Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği

115,080 supporters

    Started 2 petitions

    Petitioning Altınkılıç , Balkan , Birşah , İçim , Pınar , Sek , Sütaş , Torku , Yörsan , Yörükoğlu

    Süt sektörü "doğal" diyor. Bunu kim yutar?

    Doğasına aykırı ortamlarda yaşayan ve doğal beslenmeyen hayvanlardan elde edilen süt ve süt ürünlerinde, pazarlama malzemesi olarak “doğal” ifadesi kullanılıyor. Peki #BunuKimYutar? Aşağıdaki süt markalarından ürün etiketlerindeki ve pazarlama malzemelerindeki “doğal” terimini kaldırmalarını ve kullanmamalarını istiyoruz: ALTINKILIÇ, BALKAN, BİRŞAH, İÇİM, PINAR, SEK, SÜTAŞ, TORKU, YÖRSAN, YÖRÜKOĞLU. Sen de bize destek ol, #BunuKimYutar de; bakalım süt mü doğal, halkın tepkisi mi!   SÜT SEKTÖRÜNE SORUYORUZ: GERÇEKTEN DOĞAL MI? UHT süt, pastörize süt, yoğurt, ayran ve kefir ürünlerinin bazıları veya hepsinin etiketlerinde "doğal" terimini pazarlama malzemesi olarak kullanıyorsunuz. İlgili mevzuat buna izin veriyor olsa dahi, ürün etiketlerinde ve pazarlama malzemelerinde “doğal” ifadesini kullanan siz marka (ALTINKILIÇ, BALKAN, BİRŞAH, İÇİM, PINAR, SEK, SÜTAŞ, TORKU, YÖRSAN, YÖRÜKOĞLU) sahiplerine soruyoruz: Neredeyse hiç taze ot yemeden, hazır yem ve kuru ot ile beslenerek, doğasına aykırı koşullarda, hareketlerinin sınırlandığı kapalı veya yarı açık alanlarda yaşamını sürdüren hayvanlardan elde edilen süt ve süt ürünleri doğal mıdır? Hayvancılıkta kullanılan antibiyotiklerin insanlar için kullanılanlardan fazla olduğu ve bunun halk sağlığını tehdit eden sonuçları biliniyor. Ürün elde ettiğiniz hayvanlara antibiyotik veriliyor mu? Veriliyor ise -Türk Gıda Kodeksi’nin izin verdiği limitlerin altında olsa dahi- antibiyotik kalıntısı bulunan süt ve bu sütten elde edilen ürünler doğal mıdır? Ürünlerinizin elde edildiği, kendinizin ya da tedarik zincirinizdeki diğer işletmelerin/üreticilerin hayvanları genetiği değiştirilmiş soya, mısır veya diğer GDO katkılı yemler ile besleniyor mu? Bu konuda bir izleme sisteminiz var mı? GDO’lu yem kullanılıyor ise doğada bulunmayan GDO’lu yem ile beslenen hayvanlardan elde edilen süt ve süt ürünleri için “doğal” ifadesi kullanılabilir mi? UHT işlemi, sütte bulunan aminoasitlerde, peynir altı suyu proteini başta olmak üzere proteinlerde, vitaminlerde ve yağ asitlerinde değişime veya kayıplara yol açıyor. Bu nedenle UHT işlemi sütün yapısını değiştiriyor. Hatta bilimsel makalelerin bazılarında bu durum ”denatüre olmak” şeklinde ifade ediliyor. Besin değerleri değişen veya azalan UHT süt doğal mıdır? Homojenizasyon işleminin fizikokimyasal ve biyokimyasal değişimlere yol açtığı biliniyor. Sonuçları olumlu ya da olumsuz olsun, fizikokimyasal ve biyokimyasal değişimlerin söz konusu olduğu süt ürünleri için “doğal” ifadesi kullanılabilir mi? Yoğurdun gevşek yapısına, sulanmasına müdahale yöntemlerinden biri olarak yoğurda süt tozu katılabiliyor. Fiziksel yapısı değiştirilmiş süt ürünleri ( süt tozu ) katılarak fiziksel yapısına müdahale edilmiş yoğurt için “doğal” ifadesi kullanılabilir mi? Pestisit (zirai zehir) kullanılarak yetiştirilen yem bitkileri ile beslenen hayvanların süt vb. ürünleri doğal olabilir mi? Siz marka sahiplerinin, mevcut mevzuatta bir değişiklik yapılmasını beklemeksizin, ürün etiketlerinizdeki ve pazarlama malzemelerinizdeki “doğal” terimini kaldırmanızı ve kullanmamanızı istiyoruz. Türk Dil Kurumu ”doğal” sözcüğünü “Doğada olan, doğada bulunan; doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel; kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı” şeklinde tanımlıyor. Halk arasında ise doğal kelimesi sağlıklı, müdahale edilmemiş/yapısı değişmemiş, besin değerlerini kaybetmemiş, güvenilir gıda algısı yaratıyor. Amacı, algı farklılığını ortadan kaldırarak ve bilgi gereksinimini karşılayarak tüketicilerin üst düzeyde korunması olan “Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği”ne istinaden çıkan Kılavuz’un içeriğindeki, “doğal”, “tabii”, “natürel” ve “natural” terimlerinin, izin verilen kullanım esasları; ”sağlıklı, müdahale edilmemiş/yapısı değişmemiş ürün” algısı yaratarak tüketiciyi yanıltabilecek koşullar içeriyor. Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği olarak 57 bin imzacı ile birlikte; önce Tarım ve Orman Bakanlığı'na, şimdi de süt sektörüne yönelik başlattığımız kampanyamız kapsamında “doğal” ve aynı anlamı taşıyan benzeri ifadelerin, gıda etiketlerinde ve pazarlama malzemesi olarak kullanılmamasını talep ediyoruz.   Tarım ve Orman Bakanlığı'na bağlı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü'ne Buğday Derneği olarak taleplerimizi ilettiğimiz dilekçeye Müdürlük tarafından yapılan geri dönüşte, "Yönetmelik ve Kılavuzun esas amacı, dilekçenizde belirtildiği gibi tüketicilerin doğru bilgilendirilmesi olup, Kılavuzun revizyon çalışmalarında ”doğal” ifadesinin kullanımına ilişkin görüşleriniz değerlendirmeye alınacaktır" cevabını almıştık.  Süt sektörüne yönelik başlattığımız bu kampanyamızda ise ürünlerinde “doğal” ifadesini kullanan şirketlerdeki ilgili kişilere ulaşabilmeyi, sorularımıza geçerli bir cevap almayı umuyoruz. Bu konuda, siz destekçilerimizin de desteği ile gerekli hassasiyetin gösterilip, gerekli değişikliklerin yapılacağına inanıyoruz.

    Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği
    57,540 supporters
    Petitioning Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü

    “Doğal” teriminin gıda etiketlerinde pazarlama malzemesi olarak kullanılması yasaklansın!

    Gerçekten doğal mı? GDO'lu yemlerle beslenen hayvanların sütünden elde edilen yoğurt paketlerinin üzerine “doğal” yazılmasını ya da üretiminde Dünya Sağlık Örgütü tarafından ”muhtemel kanserojen” olarak rapor edilmiş glifosat kullanılan sebze ve meyvelerin “doğal” kabul edilmesini istemiyoruz. Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği çerçevesinde hazırlanmış olan “Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği Hakkında Kılavuz”un içeriğindeki “doğal” ve aynı anlama gelen “tabii”, “natürel” ve “natural” terimlerinin izin verilen kullanım esasları, tüketicide sağlıklı, müdahale edilmemiş ürün algısı yaratarak tüketiciyi yanıltabilecek ve organik tarım açısından haksız rekabete yol açabilecek koşullar içeriyor. Kılavuz, pastörize süt, UHT süt, siyah çay, bitki çayları, yumurta, bal, kahve ile taze, kurutulmuş ve dondurulmuş meyve-sebze, yoğurt gibi ürünlerde “doğal” ifadesinin kullanılmasına izin veriyor. Türk Dil Kurumu’na göre “doğal”; doğada olan, doğada bulunan, doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel, kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı anlamlarına geliyor. Tüketici algısına daha yakın olan bu tanıma göre, endüstriyel koşullarda üretilmiş hiçbir gıdanın “doğal” olması mümkün değil ve bu şekilde etiketlenmiş gıdalar tüketicide sağlıklı, müdahale edilmemiş, hatta organik ürün algısı yaratabiliyor. “Doğal” teriminin mevcut teknik tanımı ile halk arasındaki “doğal” algısı ve TDK’daki “doğal” tanımı arasındaki fark, tüketici hakları ve rekabet açısından sıkıntıya yol açıyor ve bu durum ilgili yönetmelik ve kılavuzun amaç ve ilkeleriyle de örtüşmüyor.Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği’nin ilk maddesinde “Bu Yönetmeliğin amacı, algı farklılıkları ve bilgi gereksinimleri dâhil gıda hakkında bilgilendirme açısından tüketicilerin üst düzeyde korunmasına ilişkin kuralları belirlemektir” deniliyor. İlgili kılavuzun genel uygulama esaslarında ise “Gıdalar, tüketiciyi yanıltmayacak şekilde ve satın alacak kişinin bilinçli bir seçim yapabilmesini sağlayacak biçimde etiketlenmeli ve tanıtılmalıdır. Gıdanın etiketlenmesi, tanıtımı ve reklamı bu doğrultuda açık ve bilgilendirici olmalıdır,” deniliyor. Buna karşın, “doğal” kelimesinin tanımı üzerinde üretici firmalar ve tüketiciler arasında ortak bir algıdan söz edilemediği için, etiket üzerinde kullanımı tüketicinin korunması açısından sakıncalar doğuruyor. Yönetmeliğin, amacına hizmet etmesi, haksız rekabetin önüne geçilmesi ve tüketici haklarının korunması açısından ilgili Kılavuz’da ve gerekiyorsa yönetmelikte bir an önce değişiklik yapılmasını öneriyoruz. Önerdiğimiz değişiklikler şöyle: Bölüm 1 Madde 5 ve Bölüm 2 Madde 1’in yeniden düzenlenmesini, "doğal" kelimesinin kullanımına hiçbir şekilde müsaade edilmemesini, "Doğal" kelimesinin gıda etiketlerinde pazarlama malzemesi olarak kullanımının yasaklanmasını, Genel Uygulama Esasları Madde 3’e göre bir etiketin veya tanımlamanın yanıltıcı olarak kabul edilip edilmeyeceği değerlendirilirken gıdanın etiketlenmesi, tanıtımı, sunumu ve reklamının bir bütün olarak ele alınması gerektiğinden, “doğal” çağrışımı yapacak görsel malzeme kullanımına (örneğin, konvansiyonel süt ve süt ürünleri ambalaj ve reklamlarında kapalı sistemde yetiştirilen inek yerine, merada otlayan inek görseli kullanılarak yanıltıcı biçimde doğal algısı yaratılması) izin verilmemesini talep ediyoruz.   Ek: Konuyla ilgili Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği'nin detaylı açıklamasına buradan ulaşabilirsiniz. Not: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'na bağlı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü'ne Buğday Derneği olarak yukarıdaki taleplerimiz ile ilgili yazdığımız dilekçeye Müdürlük tarafından yapılan geri dönüşte, "Yönetmelik ve Kılavuzun esas amacı, dilekçenizde belirtildiği gibi tüketicilerin doğru bilgilendirilmesi olup, Kılavuzun revizyon çalışmalarında ”doğal” ifadesinin kullanımına ilişkin görüşleriniz değerlendirmeye alınacaktır" cevabını aldık. Bu konuda, sizlerin de desteği ile gerekli hassasiyetin gösterilip, gerekli değişikliklerin yapılacağına inanıyoruz.  

    Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği
    57,540 supporters