belirsiz süreli çalışan işçi karşısında belirli süreli çalışan işçiye farklı işlem yapamaz. - İşveren, biyolojik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça, bir işçiye, iş sözleşmesinin yapılmasında, şartlarının oluşturulmasında, uygulanmasında ve sona ermesinde, cinsiyet veya gebelik nedeniyle doğrudan veya dolaylı farklı işlem yapamaz. - Aynı veya eşit değerde bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret kararlaştırılamaz. - İşçinin cinsiyeti nedeniyle özel koruyucu hükümlerin uygulanması, daha düşük bir ücretin uygulanmasını haklı kılmaz. - İş ilişkisinde veya sona ermesinde yukarıdaki fıkra hükümlerine aykırı davranıldığında işçi, dört aya kadar ücreti tutarındaki uygun bir tazminattan başka yoksun bırakıldığı haklarını da talep edebilir. 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31inci maddesi hükümleri saklıdır. - 20nci madde hükümleri saklı kalmak üzere işverenin yukarıdaki fıkra hükümlerine aykırı davrandığını işçi ispat etmekle yükümlüdür. Ancak, işçi bir ihlalin varlığı ihtimalini güçlü bir biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren böyle bir ihlalin mevcut olmadığını ispat etmekle yükümlü olur.

erktolia
265 supporters